
Esas No: 2017/1933
Karar No: 2021/3404
Karar Tarihi: 07.04.2021
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2017/1933 Esas 2021/3404 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 175 ada 25, 198 ada 5, 199 ada 5, 329 ada 3, 330 ada 13, 331 ada 1 parsel sayılı 5.384.86, 3.313.91, 13.544.13, 908.73, 17.730.66, 5.093.69 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına; 198 ada 2, 7 ve 330 ada 11 parsel sayılı 971.58, 2.374.62, 4,652.03 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına; 121 ada 5, 188 ada 20, 209 ada 8 ve 400 ada 2 parsel sayılı 367.35, 381.31, 1.247.86, 901.57 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise davalı ... adına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit ve tescil edildikten sonra, 188 ada 20 parsel sayılı taşınmaz satış suretiyle dava dışı ... adına tapuda kayden intikal ettirilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, dava konusu taşınmazların kök muris ... geldiğini ve mirasçıları arasında taksim yapılmadığını ileri sürerek, anneanneleri ... gelen miras hakkına dayanarak tapu kaydının payları oranında iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı ... hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine; davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulüne; davalı ... hakkındaki davanın kabulüne; 199 ada 5 parsele ilişkin davanın reddine, 175 ada 25 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının 6/42 payının iptali ile davacılar adına eşit hisseyle tapuya tesciline, 330 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 18.05.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 16.769.94 metrekarelik kısmının tapu kaydı ile 198 ada 2, 5, 7, 329 ada 3, 330 ada 11, 331 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının 30/840 payının iptali ile davacılar adına eşit hisseyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı ... ile ... tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacılar vekilinin, dava konusu 199 ada 5 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... çekişmeli 198 ada 5, 329 ada 3, 331 ada 1 parseller ile 330 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 18.05.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 16.769.94 metrekarelik kısmına ilişkin hükme yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle bu taşınmazlar hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
3- Çekişmeli 198 ada 2 ve 7 parsel ile 330 ada 11 parsel sayılı taşınmazlar yönünden dava, miras hakkına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların davacıların anneannesi ...’nin ikinci eşi olan...’dan kaldığı ve terekesinin taksim edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki; davacıların, ...’nin ilk eşinden olan ...’nin çocukları, davalı ...’ın ise miras bırakan...’ın kızı ...’nın eşi olduğu anlaşılmakta olup, davalı ..., eşi ...’nın hayatta olması nedeniyle kök muris ...’nin terekesine göre üçüncü kişi konumundadır. Davacılar, iştirak (elbirliği) halinde mülkiyet hükümlerine tabi olan kök murisin terekesine dahil olduğunu iddia ettikleri taşınmazlara ilişkin olarak miras payları oranında adlarına tescili istemiyle diğer mirasçılar aleyhine dava açabilirlerse de, terekeye karşı üçüncü kişi durumundaki kişiler aleyhine miras payına yönelik olarak dava açmaları hukuken mümkün bulunmamaktadır. Elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi bulunan bir terekede, terekeye ilişkin tüm tasarruf işlemlerinin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu"nun 640 ve 702. maddeleri uyarınca, tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması zorunlu olup, tasarrufi işlem niteliğindeki davanın da tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerekir. Bir mirasçının, özellikle acele hallerde miras şirketinin menfaatini korumak için, bütün mirasçılar adına, yalnız başına dava açması mümkün ise de, bu şekilde açılan bir dava tüm mirasçıların katılımının sağlanması zorunludur. Ancak elbirliği mülkiyetinin sözkonusu olduğu hallerde bir mirasçı payına yönelik olarak tek başına dava açamayacağı gibi talebi terekedeki diğer payları kapsamadığından diğer mirasçıların muvafakatlarının alınması da hüküm ifade etmeyecektir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davanın bu parseller yönünden aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi isabetsiz olup, davalı ...’ın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
4- Çekişmeli 121 ada 5 parsel, 188 ada 20 parsel, 209 ada 8 parsel ve 400 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar yönünden Mahkemece, davalı ... aleyhine açılan davadan feragat edildiği gerekçesiyle karar verilmiş ise de, dosya kapsamı incelendiğinde, davacılar vekilinin bu taşınmazlar yönünden feragat beyanının bulunmadığı, dava dilekçesinde 397 ada 10 parsel olarak bildirilen taşınmazın davalı ...’a ait olduğunu sanarak dava etmişlerse de bu parselin başka bir ...’a ait olması nedeniyle sadece bu parsel yönünden açtıkları davadan feragat ettiklerini ifade ettikleri anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davalı ... adına kayıtlı 121 ada 5, 209 ada 8, 400 ada 2 parseller yönünden iddia ve savunma çerçevesinde tarafların delilleri toplanarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi, 188 ada 20 sayılı parsel yönünden ise dava tarihinde kayıt malikinin davalı ... değil, ... olduğu göz önüne alınarak davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
5- Çekişmeli 175 ada 25 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazına gelince; davacılar, çekişmeli taşınmazda annelerinden dolayı miras hakları olduğunu ileri sürerek miras payları oranında tapu kaydının iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlar; davalı ... ise, dava konusu taşınmazı anne ve babası vefat edince davacıların da katılımıyla sözlü olarak taksim ettiklerini ve dava konusu taşınmazın taksimde kendisine kaldığını savunmuştur. Bu haliyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın müşterek muris ...’nin üst soyundan mı, yoksa davaların miras bırakanı..."dan mı geldiği, kök muris ...’den geliyorsa mirasçılar arasında yöntemince paylaşılıp paylaşılmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, nizalı taşınmazın kök muris...’dan gelmediği, davacıların anneanneleri olan ... Başaran’ın üst soyundan intikal ettiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Keşifte dinlenen davacı tanıkları, dava konusu taşınmazın ...’nin kendi üst soyundan geldiğini; davalı tanıkları ile mahalli bilirkişi ise, çekişmeli taşınmazın kök muris..."dan geldiğini ifade etmiş olmalarına rağmen, taşınmazın kimden geldiği hususunda beyanlar arasında ortaya çıkan çelişki giderilmediği gibi, hangi gerekçeyle davacı tanıklarının beyanlarına üstünlük tanındığı da gerekçeli kararda tartışılıp açıklanmamış yalnızca davacı tanık beyanları dikkate alınarak hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece mahallinde, yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, önceki tarihli keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ve tanıklar ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazın ortak kök muris ...’den mi yoksa davalıların murisi ..."den mi geldiği, muris ...’den geliyorsa murisin ölümünden sonra terekesinin mirasçılar arasında taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise her bir mirasçıya hangi taşınmazın düştüğü, çekişmeli taşınmaz davalıya isabet etmiş ise diğer mirasçılara miras paylarına karşılık ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği ve diğer mirasçılara verilen taşınmazların akibetlerinin ne olduğu, ortak muristen gelen taşınmazların kim tarafından ve ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, varsa taksim sonucu taraflara düştüğü belirtilen taşınmazların tespit tutanakları ve tapu kayıtları getirtilerek denetlenmeli, bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalı; çelişkinin giderilememesi halinde hangi beyana ne sebeple üstünlük tanındığı gerekçeli kararda tartışılıp açıklanmalı; fen bilirkişisinden, keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir ayrıntılı rapor ve kroki alınmalı ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı ...’ın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.