10. Hukuk Dairesi 2019/1295 E. , 2020/502 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Dava, 26.06.2014-27.06.2016 tarihleri arası 5510 sayılı Kanunun Ek-5 maddesi kapsamındaki sigortalılığının iptaline ilişkin kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı, 1990 tarihinden itibaren SSK statüsünde, 2010 tarihinden itibaren tarım bağ-kur statüsünde, 2012 tarihinden itibaren SSK statüsünde ve 2014 tarihinden itibaren ek-5 statüsünde çalıştığını ve yaşlılık aylığı şartlarını doldurmuş olması nedeniyle 26.06.2016 tarihinde davalı Kuruma tahsisi dilekçesi verdiğini, davalı kurumun ise tarım bağ-kur sigortalılığı devam ediyor gerekçesi ile 2014 tarihinden itibaren ek-5 statüsündeki günlerini iptal ederek bu süreyi tarım bağ-kur sigortası günleri olarak kabul ettiğini ve prim borcu çıkartılarak yaşlılık aylığı talebini reddettiğini, ancak müvekkilinin 26.06.2014 tarihinden sonra zirai faaliyetinin olmadığını, var kabul edilse bile 26.06.2014 - 27.06.2016 tarihleri arası tarım gelirinin yasanın öngördüğü gelir limitinin altında olduğunu, bağ-kurlu olmasının mümkün olmadığını, kurumun SSK statüsüne emekli hakkını kazandığını belirtilmesi üzerine 26.06.2016 tarihinde tahsis dilekçesini verdiğini, dilekçeyi verdikten sonra günlerin iptal edilerek bu süreler tarım bağ-kurlu kabul edildiğini ve borç çıkarıldığını, yapılan işlemin medeni kanunun 2. maddesindeki hakkaniyet prensibine aykırı olduğu gibi sosyal devlet ilkesine de aykırı olduğunu, aylık gelir ortalamasının prime esas günlük kazanç alt sınırının 5510 sayılı Yasanın geçici 16. maddesindeki tutarından az olduğunu, bu nedenle tarım Bağ-Kur sigortalısı olmaması gerektiğini, kuruma 06.09.2016 tarihinde yazı yazılarak işlemin iptal edilmesini istediklerini, olumlu cevap alamadıklarını, davalarının kabulüne karar verilmesini, müvekkilinin 26.06.2014 - 27.06.2016 tarihler arası tahakkuk ettirilen tarım Bağ-Kur günlerinin iptali ile iptal edilen dönem ile ilgili borç olmadığının tespitine, iptal edilen 26.06.2014 - 27.06.2016 tarihler arası ek-5 sigortalılığın ihyasına, tahsis dilekçesinin verildiği 26.06.2016 tarihi takip eden aydan itibaren 4/a statüsünde yaşlılık aylığının bağlanmasına, aksi yöndeki kurum kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum, kurumun davaya konu işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, davacının 26.06.2014 tarihli ek-5 kapsamında işe giriş bildirgesine istinaden sigortalılığının başlatıldığını, Arsin Ziraat Odası Başkanlığında 01.04.2010 tarihi itibariyle kaydının bulunduğunu, bu kaydın devam ettiğini, bu itibarla davacının ek-5 kapsamındaki sigortalılık kaydı tescil tarihi itibariyle iptal edilmesinin zaruri olduğunu, ek-5 kapsamında ödenmiş primler 2014/28 sayılı genelge kapsamında 4/1-b Tarım Bağ-Kur kapsamında mahsup edildiğini, bu mahsuplaşmadan dolayı davacının prim borcu kaldığını, davanın reddini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davacının 26/06/2014-27/06/2016 tarihleri arası Ek-5 sigortalılığının ihyasına, çakışan Bağ-Kur sigortalılığının silinmesine ve davacının tahsis talep tarihi olan 26/06/2016 tarihini takip eden aydan itibaren 4/a statüsünde yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı Kurum, sadece bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verildiğini, davacının Ziraat Odasında varolan kaydının gözardı edildiğini, tarımsal faaliyetine ilişkin tanık ve zabıta araştırması yapılmadığını, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK "nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili, kurum işleminin yerinde olduğunu, ziraat odası kaydının olduğunu eksik inceleme ile karar verildiğini kararın bozulmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
2925 sayılı Kanunun; amacını belirleyen 1. maddesi “Bu kanunun amacı, tarım işlerinde hizmet aktiyle süreksiz olarak çalışanların bu kanunda yazılı şartlarla sosyal güvenliğinin sağlanmasıdır.” hükmünün kapsamını belirleyen 2. maddesinde, “...süreksiz olarak tarım işlerinde hizmet aktiyle çalışanlar istekte bulunmaları kaydıyla bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar.” hükmünü, sigortalı sayılmayanları belirleyen 4. maddesinde; “Bu Kanunun uygulanmasında;
a) 18 yaşını doldurmamış olanlar,
b) Sosyal güvenlik kuruluşlarına prim veya kesenek ödemekte olanlar,
c) Dul, yetim aylığı veya Sosyal Sigortalar Kurumu"ndan geçici veya sürekli kısmi işgöremezlik geliri alanlar hariç, sosyal güvenlik kuruluşlarından emeklilik (yaşlılık) veya malullük aylığı ile sürekli tam işgöremezlik geliri almakta olanlar, aylık veya gelir bağlanması için talepte bulunmuş olanlar,
d) 01/07/1976 tarih ve 2022 sayılı Kanuna göre aylık bağlananlar, sigortalı sayılmazlar.” hükmünü, yine anılan Kanunun sigortalılığın sona erme ve kesilme koşullarının düzenlendiği 6. maddesinde ise; “Sigortalı olanlardan;
a) Primlerini gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte ait olduğu yılı takip eden yılın Şubat ayı sonuna kadar ödemeyenlerin o yılın 1 Ocak gününden itibaren,
b) Sigortalılıklarına devam etmek istemediklerini Kuruma yazılı olarak bildirenlerin, bu bildirimin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihi izleyen yılbaşından itibaren,
c) Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmaya başlamaları nedeniyle prim veya kesenek kesilmeye başladığı tarihten itibaren, sigortalılıkları sona erer…” düzenlemesine yer verilmiştir.
