15. Hukuk Dairesi 2019/3625 E. , 2020/1721 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İlk Derece Mahkemesi :... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptâli ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkin olup yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm davalı vekilince istinaf edilmiş, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ve davanın kısmen kabulüne karar vermiş, bu karara karşı davalı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.
Davacı vekili, müvekkili ile davalının ... Torna Tezgahı ve aksesuarları satımı konusunda 54.000 Amerikan doları ve teslim tarihinden itibaren 90 gün içerisinde ödeme şartı ile anlaştıklarını, müvekkilinin anlaşmaya uygun olarak makine ve teçhizatları çalışır vaziyette davalıya teslim ettiğini, ancak düzenlenen faturaya rağmen iş bedelinin ödenmediğini, iş bedelinin tahsili amacı ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptâli ile alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili ise taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunmadığını, davacının teslimini iddia ettiği ... tezgahlarının kesin kabulünün gerçekleştirilmediğini ve dolayısı ile borcun muaccel hale gelmediğini, davacının muaccel olmayan bir borç için icra takibi başlattığını ve müvekkilinin itirazının haklı olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece dosya kapsamında mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi raporunda incelenen taraf ticari defterlerinde davacının 284.736,60 TL alacaklı, davalının da aynı bedel üzerinden borçlu olduğunun anlaşıldığı belirtilmiştir. Yerel mahkemece 06.08.2018 tarihli servis formuna göre makinenin çalışır vaziyette davalıya teslim edildiğinin sabit olduğu, 03.07.2018 tarihli sipariş formunda ise teslimi müteakip düzenlenen fatura karşılığının 90 gün içinde ödeneceğinin belirtildiğini, buna göre 05.11.2018 tarihi itibarı ile 90 günlük sürenin dolduğu ve alacağın muaccel olduğu gerekçesi ile davanın 289.440,00 TL asıl alacak ve 6.185,29 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 295.625,29 TL üzerinden itirazın iptâli ile takibin bu miktar üzerinden devamına, kabul edilen 295.625,29 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 59.125,05 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, yerel mahkeme kararı davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi yaptığı istinaf incelemesinde iş bedelinin götürü usulde kararlaştırılmış olması, imza altına alınan sipariş formunda açık şekilde belirtilmesi ve icra takibine konulan faturanın buna uyumlu olması göz önüne alındığında itiraz edilen alacağın likit olduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin icra inkâr tazminatına hükmetmesi yerinde olsa da; icra inkâr tazminatına asıl alacak miktarı üzerinden hükmedilmesi gerekirken işlemiş faiz miktarı da dahil edilerek toplam alacak üzerinden icra inkâr tazminatına karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bu kısmının düzeltilmesi suretiyle davanın kısmen kabulü ile 289.440,00-TL asıl alacak ve 6.185,29-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 295.625,29-TL üzerinden itirazın iptâli ile takibin bu miktar üzerinden devamına, kabul edilen 289.440,00-TL asıl alacak üzerinden %20 orarında hesaplanan 57.888,00-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, istinaf mahkemesinin kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp bir isabetsizlik bulunmaksızın karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-6098 sayılı TBK’nın 117. maddesi hükmü gereğince bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp alacaklının usulüne uygun temerrüt ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmüş ya da alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş olması gerekir. Somut olayda, TBK’nın 117. maddesinin ikinci fıkrasındaki haller söz konusu değildir. Kesin vade bulunmadığı gibi davacı tarafından usulüne uygun ihtarla talep edilmek suretiyle davalı borçlu temerrüde de düşürülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davada hükmedilen bedele takip tarihi yerine 05.11.2018 tarihinden faiz başlatılması ve hükümle bu tarihten itibaren doğmuş faiz alacağına da hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi kararının temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödenenden 5766 sayılı Kanun"un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının mahsup edilerek, varsa fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi"ne, karardan bir örneğinin ise ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2020 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.