10. Hukuk Dairesi 2018/4034 E. , 2020/617 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye
Mahkemesi : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve davalılar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kısmen kabul, kısmen reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının kesintisiz çalıştığı halde sigortasının yapılmadığını belirterek, 15/04/1991 - 24/08/2005 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının ... Düğün salonunda 1993 tarihinde kısa bir süre çalıştığını, davacının çalıştığı sürece primlerinin yatırıldığını, söz konusu işletmenin düğün salonu olması sebebiyle sadece yaz aylarında faaliyet gösterdiğini, sezon tabir edilen zaman diliminde faaliyetlerine ara verdiğini, bu süre zarfında çalışanların iş akitlerinin askıya alındığını, ara verildiği dönemde çalışanlara karşı ücret yükümlülüğü ve prim yatırma yükümlülüğünün olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın 506 sayılı Kanunun 79. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddi gerektiğini, davacının kurum kayıtlarında iddia olunan çalışmasının olmadığını, kamu düzenine ilişkin hizmet tespit davalarında çalışma olgusunun somut ve net bir şekilde ortaya konulması gerektiğini, kurumca yapılan işlemlerin kanuna ve mevzuata uygun olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının... salonunda 1993 tarihinde kısa bir süre çalıştığını, davacının çalıştığı sürece primlerinin yatırıldığını, söz konusu işletmenin düğün salonu olması sebebiyle sadece yaz aylarında faaliyet gösterdiğini, sezon tabir edilen zaman diliminde faaliyetlerine ara verdiğini, bu süre zarfında çalışanların iş akitlerinin askıya alındığını, ara verildiği dönemde çalışanlara karşı ücret yükümlülüğü ve prim yatırma yükümlülüğünün olmadığını, davacının işyerinde 24/08/2005 tarihine kadar çalışmadığını, 1999 yılının 3. ayında söz konusu iş yerini terk ettiğini ve bir daha çalışmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece Mahkemesince; "Davanın kısmen kabulü ile ;
1- Davacının 15/04/1991 - 30/01/1994 tarihleri arasındaki dönemde davalılar ... ve Sel Tekstil (DMR Demir Tekstil ) Ltd. Şirketine ait ... sicil nolu işyerinde, işverence kuruma bildirilen hizmet süreleri dışlanmak suretiyle asgari ücretle sigortalı olarak çalıştığının tespitine. Fazlaya ilişkin talebin reddine.
2-Davalı ... ... hakkında açılan davanın husumet yönünden Reddine." karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, usul ve esas açısından ilk derece mahkeme kararı kaldırılarak, bu doğrultuda yeniden esas hakkında karar vermiştir.
HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle;
1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun reddine,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.3 maddesi gereğince kabulüne,
3-Kayseri 1. İş Mahkemesi"nin 2013/291 E., 2017/445 K. sayılı kararının kaldırılmasına,
4-Davanın kısmen kabulü ile;
a)Davacının 12/04/1991 - 31/12/1993 tarihleri arasındaki dönemde davalı ... ..., 01/01/1994 - 30/09/1999 tarihleri arasında... Tekstil San. ve Tic. A.Ş.(Yeni Unvanı: ... Demir Tekstil San. Tic. Ltd. Şti.)"ne ait 23132038 sicil nolu işverenlik nezdinde sürekli olarak işverence kuruma bildirilen hizmet süreleri dışlanmak suretiyle asgari ücretle ... Düğün Salonu işyerinde sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b)Dahili davalı ... hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine ile yerinde bulmak suretiyle; davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Taraf vekillerince, Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olmadığı, ilk derece makkeme kararının usul ve kanuna aykırı olması nedeni ile temyizen bozulmasını istemişlerdir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1-Dosyada toplanan deliller ve gerektirici sebeblere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalılar vekilinin temyizi yönünden ise, davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun"un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun"un 86. kaddeleridir. 506 sayılı Kanun"un 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olay irdelendiğinde, davacının 15/04/1991 - 24/08/2005 tarihleri tarihleri arasında kesintili olarak dava konusu işyerinde çalıştığı, bildirilmeyen sürelerin tespitini talep ettiği, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 23132 sicil nolu işyerinden bildirilen kısmi çalışma ve giriş-çıkış bildirilerinin olduğu, Mahkemece, re"sen araştırma ilkesi doğrultusunda, uyuşmazlığa konu dönemin tamamını kapsar şekilde çalışması bulunan bordro tanıklarını belirlenerek beyanlarına başvurulmalı; talep edilen döneme ilişkin bordro tanıklarına ulaşılamadığı takdirde sigortalı ile birlikte çalışan kişiler ile aynı çevrede işyeri olan işveren, ya da, bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler re’sen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, makkemece davacının çalışması bildirilenlerin dışında tam süreli olarak kabul edilmiş ise de, tanık anlatımlarından da anlaşıldığı üzere kış aylarında çalışmanın yapılmadığı, davacının Radyo yayıncılığı yaptığı ve işlettiği, buradaki konumu ve görevi belirlenmeli, davalı işyeri dışında çalışmasının ne kadarı Radyo yayıncılığına hasrettiği, sigortalının kayıtlarda bildirilmeyen hizmet sürelerinin kısmi çalışmaya dayalı olup olmadığı, işveren tarafından kısmi çalışma dolayısı ile ilgili sigorta müdürlüğüne bildirimin yapılıp yapılmadığı hususu yeterince araştırılmalı; işyerinde Kurum tarafından yapılmış tespit ve müfettiş raporu bulunup bulunmadığı araştırılmalı, çalışmanın tam zamanlı olup olmadığı, aynı anda iki işyerinde birden çalışmasının mümkün olup olmadığı, işin ve işyerinin kapsamı gözetilerek belirlenmeli, toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmeli, çalışma dönemi yönünden araştırma yapılarak bu döneme ilişkin re"sen belirlenecek bordro tanıkları ve komşu işyeri tanıkları gerekirken, eksik araştırma ve incelemeye dayalı karar verilmiş olması isabetsizdir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan..."ya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.