16. Hukuk Dairesi 2017/805 E. , 2019/6408 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 15.10.2019 gün ve saatte temyiz eden ... mirasçıları vekili Avukat ... geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 115 ada 9, 17, 31 ve 104 ada 78 parsel sayılı 4.058.03, 5.083.34, 1.417.73 ve 1.589,12 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 104 ada 78 parsel paylı olarak ... ve ... mirasçıları adına, 115 ada 9 ve 17 parseller ... adına ve aynı ada 31 parsel ise ... mirasçıları adına miras yoluyla gelen hak, paylaşma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar ... ve ... mirasçıları, çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiğini ve usulünce taksim edilmediğini öne sürerek, miras payları oranında tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 115 ada 9, 17 ve 31 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile Dereli Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2006/47 Esas, 2006/96 Karar sayılı, 2005/235 Esas, 2005/215 Karar sayılı ve 2013/66 Esas, 2013/62 Karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında ... ve ... mirasçıları adına tapuya tesciline, kalan payların tespit malikleri üzerinde bırakılmasına, 104 ada 78 parselin tapu kaydının iptali ile fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün ifrazı ile bu bölümün 1/2 payının ..., 1/2 payının ile Dereli Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2005/235 Esas, 2005/215 Karar sayılı ve 2013/66 Esas, 2013/62 Karar sayılı veraset ilamındaki payları doğrultusunda ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... mirasçıları ... ve müşterekleri vekili ile davalı ... mirasçıları ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu 104 ada 78 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yargılama sırasında belirginleşen taraf iradelerine göre hüküm kurulduğunun anlaşılmasına ve çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümünde ... payına yönelik ... mirasçıları tarafından açılmış bir dava bulunmamasına göre, davalı ... mirasçıları vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; mahkeme kararlarının doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak nitelikte olması gerekmektedir. Ne var ki; çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik tapu iptali ve tescil hükmü kurulmak istendiği halde, yalnızca bu bölümün tapu kaydının iptaline yönelik hüküm kurulması ile yetinilmesi gerekirken, hüküm yerinde yanılgı ile taşınmazın tamamının tapu kaydı iptal edilerek sadece (A) harfi ile gösterilen bölüm yönünden tescil hükmü kurulması isabetsiz olup bozma nedeni ise de, maddi hataya dayalı bu yanılgıların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan; ...,... Köyünde kain 104 ada 78 parsel nolu taşınmazın tapu kaydının iptali ile karara ekli 11.07.2013 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen alanın bu parselden ifrazı ile ifraz edilen kısmın 1/2 hissesinin davacı ... adına, 1/2 hissesinin ise Dereli Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2005/35 Esas, 2005/215 Karar ve 2013/66 Esas, 2013/62 Karar sayılı veraset ilamındaki payları doğrultusunda diğer davacılar ve dahili davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline” sözlerinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine; ...,... Köyü"nde kain 104 ada 78 parsel nolu taşınmazın karara ekli 11.07.2013 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün tapu kaydının iptali ile bu bölümün 104 ada 78 parselden ifrazına ve ifraz edilen bu kısmın 1/2 hissesinin davacı ... adına, 1/2 hissesinin ise Dereli Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2005/235 Esas, 2005/215 Karar ve 2013/66 Esas ve 2013/62 Karar sayılı veraset ilamındaki payları doğrultusunda diğer davacılar ve dahili davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline” sözlerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Çekişmeli 115 ada 9, 17 ve 78 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, dava konusu taşınmazların tarafların ortak murisi ..."dan kaldığı ve murisin ölümü ile yöntemine uygun bir taksimin yapıldığının ispatlanamadığı kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacılar ... ve ... mirasçıları, çekişmeli taşınmazların muristen kaldığı ve kendilerinin de paylarının bulunduğu iddiasıyla dava açmışlar; davalı ... mirasçıları ise, temyize konu dosyada ve aynı terekeye ilişkin olup aynı taraflar arasında farklı parsellere yönelik olan ve Dairemizin 2017/552 Esasında kayıtlı olup aynı gün temyiz incelemesi yapılan Dereli Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2010/206 Esas-2013/344 Karar sayılı dava dosyasında kök murisin 1940"lı yıllarda taşınmazları bizzat paylaştırarak bağışladığını ve bu tarihten beri 50 yıldan fazla zilyetlikleri bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemişler; davalı ..., bahsi geçen Dereli Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2010/206 Esas, 2013/344 Karar sayılı dava dosyasında yapılan 18.06.2005 tarihli keşifte alınan o dosyada davaya konu taşınmazlardan birine yönelik beyanında, parselin muris babaları ... tarafından kendisi ve davacı kardeşi ..."e verildiğini, babalarının bu yerleri kendilerine verirken kız kardeşi ..."nin hakkını kendisinin, ..."nın hakkını ise davacı ..."in vermesini istediğini, ancak ..."in hakkaniyetli davranmayıp çoğu yeri kendisine ayırdığını, ..."nin hisselerini de 08.01.1960 tarihli noter senedi ile satın aldığını beyan etmiş; temyize konu dosyanın temyiz dilekçesinde ise, davalı ... mirasçıları açıkça, taşınmazların rızaen taksim edildiğini, bu hususun tarafların da kabulünde olup kullanımın da taksime uygun olduğunu, mirasçı ..."nin hakkını murisleri ...,..."ye sattığını, bu taksime göre tespit edilmiş dava dışı bir çok taşınmaz olup tespitlerinin kesinleştiğini bildirmiştir.
