10. Hukuk Dairesi 2018/6284 E. , 2020/631 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye
Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Asıl ve birleşen davalar, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Pazarlama ve Giyim San. Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davacı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Pazarlama ve Giyim San. Tic. A.Ş. vekili tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
I-İSTEM
Davacı Kurum vekili, asıl ve birleşen davada, 30.11.2012 tarihli işkazası sonucu vefat eden sigortalı ...’nun hak sahiplerine bağlanan işkazası ölüm geliri ve cenaze gideri ödemesi nedeniyle oluşan Kurum zararının şimdilik 20.290,40 TL’sinin faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı ... Pazarlama ve Giyim San. Tic. A.Ş. vekili özetle, kazalı işçinin danışmanlık ve güvenlik hizmetleri aldığı diğer davalı ... Savunma Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri A.Ş.’nin işçisi olduğunu, işyerinde devam eden inşaat nedeniyle avlunun üst kısmına çekilen brandayı diğer davalı ...’ın çektiğini, kaza gecesi beklenmedik şekilde aşırı yağmur yağdığını ve sigortalı güvenlik görevlisinin görevi olmayan bir işe kalkışması nedeniyle işkazasının meydana geldiğini, işyeri sahibi olarak kusuru bulunmadığından hakkındaki davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“...Yukarıda yapılan değerlendirme ile iş kazasının meydana gelmesinde davalıların belirtilen şekilde kusurlarının bulunduğu sabit görülmüş olup, söz konusu kusur oranları esas alınarak hazırlanan tavan hesap bilirkişi raporunun da dosya kapsamına uygun düştüğü, bilirkişi tarafından işverenlerle ilgili 5510 sayılı Yasa 21/1 maddesi uyarınca, 3. kişilerle ilgili 5510 sayılı Yasa 21/4 maddesi uyarınca yapılan hesaplamanın yerinde olduğu görülerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesi ile,
“...1-Asıl dava dosyası ile birleşen İzmir 9. İş Mahkemesi’nin 2016/60 E.-2016/46 K. Sayılı dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde;
30/11/2012 tarihinde meydana gelen ve sigortalı kazazede ...’nun ölümü ile sonuçlanan iş kazasında, dosyada aldırılan 28/09/2015 ve 14/07/2016 tarihli kusur bilirkişi (üçlü heyet) raporlarında, iş kazasının meydana gelmesinde davalı ... Pazarlama ve Giyim San. ve Tic. A.Ş.’nin %30, davalı ...’nın %5, davalı ...’nun %5, davalı ... Savunma ve Güvenlik Kor. ve Eğt. Hiz. A.Ş.’nin %10, davalı ...’ın %30 ve kazazede ölen sigortalının %20 olmak üzere kusurlu oldukları sabit görülmekle; iş kazasının meydana gelmesinde 5510 sayılı Yasanın 21/4 maddesine göre 3. kişinin müteselsil sorumluluğu ile davalıların müteselsil sorumluluğu birlikte gözetilerek;
-Davacı kurumun fazlaya dair hakkı saklı, 20.290,41 TL kurum zararından, 19.125,72 TL ilk sıra PSD gelirin 28/08/2013 onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen,
874,29 TL ilk PSD gelirin, 28/08/2013 onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı işverenler ..., ... Pazarlama ve Giyim San. ve Tic. A.Ş. ve ... Savunma ve Güvenlik Kor. Ve Eğt.Hiz.A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen,
- 290,40 TL cenaze yardımının 26/03/2013 sarf ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı kuruma verilmesine,...” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“... 1-İzmir 1. İş Mahkemesi"nden verilen 30.03.2017 tarih, 2013/808 Esas ve 2017/81 Karar sayılı kararına yönelik davacı Kurum vekili ve davalı ... Pazarlama ve Giyim San. Tic. A.Ş. vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun, Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,...” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU NEDENLERİ
Davacı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Pazarlama ve Giyim San. Tic. A.Ş. vekili usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ
Davanın, gelirin kusurlulardan tazminine ilişkin yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 21. maddesinin 1. fıkrasında, iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir davranışı sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirileceği, 4. fıkrasında, iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle gerçekleşmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısının, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edileceği belirtilmiştir.
Rücu davaları, kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, iş kazasında kusuru olanlar davacı Kurumun rücu alacağından kusurları karşılığında sorumludur. Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller taktir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeni ile daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa, bu davalardaki kusur raporları ile çelişki oluşturmayacak şekilde kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınması gereklidir. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığını ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının, olay tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanunun 21. maddesi, 4857 sayılı Kanunun 77. maddesi, İşçi sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmesi gerekir.
Eldeki dosyada, karara esas alınan kusur raporunda, olayın meydana gelmesinde davalı ... Pazarlama ve Giyim San. Tic. A.Ş. nin %30, davalı ... Demir Hayta"nın %5, davalı ..."nun %5, davalı ... Savunma Şti"nin %10, davalı ..."ın %30 ve kazazede müteveffa"nın %20 oranında kusur olduğu kabul edilmiş ise de rapor eksik araştırma ve inceleme sonucu hazırlanmış yetersiz bir rapordur.
Mahkemece yapılacak iş; dava konusu işkazası ile ilgili tazminat ve ceza dosyalarının celbi ile olayın oluş şekli ve kaza ile ilgili maddi olgular belirlenerek özellikle, sigortalı ...’nun tümüyle kendi insiyatifiyle hareket edip etmediği, talimat alıp almadığı, brandayı çeken ...’nın işyeri yetkili mimarı olan ...’nun talimatıyla iş yaptığı anlaşıldığından taraflara izafe edilen kusur oran ve aidiyetleri ile ilgili yeniden oluşa uygun konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece yukarıda belirtilen fiili ve hukuki durumlar dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalılar ... Pazarlama ve Giyim San. Tic. A.Ş. ve ... vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılar ... Pazarlama ve Giyim San. Tic. A.Ş. ve ..."a iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.