16. Hukuk Dairesi 2018/3119 E. , 2021/3411 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "Mahkemece, davacı tarafın keşif avansını verilen süreye rağmen yatırmadığı, böylelikle keşif delilinden vazgeçtiği, ancak Ödemiş Asliye Hukuk Mahkemesi" nin 2000/552 Esas 2005/49 Karar sayılı dava dosyası ile toplanan diğer delillerden, dava konusu taşınmazların davacıların murisi ...’e ait olduğunun ve terekesinin taksim edilmediğinin anlaşıldığı ve davalı tarafın da ileri sürdüğü savunmalarını ispat edemediği gerekçesiyle davacıların davasının miras payları oranında kabulüne karar verildiği, ancak yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, davalıların, davacıların murisi ...’in terekesine göre üçüncü kişi konumunda oldukları, mirasçılar arasında görülen Ödemiş Asliye Hukuk Mahkemesi kararının davalılar açısından kesin hüküm teşkil etmesi ya da bağlayıcı olduğunun düşünülemeyeği, davalı tarafın dayandığı satış senetlerinin çekişmeli taşınmazlara aidiyeti ve zilyetliğin kimde olduğu keşfen belirlenmeden karar verilemeyeceği, tarafların iddia ve savunmalarının takdiri ile ihtilafın gayrimenkule ilişkin olması nedeniyle dosyada keşfin yapılmasının zaruri olduğu, somut olayda keşif ara kararının, ihtilafın çözümü açısından gerekmemesine rağmen keşife ormancı ve ziraatçı bilirkişi alınmasına karar verilmiş olması nedeniyle usulsüz olduğu belirtilerek, tarafların gösterdikleri tüm deliller toplandıktan sonra davacı tarafa yeniden usulüne uygun olarak süre verilerek keşif avansını yatırmasının istenmesi, keşif avansının yatırılmamasının sonuçlarının davacı tarafa keşif ara kararı ile ihtar edilmesi, keşif avansı yatırıldığı takdirde taşınmazlar başında fen bilirkişisi, mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin katılımı ile keşif yapılması, her bir taşınmaza ilişkin olarak mahalli bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların öncesi, kimden kime ne şekilde, intikal ettiği, taşınmazları hangi tarihten beri kimin ne şekilde kullandığı, davacı tarafın dayandığı Ödemiş Asliye Hukuk Mahkemesi ecrimisil dosyasındaki dava konusu yerlerin çekişmeli taşınmazlar olup olmadığı, davalı tarafın ileri sürdüğü savunmaların doğru olup olmadığı, davalıların dayandığı satış senetlerinin çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde bütün tespit bilirkişilerinin dinlenmesi, beyanların çelişmesi halinde ise yüzleştirme yapılarak çelişkilerin giderilmeye çalışılması, fen bilirkişisinden keşfi takibe elverişli ve kayıt uygulamasını gösterir şekilde rapor alınması, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 162 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı ... adına, 195 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, keşif masrafına ilişkin olarak takdir edilen gider avansının iki haftalık kesin süre içerisinde yatırılması için davacı tarafa süre verildiği ve gerekli ihtar yapıldığı halde verilen süre içerisinde gider avansının yatırılmaması nedeniyle davacının delilinden vazgeçmiş sayıldığı ve mevcut delil durumuna göre de davanın ispat edilemediği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 36. maddesinin davacı aleyhine uygulanabilmesi için ispat külfetinin kendisine düşmesi gerekir. Davacı taraf, çekişmeli taşınmazların, kök murisleri ...’den intikal ettiğini ve terekesinin taksim edilmediğini ileri sürerek miras payı oranında adlarına tescil istemiyle dava açmıştır. Davalı ..., davacı tarafın iddia ettiği gibi, taşınmazın öncesinin ..."e ait olduğunu kabul etmekle birlikte; davacı tarafın miras payının, mirasçı ... ’e satıldığını kendisinin de ... ’den satın aldığını, davalı ... ise davacı tarafın miras payının eşi olan mirasçı ...’ e satıldığını, kendisine de eşi tarafından devir olunduğunu iddia etmişlerdir. Başka bir deyişle, davacı tarafın da iddia ettiği şekilde taşınmazların kök muris ...’den kaldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, 1996 yılında ölümünden sonra murisin terekesinin geçerli bir şekilde taksim edilip edilmediği, taksim yapılmış ise taşınmazın kime düştüğü ve kimin kullanımında olduğu, mirasçılar arası satın alma ya da bağışlama olup olmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Taksime, satışa ya da bağışlamaya ilişkin ihtilaflarda ispat yükü, kural olarak, bu olguları iddia eden tarafa aittir. Somut olayda, ... terekesinin taksim edilip edilmediği, pay satışı veya bağışı suretiyle taşınmazların mirasçıların bir kısmına geçip geçmediği, geçmiş ise bu mirasçının payını davalılara devir edilip edilmediği hususlarının da davalı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca, ispat yükü kendisine düşmeyen davacı tarafa, 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 36. maddesi uyarınca keşif giderine ilişkin olarak yapılan ihtar usulsüzdür. O halde mahkemece, davalı taraftan iddiasına ilişkin delilleri de sorulmalı, bundan sonra davalı tarafça masrafı karşılandığı takdirde keşif yapılıp, toplanmış ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.