Tarafların iddia ve savunmalarına göre, çekişmeli taşınmazların muris ...’dan geldiği konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, muris ..."in sağlığında taşınmazları taraflara bağışlayıp bağışlamadığı veya ölümünden sonra taşınmazların usulünce taksim edilip edilmediği noktasında toplanmakta olup, yukarıda sözü edilen iki dosyanın da kapsamı birlikte dikkate alındığında; mahkemece, çekişmeli taşınmazların bağış veya paylaşıma konu olup olmadığı hususları hüküm vermeye yeter derecede açıklığa kavuşturulmamış, ortak murisin terekesine dahil olup, kadastro sonucunda muris ya da mirasçıları adına tespit ve tescil edilen dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı ve bu taşınmazların durumu saptanmamış, keşifte dinlenilen bilirkişi ve tanıkların beyanlarının yetersiz, soyut ve gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur. Eksik araştırma ve yetersiz incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle, davacıların ortak miras bırakanı ..."ın terekesine dahil olup, kadastro sonucunda muris ya da mirasçıları adına tespit ve tescil edilen dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı hususu ayrıntılı şekilde araştırılmalı; varsa sözü edilen taşınmazların tapu kayıtları, kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler ile davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli; bundan sonra doğru sonuca ulaşılabilmesi için, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarının katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; yapılacak olan keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, taşınmazların kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, halen kimin zilyetliğinde olup, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, nasıl tasarruf edildiği, muris ... tarafından sağlığında taşınmazların paylaştırılıp paylaştırılmadığı, bu yönde bir tasarruf yapılmış ise bunun, mülkiyetin devri sonucunu doğuran bağış niteliğinde bir işlem mi olduğu, yoksa yalnızca kullanıma mı yönelik bulunduğu, bu işlemin bağış niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, murisin kız çocukları ... ve ... için davalı ..."in beyanlarında bahsettiği şekilde bir tasarrufta bulunup bulunmadığı, ...,... "nin terekenin tamamındaki veya bir bölümündeki paylarını satış, bağış v.s gibi bir işlemle erkek kardeşlerine devredip devretmediği, muris tarafından böyle bir bağışın yapılmadığı saptandığı takdirde, murisin ölüm gününden sonra terekesinin mirasçıları arasında taksim edilip edilmediği, taksim yapılmış ise ne zaman, nerede, kimlerin katılımı ile yapıldığı, tüm mirasçılarının katılıp katılmadığı, katılmayan mirasçı varsa temsil edilip edilmediği ya da sonradan icazet verip vermediği, taksim varsa çekişmeli taşınmazların kime isabet ettiği, paylaşımda her bir mirasçıya yer verilip verilmediği, taşınmaz verilmeyen mirasçı var ise bu mirasçıların nasıl ikna edildiği, kadastro tespit tarihine kadar taksimin bozulup bozulmadığı, paylaşımdan sonra taşınmazları kimin kullandığı ve taşınmazların zilyetliğinin kim tarafından ne şekilde sürdürüldüğü maddi olaylara dayalı olarak sorulmak suretiyle kesin olarak belirlenmeli; bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli; yine muris ..."ın terekesine dahil olan dava dışı taşınmazların tespit tutanakları içeriklerinde bağış ve paylaşma olgusuna yer verilip verilmediği yönü üzerinde durulmalı; uyuşmazlığın niteliğine göre deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı göz önünde tutulmalı; fen bilirkişisinden, keşfi takibe ve denetime elverişli krokili rapor alınmalı, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 2.037,00 TL vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunanlardan alınarak, duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren temyiz eden tarafa verilmesine,
peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.