16. Hukuk Dairesi 2018/5531 E. , 2021/3391 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ..., ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında yol vasfıyla tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 311,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı TMK’nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 14. ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan ve kadastro sırasında yol olarak tespit harici bırakılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Davacı ... çekişmeli taşınmaz hakkında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı iddiasına dayanarak adına tescil isteminde bulunmuştur. Mahkemece davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşuları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; varılan sonuç usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Kadastro sırasında tespit harici bırakılan bir yerin zilyedi lehine tapuya tesciline karar verilmesi için TMK’nın 713/1. maddesinde belirtilen tüm koşulların birlikte gerçekleşmiş bulunması gerekir. Kanun koyucu zamanaşımı ile taşınmaz iktisabı için gerekli koşulları tahdidi biçimde saymış olup, bu koşullardan biri de zilyetliğin "nizasız (davasız)" sürmesidir. Nizasızlık (davasızlık) koşulundan anlaşılması gereken, taşınmaz mal zilyedi aleyhine açılan ve başarı ile sonuçlanan bir davanın olmayışıdır. Diğer bir deyişle zilyedin taşınmazdan el çekmesi sonucunu doğuracak bir hükmün varlığı çekişme yaratıp, kazanmayı sağlayan zilyetliği kesecektir. Bu anlamda gerek taşınmazın zilyedi tarafından tescil istemiyle açılıp aleyhine sonuçlanan davaların, gerekse zilyet aleyhine açılan mülkiyet ve el atmanın önlenmesi istemini içeren davaların niza (çekişme) sayılacağı şüphesizdir. Tüm bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince, kadastrodan önce, davacının murisi olan ve taşınmazın önceki zilyedi olduğu anlaşılan, ... ’ın eldeki davanın konusu yola müdahalesi nedeniyle ... Sulh Ceza Mahkemesi’nin 1997/188 Esas, 1997/204 Karar sayılı kararı ile hakkı olmayan yere tecavüz suçu nedeniyle ceza aldığı ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek 15.02.1999 tarihinde kesinleştiği, bu kararın taraflar açısından kesin hüküm teşkil ettiği; yine muris Ahmet Yıldırım tarafından davalı ... ile, eldeki dosya davalısı ... aleyhine, uyuşmazlığın konusu yola ilişkin el atmanın önlenmesi istemiyle açılan davanın Taşköprü Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1997/144-1999/225 Esas, Karar sayılı dava dosyası üzerinden yapılan yargılaması sonunda ise feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği; davacının bayinin tarafı olduğu anılan kararının, taşınmazın hukuki niteliği (yol olup olmadığı) ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin nizasızlık koşulu yönünden davalı ... aleyhine kesin hüküm, davalı Hazine aleyhine ise “güçlü delil” oluşturacağı kuşkusuzdur. Öte yandan keşif sonrası sunulan ziraat mühendisi bilirkişi raporunda, taşınmaz üzerinde en büyüğü 10-15 yaşlarında olan ağaçların bulunduğu, taşınmazın tarımsal özelliğini kaybettiği belirlenmiş; yine taraflarca itiraza uğramayan ve rapor ekinde yer alan görüntülere göre ise, taşınmazın yol halini aldığı anlaşılmıştır. Şu halde taşınmazın niteliği yönünden kesin hüküm ve güçlü delil mahiyetindeki kararların aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı yararına Kadastro Kanunun 14 ve 17. maddesinde belirtilen zilyetlikle iktisap koşullarının da oluşmadığı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olup,temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 07.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.