13. Hukuk Dairesi 2015/32121 E. , 2017/4204 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davacı ... adına kayıtlı 2008 model araç ile 13/10/2013 tarihinde seyir halinde iken aracın motorunun birden durduğunu ve araç içerisinde ailesi ile birlikte ölüm tehlikesi atlattıklarını, aracı çekici ile yetkili servise çektirdiklerini ve burada durumun triger kayışının kopmasından kaynaklandığının anlaşıldığını, yetkili servis ile yapılan görüşmede hatanın ... firmasından kaynaklandığı için tüm masrafların ... firması tarafından karşılanacağının ve aracın 26 Ekim 2013 tarihinde teslime hazır olacağının belirtildiğini, böylece 13 Ekim - 26 Ekim arasında araçtan yoksun kaldıklarını, aracın triger kayışınını ... firması tarafından bedelsiz olarak değiştirildiğini, davalının yetkili servisinden ikinci el olarak satın aldıkları Tirger kayışının en son 15/06/2012 tarihinde değiştirildiğini ve bu değişimden 60.000 km veya 4 yıl sonra değiştirilmesi gerektiği belirtilen triger kayışının ... süresi içinde koptuğunu ileri sürerek ailecek geçirmiş oldukları ölüm tehlikesi, kurban bayramı tatilinde yapmış oldukları planların gerçekleşmemesi ve aile büyükleri ile görüşme ve ziyaret imkanlarının yok olması nedeniyle davacı ... ve ... için 5.000"er TL ve çocukları için 1.500"er TL olmak üzere toplam 13.000 TL manevi tazminat ile yakıt masrafı, çekici ücreti, ... - ... arası 4 kişinin ulaşımı ücreti ile arabanın serviste kaldığı 13 gün boyunca araçsız kalmaları nedeniyle toplam 1.000 TL. maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacı ..."e verilmesine; davacı ... için 1.500,00 TL. davalı ... için 1.500,00 TL. davacı Ufuk Kütük için 1.000,00 TL ve davacı Bora Kütük için 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacılar, ikinci el olarak satın aldıkları araç ile seyir halindeyken motorun aniden durarak aracın arızalandığını ve bu arızanın garantisi devam etmekte olan triger kayışının kopmasından kaynaklandığını ileri sürerek uğramış oldukları maddi ve manevi zararların tahsilini istemişlerdir. Davalı, ikinci el olarak satın alınan ve garantisi bitmiş araç nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığını, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; Mahkemece, davacılar tarafından ikinci el olarak satın alınan araçtaki triger kayışı arızası nedeni ile davalının hangi sıfatla sorumlu kabul edildiği hususu kararda tartışılmamıştır. O halde, Mahkemece dava konusu arıza nedeni ile Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca sorumluluğunun bulunup bulunmadığının araştırılarak hasıl olacak sonuca göre gerekçesi de gösterilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Kabule göre de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 2008 model aracın, kullanım hatasından kaynaklanmayan, imalat hatasına dayalı, satın alma esnasında makul ve yeterli bir süre inceleme ile anlaşılamayacak, araçtan faydalanmayı ortadan kaldıran, giderilmesi için yapılacak onarım ve parça değişimi sonrası bozulan motor nedeniyle aracın değerini azaltan önemli nitelikteki eksantrik kayışı kopma arızası nedeniyle dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu belirtilmiş olup, triger kayışının ayıplı olup olmadığı husunda yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, aracın ikinci el olup bir çok kez bakım görmüş olması da dikkate alınarak taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Davacılar, dava konusu olay nedeniyle toplam 13.000 TL manevi tazminat isteğinde bulunmuşlar ve mahkemece kısmen kabul kararı verilmiştir. Manevi tazminatın dayanağı 4721 sayılı TMK.nun 24 ve (eski) 818 sayılı Borçlar Kanunu"nun 49. maddeleridir. TMK.nun 24. maddesi "Hukuka aykırı olarak kişilik haklarına saldırılan kimse hakimden saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça kişilik haklarına her türlü saldırı hukuka aykırıdır." Manevi tazminata hükmedilirken şahsiyet haklarına hukuka aykırı şekilde bir saldırının varlığı aranmalıdır. Burada kişinin bedensel, ruhsal ve sosyal varlığına ve bütünlüğüne yönelik bir saldırı söz konusu değildir. Bu durumda manevi tazminatın yasal şartları oluşmamıştır. O halde mahkemece manevi tazminat talebi yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.