Abaküs Yazılım
18. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/1588
Karar No: 2019/7880
Karar Tarihi: 29.04.2019

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2019/1588 Esas 2019/7880 Karar Sayılı İlamı

18. Ceza Dairesi         2019/1588 E.  ,  2019/7880 K.

    "İçtihat Metni"


    KARAR
    Konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 31/03/2016 tarih ve 2014/851 esas, 2016/337 karar sayılı hükmün kanun yararına bozulması talebi üzerine;
    Dairemizin 07/01/2019 tarih ve 2018/4624 esas, 2019/97 karar sayılı kararıyla;
    Konut dokunulmazlığını ihlal suçundan suça sürüklenen çocuk ..."un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/4, 119/1-c ve 31/3. maddeleri uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun"un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ilişkin Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 31/03/2016 tarihli ve 2014/851 esas, 2016/337 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
    İstem yazısında; "Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.
    I- Olay:
    Suça sürüklenen çocuk ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan yapılan yargılama sonucunda suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeden kesinleştiği ve kesinleşen bu karara karşı da kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu görülmüştür.
    II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
    Suç tarihinde on sekiz yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan yargılama sonucunda kurulacak mahkumiyet hükmünde TCK"nın 50/3. maddesi gereğince kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi zorunluluğuna ilişkindir.
    III- Hukuksal Değerlendirme:
    5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesinin 1. fıkrasında, kısa süreli hapis cezasının suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, maddede sayılan seçenek yaptırımlara çevrilebileceği düzenlenmiş, aynı Kanun"un 3. fıkrasında ise, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." hükümlerine yer verilmiştir.
    İncelenen somut olayda; anılan Kanun hükümleri dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeye göre, 19/08/2007 günlü suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş ve suç tarihinde on sekiz yaş altı olan suça sürüklenen çocuğa, 5237 sayılı TCK"nın 116/1, 119/1-c, 31/3 maddeleri uyarınca verilen 8 ay süreli hapis cezasının, TCK"nın 50/3. maddesindeki amir hüküm gereğince, anılan maddenin 1. fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi zorunluluğu gözetilmeden karar verilmesi hukuka aykırıdır.
    IV- Sonuç ve Karar:
    Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
    1) Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 31/03/2016 tarihli ve 2014/851 esas, 2016/337 sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü bakımından, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
    2) Aynı Kanun maddesinin 4-b fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, Yüksek Adalet Bakanlığı"na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na TEVDİİNE,” oy birliği ile karar verilmiştir.
    I- İTİRAZ NEDENLERİ
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/03/2019 tarih ve KD-2018/53288 sayılı yazısı ile;
    Konut dokunulmazlığını ihlal suçundan suça sürüklenen çocuk ..."un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/4, 119/1-c ve 31/3. maddeleri uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun"un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ilişkin Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/03/2016 tarihli ve 2014/851 esas, 2016/337 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde, adli sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 08/06/2018 tarihli yazısı ile ihbar olunmakla, Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/03/2016 tarihli kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/06/2018 gün ve 2018/53288 sayılı tebliğnamesiyle bozma talebi sunularak ilgili dosya Yargıtay 18. Ceza Dairesi Başkanlığına gönderilmiştir.
    Yüksek 18. Ceza Dairesi, 07/01/2019 gün ve 2018/4624 esas, 2019/97 sayılı kararı ile özetle, "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 31/03/2016 tarihli ve 2014/851 esas, 2016/337 sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü bakımından, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Aynı Kanun maddesinin 4-b fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına" karar vermiş, 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesi çerçevesinde yapılan incelemede, Yüksek 18. Ceza Dairesinin anılan kararına karşı aşağıda açıklanmaya çalışılacak nedenlerden dolayı itiraz edilmesi zorunluluğu doğmuştur.
    İTİRAZ NEDENLERİ : İtirazın konusunu oluşturan uyuşmazlık; Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
    1-) Daha az ceza verilmesi gerekliliğinden bahisle düzenlenen ihbarname içeriğini yerinde gören Özel Dairece yapılacak bozmanın 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 4. fıkrasının, "b" bendi uyarınca mı, "d" bendi uyarınca mı yapılması gerektiğinin,
    2-) İstinaf ya da temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen 8 ay hapis cezasının, ihbarname doğrultusunda TCK"nın 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma/tedbire çevrilmesi halinde, TCK"nın 51 ve CMK"nın 231. maddelerinin Özel Dairece değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin, belirlenmesine ilişkindir.
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ve 310. maddelerinde düzenlenen kanun yararına bozma kurumu; hâkim veya mahkemelerce verilip istinaf ya da temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 1. fıkrasında “Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunması halinde bu maddede düzenlenen olağanüstü yasa yoluna konu olabileceği belirtilmiştir.
    5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasında, kanun yararına bozma sonrası yapılacak işlemler, bu işlemleri gerçekleştirecek merciler ve bozma kararının etkileri, bozulan hüküm veya kararın türü ve bozma nedenlerine göre ayrım yapılarak ayrıntılı olarak gösterilmiştir. Düzenlemede; kanun yararına bozmanın sonuçları ve bozma sonrasındaki uygulama saptanırken, öncelikle "karar" ve "hüküm" ayrımı gözetilmiş ayrıca mahkûmiyet hükmü ile davanın esasını çözen veya çözmeyen diğer hükümler bakımından farklı uygulama ve sonuçlar öngörülmüştür.
    Bozma nedenleri; 5271 sayılı CMK"nın 223. maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, aynı Kanun"un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca; kararı veren hâkim veya mahkemece gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verilecektir. Bu halde yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için, verilecek hüküm veya kararda, lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir. Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin olması halinde ise, anılan fıkranın (b) bendi uyarınca kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilecek, ancak bu halde verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacaktır. Davanın esasını çözen mahkumiyet dışındaki diğer hükümlerin bozulmasında ise anılan fıkranın (c) bendi uyarınca aleyhte sonuç doğurucu herhangi bir işlem yapılamayacağı gibi, "tekriri muhakeme" yasağı nedeniyle kanun yararına bozma kapsamında yeniden yargılama da gerekmeyecektir.
    5271 sayılı CMK"nın 4. fıkrasının (d) bendi gereğince bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirmesi halinde ise cezanın kaldırılmasına karar verilecek, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmesi durumunda bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi"nce doğrudan hükmedilecektir. Bu halde yargılamanın tekrarlanması yasağı bulunduğundan, Yargıtay Ceza Dairesi"nce hükmün bozulması ile yetinilmeyip, bozma konusu yapılan kararın yerine verilmesi gereken karar, doğrudan ilgili daire tarafından verilecektir. Nitekim, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/06/2006 gün ve 151-157 , 13/02/2007 gün ve 349-35, 18/09/2007 gün ve 186-178, 13/05/2008 gün ve 84-111, 14/04/2009 gün ve 75-101, 27/12/2011 gün ve 205-291, 27/03/2012 gün 493-127, 05/06/2012 gün 6-215, 29/01/2013 gün 1324-27 ve 08/04/2018 gün 72-73 sayılı kararlarında da, mahkûmiyet hükümleri yönünden verilen kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi kapsamında kaldığı kabul edilerek, hukuka aykırılıkların bizzat Özel Dairelerce giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
    Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/02/2018 tarih ve 395-34, 25/09/2018 tarih ve 1066-373, 20/11/2018 tarih ve 259-550 tarihli kararları dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK"nın 51 ve CMK"nın 231. maddelerinin tartışılmasının Yerel Mahkemece yapılması gerekliliği ileri sürülebilir ise de, somut olayda Adalet Bakanlığının ihbarname içeriği de dikkate alınarak bu tartışmaya girmeye lüzum bulunmamaktadır. Şöyle ki, uyuşmazlık konusu olayda Yerel Mahkemece verilen ve kesinleşen hükümdeki ceza neticeten 8 ay hapis cezasıdır. Bu ceza karar tarihi itibariyle TCK"nın 51 ve CMK"nın 231. maddeleri sınırları içerisinde kalmakta olup, yerel mahkemece yasal koşulları oluşmadığı gerekçesiyle CMK"nin 231. maddesi uygulanmamış, TCK"nın 51. maddesi ise uygulanmıştır. Ceza Genel Kurulunun yukarına anılan kararlarında ise ceza miktarının kanun yararına bozma nedeniyle 2 yılın altına inmesi nedeniyle yerel mahkemece tartışılması gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle suça sürüklenen çocuk hakkında yerel mahkemece yeniden TCK"nın 51 ve CMK"nın 231. maddelerinin tartışılması gerektiğini söylemek mümkün görülmemektedir. Adalet Bakanlığının ihbarname içeriğinde de TCK"nın 51 ve CMK"nın 231. maddeleri ile ilgili bir hukuka aykırılık kanun yararına bozma konusu yapılmamıştır. Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 8 ay hapis cezası, TCK"nın 51. maddesi uyarınca ertelenerek kesinleşmiş olduğundan, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09/02/2016 tarih ve 71-42, 04/04/2017 tarih ve 760-212 sayılı ilamları gereğince, erteleme 1412 sayılı CMUK"nın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hak oluşturacağından, Özel Dairece CMK"nın 309/4-d maddesi uyarınca TCK"nın 50/3. maddesi uygulandıktan sonra, hükmolunan cezanın TCK"nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesi gerektiğinde de şüphe bulunmamaktadır.
    Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında uyuşmazlık konuları değerlendirildiğinde;
    Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünü inceleyen Yüksek Dairece daha hafif bir cezaya hükmolunması gerekliliğini vurgulayan ihbarname içeriği kabul edilerek kanun yararına bozma kararı verildiğinden, 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesinin doğrudan hükmetmesi gerekmektedir. Özel Dairece daha hafif bir cezaya hükmolunduktan sonra Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09/02/2016 tarih ve 71-42, 04/04/2017 tarih ve 760-212 sayılı ilamları gereğince TCK"nın 51. maddesinin de uygulanması gerekmektedir. Özel Dairece, yeniden yargılama yasağı olduğu halde, daha az cezaya hükmedilmeyip veya erteleme kararı verilmeyip hukuka aykırılığın giderilmesinin Yerel Mahkemeye bırakılması halinde, bu aşamada Yerel Mahkemenin vereceği karar yok hükmünde olacağından, hükümlü lehine sonuç doğuracak olan hukuka aykırılık da yasal olarak giderilmemiş olacaktır. Ülkede içtihat birliğinin sağlanması bakımından da Özel Dairece karar verilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu açıklamalar doğrultusunda daha fazla ceza verilmesi gerektiği kanaatine varılması halinde ise kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir. Anılan nedenlerle Yüksek Dairece yeni bir hüküm kurulmadan 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca bozma kararı verildikten sonra sonraki işlemlerin mahallinde mahkemece tamamlanmasına karar verilmesi Kanuna aykırıdır.
    SONUÇ VE İSTEM : Açıklanan gerekçelerle;
    1-) Yüksek Dairenizin, 07/01/2019 ve 2018/4624 esas, 2019/97 sayılı kararının kaldırılması,
    2-) Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/03/2016 tarihli ve 2014/851 esas, 2016/337 sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca kanun yararına bozulmasına karar verilmesi ve Yüksek Dairece daha hafif ceza içeren yeni bir hüküm kurularak, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09/02/2016 tarih ve 71-42, 04/04/2017 tarih ve 760-212 sayılı ilamları gereğince TCK"nın 51. maddesinin uygulanması,
    3-) Yüksek Daireniz aksi kanaatte ise dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
    II- KARAR
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
    Dairemizce verilen 07/01/2019 tarih ve 2018/4624 esas, 2019/97 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
    Konut dokunulmazlığını ihlal suçundan suça sürüklenen çocuk ..."un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/4, 119/1-c ve 31/3. maddeleri uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun"un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ilişkin Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 31/03/2016 tarihli ve 2014/851 esas, 2016/337 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
    5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesinin 1. fıkrasında, kısa süreli hapis cezasının suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, maddede sayılan seçenek yaptırımlara çevrilebileceği düzenlenmiş, aynı Kanun"un 3. fıkrasında ise, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." hükümlerine yer verilmiştir.
    İncelenen somut olayda; anılan Kanun hükümleri dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeye göre, 19/08/2007 günlü suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş ve suç tarihinde on sekiz yaş altı olan suça sürüklenen çocuğa, 5237 sayılı TCK"nın 116/1, 119/1-c, 31/3. maddeleri uyarınca verilen 8 ay süreli hapis cezasının, TCK"nın 50/3. maddesindeki amir hüküm gereğince, anılan maddenin 1. fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi zorunluluğu gözetilmeden karar verilmesi hukuka aykırıdır.
    Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
    1. Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, suça sürüklenen çocuk ... hakkında, Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/03/2016 tarihli ve 2014/851 esas, 2016/337 sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk ... hakkında, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkumiyet hükmü bakımından 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
    2. Karardaki hukuka aykırılık suça sürüklenen çocuğa daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle, aynı Kanun maddesinin 4-d fıkrası uyarınca, dosyadaki belge ve bilgiler ile suça sürüklenen çocuğun kişisel, sosyal ve ekonomik durumu da gözetilerek, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, TCK"nın 116/1. maddesi uyarınca hükmolunan 6 ay hapis cezasının, TCK’nın 119/1-c maddesi gereğince bir kat artırılarak 12 ay hapis cezasına çıkarılmasına, aynı Yasanın 31/3. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle yürürlükte olan haliyle 1/3 oranında indirim yapılarak 8 aya indirilmesine, aynı Yasanın 50. maddesinin 3. fıkrasındaki zorunluluk dikkate alınarak, hapis cezasının takdiren TCK"nın 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü 20,00 TL"den hesaplanarak, 4800,00 TL adli para cezasına çevrilmesine, TCK"nın 52/4. maddesi gereğince adli para cezasının aylık 24 eşit taksit halinde ödenmesine,
    3. Yerel Mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan 8 ay hapis cezasına mahkumiyet hükmünün TCK’nın 51. maddesi uyarınca ertelendiği, erteleme hükmünün de suça sürüklenen çocuk hakkında kazanılmış hak oluşturduğu, her ne kadar adli para cezasının ertelenmesi mümkün değilse de kazanılmış hak prensibi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında verilen bu cezanın TCK’nın 51. maddesi uyarınca ERTELENMESİNE, Erteleme hususunun koşula bağlanmasına yer olmadığına, aynı kanunun 51/3. maddesi gereğince takdiren 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, denetim süresi için rehberlik edecek bir kişinin görevlendirilmesine yer olmadığına, kişiliği ve sosyal durumu nazara alınarak denetim süresi için herhangi bir yükümlülük belirlenmesine yer olmadığına, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde mahkemece durumunun TCK nun 50/1. maddesi açısından değerlendirilerek yeni bir hüküm kurulacağının ihtarına,
    4. İnfazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 29/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi