16. Hukuk Dairesi 2018/2173 E. , 2019/6422 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "dosya içinde çekişmeli taşınmaza ait kadastro tutanak aslının yer almadığı, dosyada mevcut yazışmalardan kadastro tutanak aslının ve bu parsel ile ilgili olduğu belirlenen Kartal Kadastro Mahkemesi’nin 1958/982 Esas, 1961/125 Karar sayılı dava dosyasının bulunamadığının anlaşıldığı, mahkemece dosyaya getirtilen komşu parsellerle ilgili Kartal Kadastro Mahkemesi’nin 1969/15 Esas sayılı dava dosyası içinde çekişmeli taşınmaza ait kadastro tutanak sureti ile sözü edilen Kartal Kadastro Mahkemesi’nin 1958/982 Esas, 1961/125 Karar sayılı ilamının suretinin bulunduğunun tespit edildiği, söz konusu tutanak sureti ve ilamlar incelendiğinde ise, 1957 yılında yapılan kadastro sırasında çekişmeli 1380 parsel sayılı taşınmazın ölü ... mirasçıları ve ölü ... mirasçıları adına tesbit edildiği, bu parsele ilişkin olarak Kartal Kadastro Mahkemesinde ... ve arkadaşları tarafından tesbite itiraz davası açıldığı, bu davanın Mahkemenin 1958/982 Esas, 1961/125 Karar sayılı ilamı ile reddedildiği ancak kararın, davalı mirasçılarına tebliğ edilemediği için kesinleşmediği şeklinde bilgi edinildiği açıklanarak, tapu sicilinde çekişmeli taşınmazın malik hanesi açık bulunduğuna ve parsel hakkında açılan dava sonucu verilen karar kesinleşmediğine göre, Kadastro Hakimi’nin usulen taraf teşkilini sağlamak, gerçek hak sahibini re’sen araştırarak tesbit edip gerçek hak sahibi adına tescil kararı vermekle yükümlü olduğu halde, kadastro tutanağında yazılı tesbit malikleri ve sözü edilen 1961/125 Karar sayılı davanın tarafları davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmadan esasa girilerek hüküm kurulmasının isabetsizliğine" değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın, 1380 parsel sayılı taşınmazın açık bırakılan malik hanesinin doldurulması istemine yönelik olduğu, yargılama aşamasında ise Kartal Gezici Kadastro Hakimliği’nin 03.10.1961 tarih 1958/982-1961/125 Esas, Karar sayılı dosyasının bulunarak ilamın kesinleşmesi üzerine taşınmazın açık olan malik hanesinin miras hisseleri oranında ... mirasçıları...,... mirasçıları adına tapuya tescil edildiği, bu nedenle de davanın konusunun kalmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; verilen karar dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Dosya kapsamından, çekişmeli taşınmazın dava konusu olduğu Kartal Gezici Kadastro Hakimliği’nin 1958/982-1961/125 Esas, Karar sayılı dosyasında, taşınmazın tespit malikleri ... oğulları ... ve ... mirasçıları aleyhine ...,... tarafından 07.03.1958 tarihinde açılan davanın yargılaması sonucunda 03.10.1961 tarihli karar ile davanın reddine ve taşınmazın tespit maliklerinin mirasçıları adına tesciline karar verildiği ve iş bu kararın Yargıtay’ın yukarıda özetlenen ilamına uyulmasından sonra 25.09.2013 tarihinde kesinleştiği ve taşınmazın 20.11.2013 tarihinde tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, iş bu ilamın kesinleşmesi nedeniyle eldeki davanın konusuz kaldığı gerekçe gösterilmekle birlikte; sözü edilen davada eldeki dosyanın davacıları taraf olmadıkları ve lehlerine verilmiş bir tescil hükmü de bulunmadığı gibi davacıların henüz taşınmazın tespiti kesinleşmeden önce zilyetlik hukuki nedenine dayalı olarak taşınmazın kendi adlarına tescilini istediklerinin anlaşılmasına göre, davacıların davasının, taşınmazın tapuya tescil edilmesi üzerine konusuz kaldığından söz edilmesi mümkün değildir.
Hal böyle olunca; çekişmeli 1380 parsel sayılı taşınmazın yargılama aşamasında adlarına sicil oluşturulan maliklerinin, bir başka ifade ile taşınmazın tespit malikleri olup kesinleşen Kartal Gezici Kadastro Hakimliği’nin 1958/982-1961/125 Esas, Karar sayılı dava dosyasında adlarına tescil hükmü kurulan ...,... mirasçılarının davaya dahil edilmesi için davacı tarafa süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkili tamamlandıktan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.