
Esas No: 2017/8339
Karar No: 2018/723
Karar Tarihi: 25.01.2018
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/8339 Esas 2018/723 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı ile reklam hizmet sözleşmesi imzalandığını, davalının almayı taahhüt ettiği yıllık reklamı almadığını, sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek, şimdilik 30.000 TL cezai şartın tahsilini istemiştir.
Davalı; cezai şart koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK"nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4.maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu"na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK"dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir.
Taraflar arasında 31.12.2014 tarihli reklam pazarlama hizmet sözleşmesi imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin konusu reklam alanında işbirliği yapmak, yıllık asgari 150.000 USD reklam geliri elde edecek şekilde reklam almak tahhüdüne ilişkindir. Taraflar arasında kira ilişkisi bulunmamaktadır. Mahkemece bu durumda, işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.