Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/3829
Karar No: 2019/3735
Karar Tarihi: 12.06.2019

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2017/3829 Esas 2019/3735 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2017/3829 E.  ,  2019/3735 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
    DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL


    Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece 06/04/2012 tarih ve 2012/223 sayılı Mahalli İskan Komisyonu kararının kesinleşmiş mahkeme kararı ile iptaline karar verildiği ve açılan davaya temel teşkil eden idari kararın iptal edilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, oy birliği ile davalı ..."un idari yargıda açtığı iptal davasının reddedilerek kesinleştiği, davalı ... adına olan mevcut kaydın yolsuz tescil durumunda bulunduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK"nun 353/1-b-2. bendi uyarınca davalı ... yönünden davanın kabulü yönünde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davacının diğer davalılar yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davalıların istinaf başvuru yönünden oyçokluğuyla, İlk Derece Mahkemesince davalı ... dışındaki diğer davalılar yönünden verilen karar esas yönünden doğru olmakla birlikte nispi vekalet ücretine hükmedileceği yerde maktu vekalet ücretine hükmedildiği ve bunun yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince vekalet ücreti bakımından düzeltilerek davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
    KARAR-
    Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
    Davacı, davalıların 5543 sayılı İskan Kanunu kapsamında göçebe hayatı yaşadıklarını ileri sürerek iskana başvurduklarını, Mahalli İskan Komisyonunun 30/06/1998 tarih ve 37 nolu kararına istinaden, 1816 parsel sayılı taşınmazın davalılara temlik edildiğini, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı müfettişlerince başvuru sahibi olan aile reisinin
    göçebe olmadığı, ayrıca hak sahipliğine müracaat tarihinden ve hak sahipliği kararı alınmadan önce sigorta kaydının bulunduğu, bu nedenle göçebelik durumu olmadığından yerleşik hayata geçiş amacı taşıyan iskandan faydalanmaması ve hak sahipliklerinin iptal edilmesi gerektiği hususunun tespit edilmesi üzerine, Mahalli İskan Komisyonunun 06/04/2012 tarih ve 2012/223 nolu kararı ile hak sahipliğinin ve daha önce alınmış komisyon kararının iptal edilmesine karar verildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
    Davalılar, 06/04/2012 tarih ve 2012/223 sayılı Mahalli İskan Komisyonu kararının iptali için idari yargıda açılan davanın devam ettiğini, anılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, 06/04/2012 tarih ve 2012/223 sayılı Mahalli İskan Komisyonu kararının kesinleşmiş mahkeme kararı ile iptaline karar verildiği ve açılan davaya temel teşkil eden idari kararın iptal edilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, oy birliği ile davalı ..."un idari yargıda açtığı iptal davasının reddedilerek kesinleştiği, davalı ... adına olan mevcut kaydın yolsuz tescil durumunda bulunduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK"nun 353/1-b-2. bendi uyarınca davalı ... yönünden davanın kabulü yönünde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davacının diğer davalılar yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davalıların istinaf başvuru yönünden oyçokluğuyla, İlk Derece Mahkemesince davalı ... dışındaki diğer davalılar yönünden verilen karar esas yönünden doğru olmakla birlikte nispi vekalet ücretine hükmedileceği yerde maktu vekalet ücretine hükmedildiği ve bunun yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince vekalet ücreti bakımından düzeltilerek davanın kabulü yönünde yeniden hüküm kurulmuştur.Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, 30.06.1998 tarih ve 37 nolu Mahalli İskan Komisyonu Kararı ile davalı ..."ın 2510 sayılı İskan Kanunu ve uygulanmasına dair Yönetmelik ve Genelgeler çerçevesinde tarımsal iskan edilmek üzere hak sahibi sayılmasına karar verildiği,alınan karar gereğince dava konusu 1816 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tescil edildiği, 06.04.2012 tarih ve 223 nolu Mahalli İskan Komisyonu Kararı ile ise, ... ve diğer aile bireylerinin başvuru veya hak sahipliği karar tarihinden önce, Bağ-Kur kaydının bulunduğu tespit edildiği gerekçesi ile hak sahipliğinin ve daha önce alınan 30.06.1998 tarih ve 120 nolu Komisyon Kararı’nın iptaline karar verildiği, söz konusu iptal kararına karşı ... ve diğer aile bireyler tarafından açılan iptal davası sonucu ... İdare Mahkemesi"nin 28.02.2013 tarih, 2012/1349 Esas, 2013/348 Karar sayılı kararı ile davacı ... yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine, diğer davacılar yönünden davanın esastan reddine yönelik kararın Danıştay 8. Dairesi"nin 26.02.2014 tarih, 2013/8990 Esas, 2014/1410 Karar sayılı kararı ile davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmın onanmasına, esastan reddine ilişkin kısmın ise bozulmasına üzerine, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda ... İdare Mahkemesi"nin 04.02.2015 tarih, 2015/169 Esas, 2015/198 Karar sayılı kararı ile 06.04.2012 tarih ve 223 nolu Mahalli İskan Komisyonu Kararının iptaline karar verildiği, söz konusu kararın temyiz edilmeden 06.02.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
    Hemen belirtmek gerekir ki, 5543 sayılı İskan Kanunu’nun Geçici 7/3.maddesi, “ Mülga 2510 sayılı Kanuna göre hak sahibi olanların hak sahiplikleri herhangi bir koşul aranmaksızın bu Kanuna göre devam eder.” hükmü uyarınca, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden davanın reddine ilişkin verilen karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
    Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 492 sayılı Harçlar Yasası hükümleri uyarınca harçtan muaf olan Hazine’nin yargılama aşamasında dava değerini 14.149,74 TL olarak belirtmesi sebebiyle, bu değer üzerinden ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T’nin 12. maddesi uyarınca davalı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinin altında kalamayacağı da gözetilerek davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken keşfen belirlenen değer üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
    Bilindiği üzere, 5543 sayılı İskan Kanunu’nun Geçici 7/3.maddesinde, “ Mülga 2510 sayılı Kanuna göre hak sahibi olanların hak sahiplikleri herhangi bir koşul aranmaksızın bu Kanuna göre devam eder.” düzenlemesi yer almaktadır. Hal böyle olunca, 12.07.2013 tarihinde kabul edilen 6945 sayılı ile Kanun 5543 sayılı İskan Kanunu’na eklenen Geçici 7/3.maddesinde yer alan düzenleme dikkate alındığında davalıların hak sahipliklerinin kayıtsız şartsız devam edeceği gözetilerek davalı ... yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
    Tarafların değinilen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,12.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi