19. Hukuk Dairesi 2016/13472 E. , 2017/7537 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... İnş. Nak. ... San ve Tic Ltd. Şti."nin davalı bankadan çekeceği bir kredi işlemine kefil olduğunu, müvekkilinin dava dışı şirketin çeklerle ilgili borçlarına kefil olmadığını ve böyle bir bilgisi dahi bulunmadığını, asıl borçlunun borcunu ödemediği gerekçesi ile Konya .... İcra Müdürlüğünün 2013/3223 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, icra takibinden sonra bu borcun müvekkilinin maaşından yapılan kesintilerle ve 07.02.2014 tarihinde harici olarak ....300-TL verilerek ödendiğini, icra takibindeki faiz oranının yıllık %96 oranında talep edilip fahiş olduğunu ileri sürerek ödeme ile borcun bittiği ve fazladan kesinti yapıldığının açık olduğunu, bu nedenle icra takip işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespitine, fazladan ve haksız olarak ödedikleri bedelin taraflarına iadesine, davalı tarafın kötü niyetli icra takibine devam etmesi nedeniyle alacak tutarının %..."sinin tazminat olarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kredi borçlusu olan ... İnş. Nak. .... San ve Tic Ltd. Şti.nin müvekkili banka ile akdettiği kredi sözleşmesini müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, müteselsil kefillerin ana para dışında akdi faizleri, komisyonları, gider vergilerini, her türlü masraflarını ve temerrüt faizlerini de kabul ve beyan ettiklerini, altına imza attıkları sözleşmeden haberdar olmadıklarını iddia etmenin mümkün olmadığını, davacı kefilin asıl kredi borçlusunun banka şubesinden aldığı ve iade etmediği tüm çek yapraklarından da sözleşme gereği sorumlu olduğunu, temerrüt faizine de yaptığı itirazın yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle davacının davasının reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının asıl borçlu ... İnşaat Nak. ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu imzasının ilgili kredi ve teminat sözleşmesinde bulunduğunun anlaşıldığı, buna göre mevzuat uyarınca bitmeyen borç ilişkisi nedeni ile borçtan sorumluluğunun devam ettiği, T.M.K .... ve .... maddeleri çerçevesinde davacının iddiasını ispatlayamadığı, davalının savunmasının aksini de ispatlayamadığı ve davalının savunmasını ispatladığı ve davacı tarafın davalı tarafa borçlu olduğunun anlaşıldığı belirtilerek davanın reddine ve davacının tazminata mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava kefalet sebebiyle açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Genel kredi sözleşmesi uyarınca dava dışı borçluya verilen çek karnesinden dolayı bankanın ödeme zorunda olduğu zorunlu karşılıkların bankaya depo edilmesinin kefilden istenebilmesi için sözleşmede bu yönde açık hüküm olması gerekir. Yanlar arasındaki 25.....2008 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefilin sorumlu olacağına dair açık hüküm bulunmamaktadır. Davalı bankanın gayrı nakdi alacak yönünden kefilden istemi yerinde değildir. Ayrıca davacı kefil temerrüt faiz oranına da itirazda bulunmuş bu itirazı mahkemeye sunmuştur. Alınan bilirkişi raporu denetime açık ve itirazları karşılar mahiyette değildir. Mahkemece banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak bankanın temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı faiz oranları tespit edilip, sözleşme hükümleri değerlendirilerek davacının itirazlarını karşılar mahiyette ek rapor alınıp, açıklanan ilkeler gözetilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01/.../2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.