13. Hukuk Dairesi 2017/3292 E. , 2017/3520 K.
"İçtihat Metni"
... mirasçıları; 1-..., 2-..., 3-..., 4-..., 5-... vekili avukat ... ile 1-... vekili avukat ..., 2-..., 3-... aralarındaki dava hakkında.... Asliye Hukuk Mahkemesinden (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) verilen 23/05/2013 gün ve 2012/670-2013/678 sayılı hükmün Dairemizin 15/05/2014 tarih ve 2014/18853-2014/15552 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, arsa sahibi ...’dan satın aldığı 19 nolu dairenin bulunduğu binanın gizli ayıplı olması nedeniyle çöktüğünü, onarılması mümkün bulunmadığından Belediye Encümeni kararı ile yıkıldığını, davalılar satıcı ..., müteahhit ... ve fenni mesul ...’ın müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere dairenin rayiç bedeli olan 120.000,00-TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, zamanaşımı itirazında bulunarak, davanın esastan da reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 120.000,00-TL tazminatın 10.08.2006 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ......(mirasçıları ..., ...,....(Oğul), ...)"a verilmesine karar verilmiş; hükmün, davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 2014/8853Esas 2014/15552Karar sayılı 15.05.2014 tarihli ilamı ile;
"1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı müteaahit ...’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, projesine aykırı olarak yapılan ve gizli ayıplı olması nedeniyle yıkılan bağımsız bölüm bedelinin ödetilmesini istemiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, davaya konu binanın gizli ayıplı olduğu, projesine aykırı yapılması ve kötü malzeme kullanılması nedeniyle yıkıldığı bilirkişi raporları ile sabittir. Bu durumda davacının bağımsız bölümün rayiç değerini talep etmesi mümkün olup, mahkemece bağımsız bölümün dava tarihindeki serbest piyasaya göre hesaplanan rayiç değerini hükme esas almasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak mahkemece, hem bağımsız bölümün hem de arsa bedelinin davacının payı oranında ödetilmesine karar verilmiştir. Binanın yıkılması ile zarar gören arsa üzerindeki bağımsız bölümdür. Arsa tapusu payı oranında davacıda kaldığına göre arsa bedelinin ödetilmesine karar verilmez. Yerel mahkemece açıklanan bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Davalı müteahhit ... ile arsa sahipleri arasında Adıyaman 2. Noterliğince tanzim olunan 04.05.1995 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunmaktadır. Davacı, bu sözleşmeye istinaden inşa edilen Kısayol Apartmanından arsa sahiplerinden davalı ...’a düşen 19 nolu daireyi 11.03.1998 tarihinde satın almış ve tapu devri de gerçekleşmiştir. 15.08.2005 tarihinde binanın kolonları çökmüş, 14.02.2006 tarihli Belediye Encümen Kararı ile binanın yıkılmasına karar verilmiş ve Eylül 2006 tarihinde de bina yıkılmıştır. Davacı ile arsa sahibi ... arasındaki uyuşmazlık satım aktinden ve gizli ayıplardan dolayı ayıba karşı tekeffülden kaynaklanmaktadır. BK.’nun 215/son maddesi, binanın ayıplı olmasından kaynaklanan davalar, mülkiyetin devrinden itibaren beş sene geçmekle düşer hükmünü getirmiştir. Bu nedenle, daire satışından doğan ayıba karşı tekeffülün başlangıcı, dairenin mülkiyetinin geçtiği tarihten itibaren başlamaktadır. Bu husus Dairemizin sapma göstermeyen içtihatları ile de benimsenmiştir. Mülkiyetin davacıya geçtiği 11.03.1998 tarihinden itibaren, dava tarihine kadar beş yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Mahkemece, davalı ... yönünden davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, BK.’nun 126/son maddesi gereğince zamanaşımının 10 yıl olduğu gerekçesiyle, hukuki ilişkinin ve zamanaşımının yanlış değerlendirilmesi suretiyle işin esasına girilerek, bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı ...’ın sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı ... yararına, 3. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA,”
karar verilmiş; bu kez davacılar karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
Davacı, projesine aykırı olarak yapılan ve gizli ayıplı olması nedeniyle yıkılan bağımsız bölüm bedelinin ödetilmesini istemiştir. Davaya konu binanın gizli ayıplı olduğu, projesine aykırı yapılması ve kötü malzeme kullanılması nedeniyle yıkıldığı bilirkişi raporları ile sabittir. Bu durumda davacının bağımsız bölümün rayiç değerini talep etmesi mümkün olup, mahkemece bağımsız bölümün dava tarihindeki serbest piyasaya göre hesaplanan rayiç değerini hükme esas almasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan bu husus, Dairemizin 2014/8853 Esas 2014/15552 Karar sayılı 15.05.2014 tarihli ilamında da isabetli olarak belirtilmekle birlikte, binanın yıkılması ile zarar görenin arsa üzerindeki bağımsız bölüm olduğu, arsa tapusunun payı oranında davacıda kaldığı, bu nedenle arsa bedelinin ödetilmesine karar verilemeyeceği bozma nedeni yapılmıştır. Ancak, 26.01.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılan .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/727 Esas 2013/676 Karar sayılı 23.05.2013 tarihli ilamı incelendiğinde, işbu davaya konu taşınmazın ... mirasçıları adlarına olan tapuların iptali ile arsa sahipleri adına tesciline karar verildiği görülmüştür. Hal böyle olunca, her ne kadar, Dairemizin 15.05.2014 tarihli ilamında arsa tapusunun payı oranında davacıda kaldığı belirtilmek suretiyle, açıklanan husus bozma nedeni yapılmış ise de, bu kez yapılan incelemede, arsa tapusunun da davacılarda kalmadığı anlaşıldığından, bu yönü anılan bozma nedeninin sehven yapılmış olduğu sonucu ve kanaatine varılmıştır. O halde, davacıların karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin bozmaya dair 2014/8853 Esas 2014/15552 Karar sayılı 15.05.2014 tarihli ilamının ikinci bendinin bozma ilamından tamamen çıkarılması suretiyle düzeltilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 2014/8853 Esas 2014/15552 Karar sayılı 15.05.2014 tarihli bozma ilamının ikinci bendinin ilamdan tamamen çıkarılması suretiyle düzeltilmesine, 22/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.