Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/5444
Karar No: 2020/714
Karar Tarihi: 05.02.2020

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2018/5444 Esas 2020/714 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2018/5444 E.  ,  2020/714 K.

    "İçtihat Metni"

    Bölge Adliye
    Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

    Dava, Kurum işleminin iptali ile teşvik uygulamasının kaldırılması işleminin iptali istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince davalının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine, karar verilmiştir.
    Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili ile dahili davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ..."ya ait işyeri 2855201011013210 05701-12 sicil dosyası ile işlem gördüğünü, Bimere yapılan şikayet sonrası 21/03/2016 tarihinde müvekkiline ait işyerine gelen sosyal güvenlik denetmeni işyeri durum tespit tutanağı tuttuğunu ve akabinde 04/05/2016 sayılı denetim raporu düzenlendiğini, davalı kurum elemanının iş yerinde kendi bir tespitinin olmadığını, tespit tutanağı tamamen müvekkilinin beyanlarının yanlış yorumlanması sonucu hazırlandığını, davalı kurumun 10/05/2016 tarihli prim belgelerinin verilmesi konulu dilekçesi ile müvekkilinin işyerinde sigortasız çalıştığı iddia edilen ..."ya ait sigortalı işe giriş- işten ayrılış bildirgelerinin ve işçinin çalıştığı süreye ait ek aylık prim ve hizmet belgelerinin düzenlenerek kuruma verilmesini talep ettiklerini, bu durum üzerine müvekkilinin 06/06/2016 tarihinde davalı kuruma dilekçe yazarak istenilen belgeleri veremeyeceğini zira sigortasız işçi çalıştırmadığını beyan ettiğini, yine 06/06/2016 tarihinde sigortasız çalıştığı iddia olunan ... 05/11/2014- 15/06/2015 tarihleri arasında iş yerinde çalıştığını, bu çalışma esnasında 10 ders saati eksik çalışması kaldığını, eğitim verdiği öğrencilerin değerlendirmesini yapmak için Eylül 2015 tarihinde 5 ders saati, Ekim 2015 tarihinde 5 saat ders saati olmak üzere telafi dersi yaptığını, bu saatler için ücret almadığını daha önce aldığı ücret karşılığı eksik saatlerini tamamladığını beyan ettiğini. Davalı kurum tarafından tanzim edilen raporun gerçek dışı olduğunu, iptali gerektiğini, müvekkilinin beyanı davalı kurum denetmenleri tarafından çarpıtıldığını, zira müvekkiline ait iş yeri dil kursu veren bir kurum olmasına rağmen 10/05/2016 tarihli yazıda ..."ya ait petrol satış iş yerinden bahsedildiğini, davalı kurumun ciddiyetsizliğinin ortada olduğunu, müvekkiline ait iş yerinde tüm çalışanların sigortası gününde yapıldığını, part time çalışan öğretmenlerin aylık hatta saatlik çalışması eksiksiz şekilde kuruma bildirildiğini, müvekkilinin iş yerinde sigortasız işçi çalıştırdığına dair 21/03/2016 tarihinde düzenlenen iş yeri durum tespit tutanağı ve Sosyal Güvenlik Denetmenleri tarafından düzenlenen 04/05/2016 tarih ve 2016/30 sayılı denetim raporunun iptali ile sigortasız işçi çalıştırmadığının tespitine, teşvik uygulamasının kaldırılarak işleminin dava kesinleşinceye kadar tedbiren durdurulmasına ve netice itibariyle iptaline, karar verilmesini talep etmiştir.
    II-CEVAP
    Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; kurumlarınca yapılan hukuki işlemde hiçbir hukuka aykırılığın bulunmadığını, müdürlüklerinin 2 8552 01 01 1013210 057 01-12 işyeri sicil sayılı dosyada işlem gören ..."a ait... adresinde kurulu bulunan Özel Eğitim Dil Kursu mahiyetli iş yeri 17.03.2011 tarihinde kanun kapsamına alındığını, işyeri sahibi ... işyerinde çalıştığı sigortalıların prim belgelerini internet üzerinden vermek üzere Sosyal Sigortalar Kurumu e- bildirge hizmetleri internet kullanıcı kodu ve kullanıcı şifresi başvuru formu ile müdürlüklerine müracaat ettiğini ve 17.13.2011 tarihinde kullanıcı kodu ve şifresi teslim edildiğini, kurumlarıca verilen şifre kullanmak suretiyle iş yerinde çalıştığı iddiası ile gösterilen şahıslar adına internet üzerinden prim belgeleri verildiğini, 27.11.2015 tarih 1147475 başvuru sayılı Bimer ihbar kaydında ve 07.03.2016 tarih 3.586.870 sayılı yazısı ekinde bulunan 05.03.2016 tarih ... bildirim numaralı Alo 170 ihbar kaydında, Amerikan Dil Kültür Derneği adı altında faaliyet gösterdiği belirtilen ..."ya ait Özel Eğitim Dil Kursu mahiyetli işyerinde kayıt dışı çalıştırılanlar olduğu iddiası yapılan ihbara istinaden il Müdürlüklerinin prim tahakkuk ve tahsilat servisince ihbarın birer nüshalarının iş yerinde denetim yapılmak üzere 04.12.2015 tarih 16.998,281 sayılı yazı ile Sosyal Güvenlik Denetmenlerine gönderildiğini, Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcısı...tarafından 21.03.2016 tarihinde 2016/MHC/030 sayılı raporun tanzim edildiğini, yapılan inceleme neticesinde iş yerinin tutulan raporda sigortasız işçi çalıştırıldığı anlaşıldığından 5510 sayılı Kanunun 81 maddesinin I bendine istinaden raporun tutulduğu tarihi takip eden ay başından itibaren 5510 sayılı kanuni indiriminin bir yıl süreli olarak iptall edildiğini, davacının gerçeğe aykırı tutanak tutulduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, neticede olan bir ihbarın olduğunu, yargılama sırasında ortaya çıkacak nedenlerden ötürü haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III-MAHKEME KARARI