6111 sayılı Kanunun 01.03.2011 günü yürürlüğe giren 51. maddesiyle 5510 sayılı Kanuna eklenen Ek 5. maddede, 4. madde ile isteğe bağlı sigortalılık hükümleri ve 506 sayılı Kanunun geçici 20. maddesi kapsamında sigortalı olmayan, kendi sigortalılıklarından dolayı bu kanunlara göre gelir veya aylık almayan ve 18 yaşını doldurmuş olanlardan; tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanların istemde bulundukları tarihten itibaren sigortalı sayılacakları, bu madde kapsamındaki sigortalılığın; 4/1-(b)-(4) maddesi dâhil olmak üzere 4. maddeye dayanılarak sigortalı olarak çalışmaya başlayanların çalışmaya başladıkları tarihten, sigortalılıklarını sona erdirme talebinde bulunanların talep tarihinden, prim borcu bulunanlardan talepte bulunanların primi ödenmiş son günden, gelir ya da aylık talebinde bulunanların aylığa hak kazanmış olmak koşuluyla talep tarihinden ve ölen sigortalının ölüm tarihinden itibaren sona ereceği, bu madde kapsamındaki sigortalıların 4. madde kapsamında çalışmaları durumunda, bu madde kapsamındaki sigortalılıklarının sona ereceği, 4. madde kapsamındaki çalışmanın sona ermesi halinde, bu madde kapsamındaki çalışmasının devam etmesi kaydıyla çalışmanın sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren bu madde kapsamındaki sigortalılıklarının kendiliğinden başlayacağı açıklanmıştır.
Davaya konu olayda ise, (08.01.1990-16.01.1996) tarihleri arası 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu, (01.04.2010-31.08.2012), (01.01.2014-04.02.2010) ve (01.06.2014-30.12.2016) tarihleri arası 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım Bağ-Kur, (01.09.2012-31.12.2013), (05.02.2014-07.05.2014) ve (09.05.2014-31.05.2014) tarihleri arası 4/1-a kapsamında ve 26.06.2014-27.06.2016 tarihleri arası ek-5 kapsamında sigortalılığı bulunan davacı, 27.06.2016 tarihli tahsis talebine istinaden kurum tarafından 01.04.2010 tarihi itibariyle Arsin Ziraat Odası kaydına dayalı olarak 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının tescil edildiği ve ziraat odası kaydının devam ettiği gerekçesiyle ek-5 kapsamında sigortalılığı iptal edilerek ödenen primlerin tarım bağkur prim borçlarına mahsubunun yapılarak bağkur sonrası 1260 günü bulunmadığından tahsis talebinin reddi üzerine eldeki davanın açıldığı Mahkemece, yapılan bilirkişi incelemesinde 2014, 2015, 2016 yıllarında zirai gelirinin sigorta primine esas kazanç tutarından az olduğundan tarım bağkur sigortalılığının iptali ile ek-5 kapsamında sigortalılığının geçerliğine karar verilerek isteğin kabulüne, istinaf dairesince temyiz isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen yasal düzenleme çerçevesinde ek-5 koşuları irdelenmeksizin ayrıca prim gün sayısı ve iptal sonrası prim borcu bulunup bulunmadığı hususları irdelenmeksizin karar verildiği, öncelikle ek-5 koşularının taşıyıp taşımadığı irdelenerek, taşıyor ise çakışan dönem tarım bağkur iptali sonrası ödenen primlerin bakiye 2926 sayılı Yasa kapsamında prim borçlarının karşılayıp karşılamadığı kurumdan sorularak, tahsise esas prim gün sayısı tereddüte meydan vermeyecek şekilde belirlerek tahsis koşulları irdelenerek sonucuna göre karar verilmelidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 23.01.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.