15. Ceza Dairesi 2020/1549 E. , 2020/5790 K.
"İçtihat Metni"
Dolandırıcılık suçundan sanık ..."un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 157/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 36.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dai... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/12/2011 tarihli ve 2011/228 esas, 2011/683 sayılı kararının Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 10/12/2015 tarihli ve ... karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilâmdaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi talebinin reddine dai... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/12/2016 tarihli ve 2011/228 esas, 2011/683 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii... 1. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 20/12/2016 tarihli ve 2016/1055 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12/03/2020 gün ve 94660652-105-23-21238-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/03/2020 gün ve ... sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Anılan dosyada dolandırıcılık suçundan sanık ..."ın 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik karşısındaki hukuki durumunun mahallinde değerlendirilmesi gerektiği düşüncesiyle yapılan incelemede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesi"nin 08/03/2018 tarihli ve ... karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumunun fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdiren maddî hukuka da ilişkin olduğundan kesinleşen ve infaz edilmekte olan hükümlere uygulanabileceği, yerine getirilen hükümler yönünden ise, sanığın hukukî yararının bulunması koşuluyla uygulanacağı nazara alındığında; dosya kapsamına göre, sanığın işlediği dolandırıcılık suçunun, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince uzlaşma kapsamında olduğu ve sanığın yüklenen suçtan cezalandırılmasına ilişkin... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/12/2011 tarihli kararı infaz aşamasında olsa dahi 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usûllere göre uzlaştırma işleminin yerine getirilmesi için dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbarolunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık ..."un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 157/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 36.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dai... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/12/2011 tarihli ve 2011/228 esas, 2011/683 sayılı kararının Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 10/12/2015 tarihli ve ... karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, 06/12/2016 tarihinde infaz savcısı tarafından 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilâmdaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi talebinde bulunulduğu ancak bu konuda yeniden değerlendirilmesi talebinin reddine dai... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/12/2016 tarihli ve 2011/228 esas, 2011/683 sayılı ek karar verildiği ve savcının itirazı üzerine mercii... 1. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 20/12/2016 tarihli ve 2016/1055 değişik iş sayılı kararı ile kesin şekilde ret kararı verildiği,
Sonrasında hükümlü tarafından 26/12/2016 tarihli dilekçe ile aynı talebin yapıldığı ve... 3. Asliye Ceza Mahkemesi"nin daha önce kesin karar verilmiş aynı talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı vermek yerine yeniden değerlendirip 2011/228 esas ve 2011/683 karar sayılı 27/12/2016 tarihli karar ile tekrar talebin reddine karar verdiği ve itiraz üzerine merci... 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2017/13 değişik iş sayılı 05/01/2017 tarihli karar ile kesin olarak ret kararı verildiği,
Ancak kesin nitelikteki mercii... 1. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 20/12/2016 tarihli ve 2016/1055 değişik iş sayılı kararından sonra aynı konuda değerlendirme yapılan... 3. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2011/228 esas ve 2011/683 karar sayılı 27/12/2016 tarihli kararının ve buna itirazın incelendiği merci... 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2017/13 değişik iş sayılı 05/01/2017 tarihli kararların yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaşma, sadece sanığa değil aynı zamanda ve öncelikle, mağdurun zedelenen hukukunun düzeltilmesine hizmet amacı gütmesi ve biçimi itibariyle bir ceza yargılaması müessesesi olsa da, fail ile devlet ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi ceza hukukunu da ilgilendirmesi nedeniyle karma bir hukuki niteliğe haiz olduğundan, uzlaşma hükümlerinin yalnızca yürürlüğe girdikleri sıradaki işlem ve olaylar bakımından değil, TCK’nın 7/2. maddesi gözetilerek, sanık lehine olması halinde kesinleşmiş, infaz edilmekte ve hatta infaz edilmiş hükümlere de uygulanabileceği, nitekim 5271 sayılı CMK’nın 253/4. maddesi gereğince kabul edip etmemekte tarafların iradesi esas alındığından ve aynı kanunun 254/2. maddesinde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine; edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde ise, sanık hakkında, CMK’nın 231’inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verileceğinin hükme bağlanmış olması nedeniyle, infaz edilen hükümlerde uzlaştırma yoluna gidilip de düşme kararı verildiğinde, 5352 sayılı Kanun’da belirtilen şartlara bakılmaksızın hüküm adli sicil ve arşiv kaydından silineceğinden, mahkûmiyete bağlı bazı hak yoksunluklarına maruz kalmayacağı gibi sonrasında başka bir suç işlemesi halinde, tekerrür, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi veya erteleme gibi hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağını doğrudan etkileyeceği, öte yandan bu durumun iş ve özel hayatına da yansıyacağı, aynı şekilde edimin ileri tarihe bırakılması sonucunda verilecek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın da sanık lehine olacağı; Yargıtay CGK’nın 03.02.2009 gün ve 2008/250-2009/13 ile 17.02.2009 tarih ve 2009/36-35 sayılı ilamlarında da, 5637 sayılı Kanun’un 7. maddesinde tanımlanan lehe yasanın geçmişe yürümesi ilkesi uyarınca, uzlaştırmaya göre daha aleyhe sonuçlar doğuran hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin dahi şartlarının oluşması halinde kesinleşmiş ve hatta infaz edilmiş ilamlarda da uygulanabileceğinin belirtildiği; somut olayda da, TCK’nın 157. maddesi gereğince verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nın 253 ve 254. madde fıkraları gereğince, uzlaşma kapsamına alınan basit dolandırıcılık suçundan dolayı uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiğinden, itirazın bu nedenlerle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle,... 1. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 20/12/2016 tarihli ve 2016/1055 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 15/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.