12. Hukuk Dairesi 2016/32315 E. , 2018/4527 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, düzenleyeni "... ve ... Fabrikası ... ve Ortaklığı" olan bir adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, adi ortaklığı oluşturan şahısların her birine ödeme emrinin tebliğ edildiği, adi ortaklığın ortaklarından muteriz ..."in icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takibe konu edilen bonoda düzenleyen kısmında adi ortaklık kaşesi altında bulunan iki adet imzanın kendisine ait olmadığını, diğer ortağa kendi hesabına işlem yapma yetkisi vermediğini, sorumluluğunun olmadığını ileri sürerek borca itirazda bulunduğu ve takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, borçlunun itirazının reddine karar verildiği görülmektedir.
6098 sayılı TBK"nun 637. maddesinde; kendi adına ve ortaklık hesabına bir üçüncü kişi ile işlemde bulunan ortağın, bu kişiye karşı bizzat kendisinin alacaklı ve borçlu olacağı, ortaklardan birinin, ortaklık veya bütün ortaklar adına bir üçüncü kişi ile işlem yapması halinde, diğer ortakların, ancak temsile ilişkin hükümler uyarınca, bu kişinin alacaklısı veya borçlusu olacağı, kendisine yönetim görevi verilen ortağın ise, ortaklığı veya bütün ortakları üçüncü kişilere karşı temsil etme yetkisinin varsayılacağı hükme bağlanmış olup, bu bağlamda, idare ve temsil yetkisi bulunan temsilcinin yapacağı işlemler, ortakları üçüncü kişilere karşı eşit olarak sorumlu kılar.
Temsilin sonuçlarını düzenleyen aynı Kanunun 638/son maddesi hükmüne göre ise; “Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar.” Diğer bir deyişle, adi ortaklıkta, aksine bir hüküm yer almadığı sürece, idareci ortağın yapacağı işlemler, diğer ortakları da bağlamaktadır.
Somut olayda, takibe konu bonolarda, düzenleyen olarak "... ve ... Fabrikası ... ve Ortaklığı” kaşesi yanında iki imzanın atılı olduğu, takip borçlularından ....’in yasal itiraz süresi içerisinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takip konusu bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek itirazda bulunduğu, alacaklının ise, sair beyanlarının yanı sıra, takip borçlusu adi ortaklığın diğer ortağı ..."in, ortaklık adına imza yetkisine, davacı borçlu tarafından itiraz edilmediğini, adi ortaklığa izafeten atılan imzanın borçluyu da bağlayacağını ileri sürerek davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun 637. maddesinin 3.fıkrasının ilk cümlesinde; "Kendisine yönetim görevi verilen ortağın, ortaklığı veya bütün ortakları üçüncü kişilere karşı temsil etme yetkisi var sayılır" hükmü yer almaktadır. Ortaklık sözleşmesi ile kendisine yasada belirtilen idare yetkisi tanınan kişi, ortak ya da üçüncü bir şahıs olabilir. Dolayısı ile bu kişinin, TBK"nun 42. ve 46. maddeleri ile aynı Kanunun 637. maddesinde açıklanan ortaklığı temsil yetkisi olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, ortaklığı idare yetkisi bulunan temsilcinin yapacağı işlem, ortakları, üçüncü şahıslara karşı eşit olarak sorumlu kılar. Bu sebeple adi ortaklığı temsilen idareci şerikin (ortak-temsilcinin) imzaladığı bonolardan dolayı ortaklar sorumlu olur. Temsil yetkisi, zımnen icazet, temsil belgesi, adi ortaklık sözleşmesi veya ortaklık kararı ile verilebilir.
O halde mahkemece; borçlu adi ortaklığın diğer ortağı ...’in, adi ortaklığı temsil ve ilzama yetkili ortak sıfatında olup olmadığının adi ortaklık sözleşmesi, ortaklık kararları veya varsa temsil belgesi temin edilerek tesbiti ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK"nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.