    A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesi, davalı Erüment Kaya"nın mahkemeye sunduğu beyanında ve SGK denetim raporunda yer alan beyanında, davacı işyerinde 2015 yılı Haziran ayına kadar çalıştığını, bu çalışması sırasında 10 ders saati eksik çalıştığını, bunu da 28/09/2015 ve 28/10/2015 tarihlerinde 2 gün, 10 ders vererek telafi ettiğini, 2 günlük çalışmasının karşlığını sigortalı çalıştığı dönemde aldığını belirtmiştir. Dinlenen tanık anlatımları uyarınca da bu husus doğrulanmış olup, Anılan nedenlerle davalı ..."nın müfettiş raporuna konu 2 günlük sürede davacı işyerinde ücret almadan telafi amacıyla ders verdiği kanaatiyle, "Davanın kabulü ile davacının ... adlı kişiyi sigortasız çalıştırmadığının tespitine,
    Sinop SGK İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen 04/05/2016 - 2016/MHC/030 tarih - sayılı denetim raporunun iptaline,
    Davalı kurumca davacı aleyhine tesis edilen 01/06/2016 - 01/06/2017 tarihleri arasında %5 hazine teşvik priminin durdurulması işleminin iptaline," şeklinde karar verilmiştir.
    B-BAM KARARI
    Samsun Bölge Adliye Mahkemesince, sigortalılık tescili fiili çalışma olgusuna dayanır. Yani işçi çalıştığı süre kadar sigortalı sayılır. Fiili çalışma yapılmadığı halde sigortalı olarak bildirimi mümkün değildir. Bildirim yapılmış ise de bunun iptali gerekir. Yine aynı doğrultuda olmak üzere ücreti önceden ödense de fiili çalışma olmadığından o günlerin sigortalılıktan sayılması mümkün değildir. Daha sonraki bir dönemde eksik çalışma günlerinin telafisi şeklinde bir çalışma olduğu taktirde ise fiilen çalışılan dönemde sigortalı sayılması gerekir. Ve Kuruma bildirim zorunludur. Çalışma olmamasına karşın önceden yapılan bildirimin sonraki çalışma dönemine sayılması mümkün değildir. Her dönemin ücreti ve dolayısıyla Kurumun bundan doğan alacağı değişiklik gösterecektir. Sonuç itibariyle 4/a sigortalılık fiili çalışmaya dayandığından ve dahili davalının fiili çalışması çekişme konusu dönemde gerçekleştiğinden Kurumun işleminde herhangi bir isabetsizlik yoktur, gerekçesiyle, "Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda belirtilen ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK"nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılması ile Davacının davasının reddine; karar vermiştir.
    IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    Davacı vekili ile davalı ... bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
    1- Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
    Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır.
    Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re"sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
    Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığı altında; işyeri dosyası ile dönem bordroları ve davalının çalışmaları ile ilgili tüm bilgi, belge ve kayıtlar davalı kurumdan ve işverenden istenilmeli, Kurum müfettiş raporunda beyanı alınan bordrolu tanıklardan kanaat edinmeye yetecek sayıda belirlenip dinlenmeli, tanık beyanları arasında çelişki oluşursa giderilmeli, davalının ilgili dönemler itibariyle işyerindeki çalışmasının gerçek/fiili olup olmadığı ve niteliği yöntemince araştırılmalı ve uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
    2- 27.03.2018 günlü 30373 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7103 sayılı Vergi Kanunları İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 70.maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen Ek 17. maddesi ile prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanabileceği halde yararlanmayan işverenlere belirlenen şartlarda prim teşviki, destek ve indiriminden istifade etme imkanı tanınmıştır. Ek 17. maddede aynen; “Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.
    Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.
    Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir. Ödeme, öncelikle bu Kanunun 88"inci maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yıl sonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir. Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır.
    Görülmekte olan davalarda ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumunca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır." şeklinde düzenleme getirilmiştir.
    Yapılacak iş, Bölge Adliye Mahkemesince, Kurumdan davacının yukarıda açıklanan Ek madde 17. hükmüne göre başvurusu bulunup bulunmadığı sorularak anılan yasa maddesi kapsamına göre değerlendirme yapmak, Kurumun başvuruyu kabul etmemesi halinde işin esasına girerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
    Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davacı vekili ile dahili davalı ..."nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
    SONUÇ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ile dahili davalıya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi