Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/5874
Karar No: 2020/648
Karar Tarihi: 04.02.2020

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2017/5874 Esas 2020/648 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2017/5874 E.  ,  2020/648 K.

    "İçtihat Metni"

    Bölge Adliye
    Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

    Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne ile İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulü, kısmen reddine karar verilmiştir.
    İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM
    Davacılar vekili müvekkilleri ... ile ...’a ... Petrol Ürünleri San. ve Tic. A.Ş."ye ait 1267462.35 sicil numaralı işyerinden 2014/074788 – 074789 – 074790 takip numaralı ödeme emirleri tebliğ edildiğini, borcun müvekkili ... A.Ş."ne ait olduğunu, diğer müvekkilleri Mehmet Şerif Bayram ve ...’ın şirket ve ödeme emrine konu borçlar ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, Kuruma karşı borç sorumlusu olan ... Petrol Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.’nin İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesindeki 2014/2049 Esas’ta kayıtlı dosyasından iflas ertelemesi talebinde bulunduğunu, mahkemenin de ihtiyati tedbir kararı verdiğini, işbu tedbir kararının Kuruma ibraz edildiğini, buna rağmen ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini, oysa tedbir kararı ile bütün takiplerin durduğunu, kaldı ki ... Petrol Ürünleri San. ve Tic. A.Ş."nin iflas etmediğini ve borcu ödemede acze düşmediğini, 6183 sayılı Kanun gereği kanuni temsilciye ödeme emri gönderilmesi için öncelikle şirketten alacakla ilgili tüm takip yollarının tüketilmesi gerektiğini, ondan sonra ortaklara rücu edilebileceğini iddia ederek, ödeme emirlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
    II-CEVAP
    Davalı Kurum, şirketin kanuni temsilcileri olan davacıların ödeme emrine konu olan borçlardan Kuruma karşı işverenleri olan şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, ayrıca iflas erteleme kararının alınmış olmasının, şirketin kanuni temsilcileri yönünden şirket borçlarının ödenmemesi için haklı bir sebep oluşturmadığını, davacının zamanaşımı itirazının da yersiz olduğunu savunarak, davanın reddine ve 6183 sayılı Yasanın 58"inci maddesi uyarınca Kurumları alacağının %10 zamla tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    III-MAHKEME KARARI
    A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk derece mahkemesi, davaya konu prim borçlarının davacı şirkete ait olup bu prim borçlarından dolayı sorumlu olduğu nedeni ile davaya konu ödeme emirlerinin ... ve ... yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği ve davacı şirkete gönderilen ödeme emri konusunda ise Kadıköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/12/2008 tarihli ve 6/05/2009 tarihli 2008/978 Esas sayılı dosyasından verilen kararlar bulunduğu ve şirket hakkında takibin bu nedenle yapılamayacağı anlaşıldığından davanın kabulüne, davacılara gönderilen 2014/074788 - 074789 - 074790 nolu ödeme emirlerinin iptaline ve takibin tedbiren durdurulmasına karar vermiştir.
    B-BAM KARARI
    İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı ... Petrol Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. ile davacı ... tarafından 7 günlük hakdüşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığından, davacı ... yönünden ise hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar vermiştir.
    IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    SGK vekili, 6183 sayılı Yasanın 58.ci maddesi uyarınca Kurum alacağının %10 zamla tahsiline karar verilmesi gerektiği, davacılar vekili ise davanın süresinde açıldığı ve borçtan sorumlu olmadıkları yönünden kararın bozulmasını istemişlerdir.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
    Davanın yasal dayanaklarından olan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun, "ödeme emri" başlığını taşıyan 55"inci maddesinde, kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gereğinin bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, "ödeme emrine itiraz" başlıklı 58"inci maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişinin, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabileceği belirtilmiştir.
    Tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu, 6183 sayılı Kanunun 35, mükerrer 35, mülga 506 sayılı Kanunun 80. ve bazı maddeleri dışında 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 88. maddesinde düzenlenmiştir.
    506 sayılı Kanunun 80/12 maddesi, "Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü öngörmüş, 5510 sayılı Kanunun 88/20 maddesi de bazı farklar dışında anılan maddeye paralel düzenleme getirmiş olup, "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü öngörmüştür.
    Somut olayda, iptali istenen ödeme emirleri 2008/10 - 2014/1 dönemlerine ait prim borçlarına ilişkindir. Ödeme emirleri davacı ..."a 02.12.2015 tarihinde, davacı ... Petrol Ürünleri San. ve Tic. A.Ş."ye 26.05.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, diğer davacı ..."a ise tebligat yapılamayarak iade edilmiştir. Söz konusu dava 26.02.2016 tarihinde açılmış olduğundan davacılar ... ve şirket yönünden yedi günlük hak düşürücü süre geçmiştir.
    Diğer yandan davacı ..."ın 07.04.2010 - 22.08.2012 döneminde şirkette yönetim kurulu üyesi olarak görev aldığı görülmektedir. ..."a ödeme emirleri tebliğ edilememiş olduğundan, bu davacı yönünden davanın süresinde açıldığı kabul edilerek, davanın esasına girilmesi ve elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken hukuki yarar yokluğundan red kararı verilmesi yerinde değildir.
    Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
    SONUÇ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi