13. Hukuk Dairesi 2015/40215 E. , 2017/3677 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmasız davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ... gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, emlakçı olduğunu,davalı ile aralarında taşınmaz satımında komisyon bedelini de içeren sözleşme imzalandığını, davalının taşınmazı almaktan vazgeçtiğini, cayma halinde sözleşmede kararlaştırılan bedelin % 6"sı oranında cayma tazminatının ödenmesi gerektiğini ileri sürerek icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20"dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazın kararlaştırılan eksikleri tamamlanarak 04.02.2013 tarihinde teslim edilmesi gerektiğini, bu eksiklerin giderilmesi halinde satın almaya hazır oluğuna yönelik ihtar çektiğini, buna rağmen eksikler tamamlanarak teslimin yapılmadığını, hatta taşınmazın dava devam ederken 3. kişiye satıldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava komisyonculuk sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkindir. Her ne kadar mahkemece davalının komisyon sözleşmesinde belirtilen taşınmazı almaktan vazgeçtiğinin kanıtlamadığı, dolayısıyla taraflar arasında düzenlenen 04.01.2013 tarihli komisyon sözleşmesinin 2.nci maddesine göre alıcı olan davalının sözleşmede belirtilen 440.000,00 TL. satış bedelinin % 3"üne takabül eden miktarı sözleşmenin düzenlendiği tarihte ... komisyoncusu olan davacıya ödemeyi kabul ve taahhüt etmiş olması nedeniyle davacının davalıdan sadece bu sözleşmeye göre ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği 440.000,00 TL.nin % 3"üne tekabül eden 13.200,00 TL.yi isteyebileceğine hükmedilmiş ise de; taraflar ve dava dışı satıcı arasında imzalanan "Taşınmaz satışına aracılık yapıldığına dair komisyon sözleşmesi"nin özel şartlar başlıklı 8. maddesine göre evdeki birtakım eksikliklerin 04.02.2013 tarihinde tamamlanarak teslim edileceği vaad edilmiştir.Bu sözleşmenin altına komisyoncu imza atmakla birlikte o da satıcının taahüdüne ortak olmuştur. Yapılan bu düzenleme ile komisyonculuk sözleşmesi teslim şartına bağlanmış olup şarta bağlı sözleşme haline gelmiştir.Şart yerine getirilene kadar davalının sözleşmeyi fesh hakkı vardır. Somut olayda eksiklerin giderilip usulüne uygun bir teslimin yapıldığı kanıtlanamadığına göre davacı emlakçı ücret talep edemez. Hal böyle olunca mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 225,42 TL harcın istek halinde davalıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 3,70 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,23/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.