13. Hukuk Dairesi 2015/40544 E. , 2017/4145 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine dair verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Kübra Ulusoy Saka geldi, karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... Vadisi 4. ve 5. Etapları Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında davalı idare ile arsa karşılığı daire sözleşmesi imzalayarak hissesini davalıya devrettiğini, taşınmaz üzerinde bulunan bina, müştemilat ve ağaç bedeli için belediye takdir komisyonunca belirlenen bedelden yalnızca enkaz bedelinin ödenmesi nedeniyle dava açtığını, bu davanın kazanılmasından dolayı sözleşmeyi davalının haksız ve geçersiz fesh ettiğini ileri sürerek sözleşmenin yürürlükte olduğunun tespiti ile kira ödemesinin kesildiği tarihten itibaren ödenmeyen kiraların yasal faiziyle birlikte tahsiline, sözleşmenin geçerliliğinin ve yürürlükte olduğunun tespiti talebi kabul görmediği takdirde ise terditli olarak, mülkiyeti kendisine ait iken akdolunan sözleşmeye istinaden davalı belediyeye bila bedel temlik edilmiş olan taşınmaz/arsanın tapu kaydının iptaliyle adına tesciline, tapu kaydının iptaliyle adına tescili talebi mümkün olmadığı takdirde ise, sözleşme gereği davalıya temlik edilmiş olan 400 m2 arsanın dava tarihi itibariyle rayiç değerinin belirlenerek, arsa bedeli alacağına mahsuben şimdilik 10.000,00 TL"nin davalıdan yasal faiziyle birlikte tahsiline, ayrıca sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren kira ödemelerinden doğan davacı zararının belirlenerek bu kaleme mahsuben şimdilik 100,00 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, idarenin kamu hizmeti olarak yürütmekle yükümlü bulunduğu Kentsel Dönüşüm Projesi uygulanması sırasında kamu gücüne dayanılarak, resen ve tek yanlı şekilde tesis edilen arsa payı tahsis işleminin idari işlem niteliğinde olduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2-1/b maddesinde idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarının idari yargıda görülmesi gerektiği, gerekçesiyle, yargı yolu yönünden davanın usulden REDDİNE karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Mahkemece, "kentsel dönüşüm projesi kapsamında tesis edilen arsa payı tahsis işlemlerinin idari işlem mahiyetinde olduğu ve bu işlemden zarar görenlerin idari yargıda tam yargı davası açması gerektiği" gerekçesi ile yargı yolu yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş ise de; iş bu davada arsa payı tahsis işleminden kaynaklanan zarar değil, aralarındaki özel hukuk hükümlerine tabi sözleşme ilişkisinin davalı belediyece tek taraflı feshedilmesinden dolayı bu fesih kararının geçersizliğinin ve sözleşmenin yürürlükte olduğunun tespiti ile kira ödemelerinin kesildiği tarihten itibaren ödenmeyen tutarın tahsili, bunun mümkün olmaması halinde ise terditli olarak sırasıyla tapu iptal tescil ve müspet zararının karşılığı olarak arsa rayiç bedeli talep edildiğinden davada kamu hukukundan kaynaklanan ve idari yargıda görülmesi gereken idari bir işlem veya hizmet söz konusu değildir. Bu nedenle somut olayda, özel hukuk hükümlerinin uygulanması gerekli olup, davanın adli yargı yeri mahkemelerinde görülmesi gerekir. O halde mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde idari yargı görevli olduğu gerekçesi ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-3 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.