
Esas No: 2022/4212
Karar No: 2022/10168
Karar Tarihi: 30.06.2022
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/4212 Esas 2022/10168 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davalı kurum, denetmen raporu sonucu müvekkilinin çalışmadığının tespit edilmesi üzerine çalışma süresinin iptal edildiğini, yaşlılık aylığından yapılan kesintilerin tahsil edildiğini ve daha sonra haksız bir şekilde icra takibi başlatıldığını belirterek davayı reddetmiştir. İlk derece mahkemesi de bu yönde karar vermiştir. Ancak temyiz istemi üzerine yapılan incelemede, mahkemenin yeterli araştırma yapmadığı ve eksik incelemeye dayalı hatalı bir karar verdiği belirlenmiştir. Sahte sigortalılık gibi kamu düzeniyle ilgili durumlarda özel bir duyarlılık gerektiği ve mahkemenin kendiliğinden araştırma yapması gerektiği ifade edilmiştir. Kanuna göre hizmet tespiti davalarının kanıtlanması için özel bir yöntem öngörülmemekte, resmi belge ve yazılı delillerin yanı sıra bordro tanıkları ve diğer tanıkların beyanları da dikkate alınabilmektedir. Bu nedenle, davacının davalı şirketin bir şubesinde çalışıp çalışmadığı, ne iş yaptığı ve çalışmanın fiili olup olmadığı hususlarının araştırılması ve kesilen aylıkların iadesi yönünde karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu maddi ve hukuki olguların göz önünde bulundurulmaması, usul ve yasaya aykırıdır ve kararın bozulmasına neden olmuştur. Kanun maddeleri ise 5510 sayılı Yasa'nın 86. maddesi ve HMK'nın ilgili hükümleri olarak belirtilmiştir.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Kahramanmaraş 2. İş Mahkemesi
Dava, kurum tarafından denetmen raporu ile çalışma sürelerinin iptaline ilişkin kurum işleminin iptali, çalışmaların fiili olduğunun tespitine, yaşlılık aylığından yapılan kesintilerin davalı kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davalı kurum denetmenlerince yapılan denetim neticesinde müvekkilinin çalışmış olduğu işyerinde gerçek ve fiili olarak çalışmadığının tesipiti yapılarak çalışma dönemine ilişkin çalışmalarının iptal edildiğini, çalışmalarının iptal edilmesi sonucu emekliliğinin de iptal edildiğini, Kurum'ca yapılan yersiz ödemelerin kendisinden talep edildiğini, daha sonra başka bir işyerinde çalışması sonucu tekrar emeklilik hakkı kazandığını ancak davalı Kurum'un haksız bir şekilde gerçek ve fiili olmayan çalışma iddiası ile hakkında icra takibi başlattığını ve emekli maaşından haksız bir şekilde kesinti yapıldığını belirterek kurum işleminin iptali ile iptal edilen döneme ilişkin çalışmalarının gerçek ve fiili çalışma olarak tespitine, yaşlılık aylığından yapılan kesintilerin davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili, yersiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
"Davanın reddine" karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
"1-Davacı vekilinin Kahramanmaraş 2. İş Mahkemesi 18.07.2019 tarih, 2017/376 Esas - 2019/271 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, verilen hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu beyanla, davaya konu kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
Eldeki davada, davalı kurum tarafından düzenlenen denetmen raporu ile davalı şirketin 1029455 sicil numaralı Türkoğlu/Kahramanmaraş adresli işyerinin akaryakıt istasyonu olarak akaryakıt satışı işi yapılmak üzere tescil edildiği ancak bu adreste hiçbir zaman akaryakıt satışı işi yapılmadığı ve hiç kimsenin fiilen çalışmadığı, işyerinin sahte olması nedeniyle 12.05.2010 tarihinden itibaren davalı şirketin Fatih şubesinden kuruma sahte sigortalı olarak bildirilen tüm kişilerin çalışmalarının fiili çalışmaya dayanmaması nedeniyle iptal edildiği, davacının da bu nedenle 24.08.2012- 30.09.2012 tarihleri arasında geçen çalışmalarının ve bu çalışmaların iptali neticesinde yaşlılık aylığının iptal edildiği, davacının eldeki davanın yargılaması aşamasında ve ceza dosyasına ilişkin olarak alınan 03.12.2014 tarihli ifadesinde, Kahramanmaraş'ta çalışmadığını ancak işyerinin Kızılay/... adresinde bulunan şubesinde çalıştığını beyan ettiği; Mahkemece davacının, duruşmada Fatih şubesinde hiç çalışmadığını beyan etmesi karşısında kurum denetmen raporundaki tespitlerin doğrulanmış olduğu, davacının Kızılay/... adresindeki çalışmalarının ise davanın konusu olmadığından bahisle, burada fiili bir çalışma olup olmadığı yönünde araştırma yapılmaksızın davanın reddine karar verildiği; verilen hükmün eksik inceleme ve araştırma ile hatalı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının, davalı şirketin Kızılay/... şubesinde çalıştığına dair iddiası araştırılmak suretiyle böyle bir çalışma varsa bunun da tespiti gerektiğinden, davacının ne iş yaptığı, emniyet ifadesinde şoförlük yaptığını beyan etmiş olması karşısında şoförlük yapıp yapmadığı ya da başka ne iş yaptığı hususları araştırılarak çalışmanın fiili olup olmadığı hususu, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; kurum denetiminin yerinde olup olmadığı belirlenmek suretiyle sonucuna göre kesilen aylıkların iadesi yönünden de bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.