
Esas No: 2022/10312
Karar No: 2022/10844
Karar Tarihi: 20.09.2022
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/10312 Esas 2022/10844 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davacı, Atlıhisar Belediyesinde 1980 Nisan ayından itibaren çalıştığının tespitini istemiş ve mahkeme tarafından kısmen kabul edilerek 15 Ocak 1999'dan 27 Eylül 2012 tarihleri arasında tam gün hizmet aktiyle çalıştığı ve sigortalı olduğu tespit edilmiştir. Ancak, davalı işyerinde resmi kayıtlara dayanılması ve ücretin yazılı belge ile ödenmesi esastır. Bu nedenle hak düşürücü sürenin geçmediği 01 Nisan 1980-14 Ocak 1999 arasındaki dönem için davacının ücretinin kim tarafından ödendiği araştırılmalı, davacının resmi kayıtlara geçmeyen dönemlerde çalıştığını ve ücretini aldığını gösterir belgelerin ibraz edilememesi halinde bunun nedeni araştırılmalı, 15.01.1999-20.09.2012 arası dönem yönünden ise davacının çalışmasının tam zamanlı olup olmadığı hususu tereddütsüz şekilde ortaya konulduktan sonra bir karar verilmelidir. Bu tür davaların sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi gerektiği de belirtilmiştir. Hizmet tespiti talebinin yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleridir.
"İçtihat Metni"
Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
No : 2020/153-2021/596
İlk Derece
Mahkemesi : Şuhut Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No : 2012/224-2019/25
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 1980 Nisan ayından itibaren Atlıhisar Belediyesinde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının davalı ...’de çalışmadığını, sadece cami tuvaletlerini temizlediğini, bu işi de kendiliğinden gönüllü olarak yaptığını, karşılığında Belediye tarafından kendisine zaman zaman nakdi yardım yapıldığını, iddia edildiği gibi tam gün esasıyla çalışılmadığını, ayrıca hak düşürücü sürenin de geçtiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davacının davasının kısmen kabulü ile; 15/01/1999-27/09/2012 tarihleri arasında davalı ... (Kapatılan Atlıhisar Belediyesi) yanında tam gün hizmet aktiyle çalıştığının ve sigortalı olduğunun tespitine,
01/04/1980-14/01/1999 tarihleri arasında davalı ... (Kapatılan Atlıhisar Belediyesi) yanında günlük 3 saat kısmi yarı zamanlı olarak hizmet aktiyle çalıştığının ve sigortalı olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Somut olayda; Atlıhisar Belediyesi'nin 6360 sayılı Yasa ile İl Özel İdaresi’ne devredilmiş olması nedeni ile davalı ...'nin husumet itirazının yerinde olmadığı, ayrıca davacının 1980/Nisan tarihinden itibaren dava tarihine kadar çalıştığı anlaşıldığından hak düşürücü sürenin de geçmediği, davacının günlük çalışma süresi hususunda dinlenilen bordro ve komşu işyeri tanıklarının beyanları arasında farklılık bulunmakla birlikte; davacının çalışmalarının ilk olarak 15.01.1999 tarihli belediye encümeni kararı ile kayıt altına alındığı, anılan kararda davacının çalışmasının kısmi süreli olduğuna dair bir açıklama bulunmadığından davacının 15.01.1999 tarihinden sonra tam zamanlı, 1980/Nisan - 15.01.1999 tarihleri arasında ise günde 3 saat çalıştığı yönündeki mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle davalı Kurum vekili ve davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı ... vekili, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğinden kabulünün mümkün olmadığını, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
Davalı SGK vekili, yeterli ve gerekli inceleme yapılmadan karar verildiğini belirterek, hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı taraf vekillerinin aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup, Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Öte yandan; davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşudur. Bu nedenle, davalı işyerinde resmi kayıtlara dayanılması ve ücretin yazılı belge ile ödenmesi esastır. Kuruma hizmet bildirilmeyen dönemlerdeki ücret belgeleri ve bu dönemde davacıya ücret ödenip ödenmediği, ödeme yapılmışsa kim tarafından ödendiğinin araştırılması gerekir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı adına verilen işe giriş bildirgesi bulunmadığı, davalı tarafından bildirilen hizmetinin de olmadığı, 4.6.1999 tarihli ve 13 sayılı Belediye Encümeni kararında kasabadaki umumi tuvaletlerin davacı tarafından temizlenmekte olduğunun belirtildiği, 15.1.1999 tarihli ve 4 sayılı karar ile davacı için belirlenen aylık 15.000.000 Lira ücretin az olduğu, 1.6.1999 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere beher aylığının 27.500.000 Lira’ya yükseltilmesine karar verildiği, 7.2.2003-2012/10. aylar arası davacıya temizlik ödemesi, işçilik gideri vs. isimler adı altında fatura düzenlenerek ödeme yapıldığı, 2.3.2014 tarihli jandarma tutanağı ile tespit edilen bir kısım kamu tanıklarının dinlendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı 1980 Nisan ayından itibaren Atlıhisar Belediyesinde çalıştığının tespitini istemiş; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
1- 1.4.1980-14.1.1999 arası dönem yönünden; davacının belirtilen dönemde ücretini ne şekilde ve nasıl aldığı, ücretin kim tarafından ödendiği araştırılmalı, yine bu dönemde çalıştığına ve ücret aldığına ilişkin belgeler getirtilmeli, davacının resmi kayıtlara geçmeyen dönemlerde çalıştığını ve ücretini aldığını gösterir belgelerin ibraz edilememesi halinde bunun nedeni araştırılmalı, haklı ve izah edilebilir bir nedene dayanıyor ise bu takdirde tanık sözlerine itibar edilmeli, kamu kurumu olan davalı işyerinde ücret alma iddiasının yazılı belgelerle ispat edilebileceği göz önünde bulundurularak irdeleme yapılmalıdır.
2- 15.1.1999-20.9.2012 arası dönem yönünden; fiilen çalışmış olupta mahkemece beyanı alınmayan Belediye çalışanları dinlenmeli, 2.3.2014 tarihli jandarma tutanağı ile tespit edilen ve ifadeleri alınmayan kişilerin bilgi ve görgülerine başvurulmalı, tanık beyanları arasında çelişki bulunması halinde giderilmeli, dosyada mevcut encümen kararı ve ücret ödemeleri hep bir arada değerlendirilip, davacının çalışmasının tam zamanlı olup olmadığı hususu tereddütsüz şekilde ortaya konulduktan sonra, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.