Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/13062
Karar No: 2018/586
Karar Tarihi: 24.01.2018

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/13062 Esas 2018/586 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2016/13062 E.  ,  2018/586 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen davada..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/04/2016 tarih ve 2014/1135-2016/325 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olup aralarındaki mutabakat gereği teminat mektupları için komisyon ödenmediğini, bankanın.... Şubesinin kapanması üzerine ....Şubesi ile çalışmaya başladıklarını, bu şubenin ise hesabından bedeli kesmeye başladığını, yapılan kesintileri haksız olduğunu ileri sürerek şimdilik 5.906,25 TL"nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile 5.906,25 TL"nin tahsil tarihinden ıslah tarihine kadar işlemiş faizi olan 1.060,00 TL ve işleyecek ticari avans faiziyle tahsilini istemiştir.
    Davalı vekili; davacının iş hacmi gözetilerek 2012-2013 yıllarında komisyon alınmadığını ancak 2014 yılında komisyon alınmaya başlandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesi uyarınca komisyon tahsil etme hakkının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmeye göre teminat mektubu komisyonunun 3"er aylık devre başında nakden veya hesaben ödenmemesi halinde ihtar ile 7 gün içinde ödenmesinin isteneceği ve aktif temerrüt faizi uygulanacağı, iade ve iptale kadar 3"er aylık devreler için banka tarafından re"sen tespit edilecek oranda komisyon ve gider vergisi ve diğer harç ve masrafların 3 aylık devrelerin başında peşin olarak bankaya ödeneceği, davalı bankanın davacının verimliliğini gözeterek 2012 ve 2013 yıllarında komisyon almadığı ancak 2014 yılında davacı hesabının ortalamasının düşük olduğu, davacının 08/08/2012 - 17/09/2012 tarihleri arasında teminat mektupları kullandığı, davalı banka tarafından komisyon, geçikme cezası ve vergi olarak toplam 5.906,25 TL"nin 07/05/2014 - 17/06/2014 arası davacının hesabından kesildiği, davalının yıllık 1.000,00 TL 3 aylık dönem için 250,00 TL tutarındaki mektup bedelinin fahiş olduğu, 3 aylık dönem için en fazla 125,00 TL, yıllık 500,00 TL olmasının hakkaniyete uygun olduğu, buna göre davalının komisyon ücreti olarak 3.765,63 TL kesinti yapmasının makul olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile fazla kesilen 2.140,62 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
    Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
    1- Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL"yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi olan 04.04.2016 tarihi itibariyle 2.190,00 TL"dir. Davacı vekili dava dilekçesinde,
    5.906,25 TL"nin davalıdan tahsilini talep etmiş olup, mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 2.140,62 TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından yasal sürede temyiz edilmiş ise de, davada kabul edilen miktar, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
    2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
    3- Dava, teminat mektubu komisyon bedeli adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, bilirkişi heyetinden alınan rapor hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne verilmiştir.
    Somut olayda, taraflar arasında 2011 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalanmış, bu kapsamda davacı tarafa 2012 yılında teminat mektupları verilmiş, bankaca davacı müşterinin verimliliği gözetilerek ilk iki yıl komisyon bedeli tahsil edilmemiş ise de 2014 yılından itibaren teminat mektupları için komisyon bedeli tahsil edilmeye başlanmıştır. Esasen taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesi gereğince bankanın belirleyeceği oranlar üzerinden komisyon alma yetkisi bulunduğu, ancak aynı sözleşmenin 6.11. madde hükmü uyarınca, müşterinin teminat mektubu bedellerini üçer aylık devre başında nakden yada hesaben ödememesi halinde bankanın taahhütlü mektupla veya ihtarname ile müşteriden devre komisyonunun yedi gün içinde ödenmesini isteyeceği, müşteri bu sürede istenilen miktarı yatırmadığı takdirde ödenmeyen komisyon tutarı üzerinden devre başından itibaren bankaya sözleşmenin 42. maddesinde belirtilen oranda temerrüt faizi ödemeyi kabul etmiş olacağı kararlaştırılmıştır. Davalı banka, 2014 yılından itibaren komisyon almaya karar vermiş olup, 08.08.2012 tarihinde verilen teminat mektupları için 2014 yılında üç aylık ilk devrenin başı 08.02.2014 ve 17.09.2012 tarihinde verilen teminat mektupları için 2014 yılında üç aylık ilk devrenin başı 17.03.2014 tarihinde ödenmesi gereken peşin komisyon bedellerinin davacı tarafından ödenmediği gibi davalı banka tarafından da sözleşmenin 6.11. bendi uyarınca taahhütlü mektupla veya ihtarname ile ödeme talep edilmediği, buna rağmen devre sonunda %50 oranında temerrüt faiziyle komisyon bedellerinin tahsil edildiği anlaşılmış, bu haliyle davalı banka tarafından sözleşmenin 6.11. bendinde öngörülen ihtar prosedürü yerine getirilmeden ve davacı temerrüde düşürülmeden temerrüt faiziyle komisyon tahsili yoluna gidilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi