18. Hukuk Dairesi 2015/13331 E. , 2016/5838 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 10.000 TL galle alacağı ile tevliyet ücretinin tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan 05.04.2016 gününde temyiz eden davalı vekili Av.... ile aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av. ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların dava konusu ... Vakfı’nın kesinleşmiş mahkeme kararı ile galle fazlasını almaya hak kazanmış evlatları olduklarını, ancak davalı ...nce bu gallenin eksik ödendiğini ileri sürerek 1996 yılından dava tarihine kadar eksik ödenen gallenin fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 10.0000 TL nin ve tevliyet ücretinin, 24.11.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile de, 694.023,83 TL nin yasal faizi ve masraflarla birlikte davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacılar ... (...) ve .... (...)’un ... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 13.06.1996 gün ve 1996/76 Esas-502 Karar sayılı ilamı ile dava konusu ... Vakfı’nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarına karar verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği, bu karar uyarınca davacılara ...nce 1996 yılından dava tarihine kadar değişik miktarlarda hesaplanan galle ödendiği, davacılar, 08.12.1966 tarihinden itibaren davalı ... tarafından yönetilen dava konusu mazbut vakfın bir kısım taşınmazlarından kamulaştırma, taviz bedeli, satış vs. gibi çeşitli şekillerde elde edilen gelirlerinin davalıca açıklanmadığını, bazı taşınmazları kendi adına tescil ettirdiğini, bir kısım taşınmazlara ise gerekli takip yapılmadığından dava dışı kişi ve kurumlarca sahiplenilip el konulduğunu, vakfa ait hisse senetleri temettülerinin ödenmediğini, bu yüzden vakfın gelirlerinin hesaplanmasında hatalar yapılarak kendilerine olması gerekenden az galle ödemesi yapıldığını ileri sürerek eksik ödenen galle alacağı ile tevliyet ücretinin tahsili için eldeki davanın 26.08.2010 tarihinde açıldığı, mahkemece 6111 sayılı Yasa hükümleri dikkate alınmadan kabul kararı verildiği anlaşılmaktadır.
25.02.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasa"nın 208 ve 209. maddeleri ile 5737 sayılı Vakıflar Kanunu"nun 7. maddesine iki fıkra ve bundan başka geçici 10. madde eklenmiştir. Buna göre 5737 sayılı Vakıflar Yasası’nın 7.maddesinde; mazbut vakıflarda intifa hakları, galle fazlası almaya hak kazanıldığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren, vakfın son beş yıl içindeki malvarlığı, gelirleri ve giderleri ile sınırlı olmak ve galle fazlasının mevcudiyeti şartıyla Genel Müdürlükçe belirleneceği, Geçici 10. maddesinde ise, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanunun 7.maddesine eklenen hükümlerin, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış ve halen devam eden intifa haklarının ödenmesi, malvarlığı ve gelirlerinin tespitine ilişkin davalarda da uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddelerin mazbut vakıflar ile ilgili halen devam eden intifa haklarının ödenmesi, malvarlığı ve gelirlerinin tespitine ilişkin davalarda da uygulanacağının öngörülmüş olması, Dairemiz tarafından benimsenen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.11.2014 gün ve 2013/18-1095 Esas 2014/897 Karar sayılı ilamının da bu yönde olması karşısında somut olayda 6111 sayılı Yasa hükümleri dikkate alınarak değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden mahkeme kararının diğer yönler incelenmeksizin bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 1.350,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.