13. Hukuk Dairesi 2016/6316 E. , 2017/4159 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 01/06/2010 tarihinde vefat eden dava dışı ...’ın yasal mirasçısı olduğunu, mülkiyeti murise ait gecekondunun Kuzey ... Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında kaldığını, bu proje kapsamında murisin talebi ile kira yerine Konut Tahsis Komisyon Kararı gereğince geçici olarak Belediyenin boş lojmanlarından bir tanesinin kendilerine tahsis edildiğini , müteveffa babası ile 2005 yılından 2012 yılının Haziran ayı ortalarına kadar bu lojmanda oturduklarını, 2012 Haziran ayının ortalarında evde olmadığı bir gün belediyece eve çilingir marifetiyle girildiğini, evde bulunan eşyaların bir kısmının dışarı atıldığını, bir kısmının ise hala evin içerisinde bırakıldığını, evden çıkması yönünden herhangi bir ihtarda bulunulmadığını, mevcut tarih itibariyle arsa karşılığı olan evin hala teslim edilmediğini, evden haksız bir şekilde çıkartıldığı için başka bir evde kiraya çıkmak zorunda kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödenmeyen kira yardımları, taşınma masrafı ve eve yaptığı iyileştirici masraflar dolayısıyla şimdilik 500,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 25/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş,maddi tazminat miktarını ıslah ile 4239 TL"ye çıkarmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemişdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki davada, Kuzey ... Kentsel dönüşüm Projesi kapsamında yapılan sözleşmeye dayanarak murisine tahsis edilen yerden haksız çıkartıldığını iddia ederek maddi ve manevi tazminata karar verilmesi istemiş,davalı taraf ise tahsis kararının kişiye özgü olup, murisin ölümününün taraflarına bildirilmediğinden davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece ,murisin tek mirasçısının davacı olup,ölümünden evvelde babası ile birlikte oturması nedeni ile taşınma,kira yardımı ve yaptığı iyileştirici masraflar için 3.650,00 TL maddi tazminata hak kazandığı ancak kişilik hakları ihlal edilmediğinden manevi tazminat talebine hak kazanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, davaya konu sözleşmesinin davacının murisi ile davalı taraf arasında imzalandığı, muris ...’ın ise 1.6.2010 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı ile diğer çocuklarını ve eşini bıraktığı ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1892 E. ve 2010/1876 K. sayılı ilamının incelenmesinden anlaşılmaktadır. Müteveffa ...’ın terekesinde, davacı ile dava dışı mirasçılar arasında elbirliği hükümleri geçerlidir. Elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi bulunan bir terekede, terekeye ilişkin tüm tasarruf işlemlerinin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 640,701 ve 702. maddeleri uyarınca, tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması zorunlu olup, tasarrufi işlem niteliğindeki davanın da tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerekir. O halde, davacı dışındaki diğer mirasçıların da davaya katılımlarının sağlanması, veya muvafakatlerinin alınması ya da terekeye temsilci tayin ettirilmesi gerekir. Hal böyle olunca, davacıya diğer mirasçıların davaya katılımını sağlaması veya muvafakatlarını alması ya da terekeye temsilci tayin ettirmesi için süre verilerek taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken; taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde hüküm tesis etmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde davacıya, 249,33 TL harcın davalıya iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.