
Esas No: 2019/2213
Karar No: 2021/2345
Karar Tarihi: 26.01.2021
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2019/2213 Esas 2021/2345 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ: ... 7. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 19/06/2012-01/09/2015 tarihleri arasında gıda mühendisi sıfatı ile istihdamı zorunlu personel olarak çalıştığını, kendisine yönetmelik gereği belirlenen ücreti olan 2.600,00 TL ödeneceği ifade edildiğini, bu ücret yerine aylık 400-500 TL elden ödendiğini ve zaman içerisinde ücretteki bu farkın yapılacak ödemelerle giderileceğinin belirtildiği ancak hiçbir zaman aradaki farkın ödenmediğini, ... Noterliği"nin onaylama şeklindeki sözleşme ile aylık brüt ücretinin 3.771,46 TL olarak belirlendiğini ancak bu ücretin de hiçbir zaman ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafında almakta olduğu net maaşını bildiğini ve maaşının içerisinde ek olarak yapılacak AGİ ve varsa diğer ek ve sosyal ödemeleri de bilebilecek durumda olduğunu, davacı tarafça 2.600,00 TL net maaş aldığını ve bu maaşların eksik ödendiği de dava dilekçesinde beyan edilmiş olmakla; davacı tarafından huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinde hukuki yararın mevcut olmadığını, davacı tarafın dilekçesinde müvekkil yönünden ileri sürdüğü hususların ve istemlerin hiçbirini kabul etmelerinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk derece mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından HMK"nın madde 353/1-b.1. hükmü gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 26. maddesi “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü uyarınca taleple bağlılık kuralına aykırı olarak talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırıdır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi dava dilekçesinde 19.06.2012-01.09.2015 tarihleri arasında çalıştığı davalı işyerinde en son aylık brüt 3.771,46 TL/net 2.600,00 TL ücret aldığını iddia etmiş, çalışma dönemi içerisinde ücretine zam yapıldığına yönelik bir iddiada bulunmamıştır. Keza bilirkişi raporunda davacının talep ettiği ödenmeyen ücret alacağı hesaplanırken aylık ücreti çalışma döneminin tamamı için brüt 3.771,46 TL/net 2.600,00 TL olarak kabul edilmiş, davacı alacak taleplerini buna göre ıslah etmiş, mahkemece verilen hükme karşı da istinaf başvurusunda bulunmamıştır. Hal böyleyken, davacının hüküm altına alınan fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve asgari geçim indirimi alacakları bakımından davacının fesih tarihindeki ücretinin talep aşılarak aylık brüt 4.700,00 TL olarak kabulü ile yapılan hesaplamaya itibarla karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.Sonuç: Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin ise kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.