22. Hukuk Dairesi 2017/25811 E. , 2019/22328 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde montaj, depo ve dış sevkiyat işlerinde 2000 yılı Ekim ayından 30.09.2014 tarihine kadar çalıştığını, işveren tarafından işten çıkarıldığını, bir kısım kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, tazminatının tamamının ödenmediğini, ödenmeyen fazla çalışma ücreti, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının da bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak, davacının kıdem tazminatı ve diğer talep konusu alacaklarının eksiksiz olarak ödendiğini ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı, fazla çalışma süresinin tespiti ve hafta tatilinde çalışıp çalışmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu"nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Aynı ilkeler, hafta tatili çalışmasının ispatı bakımından da geçerlidir.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, imzalı ücret bordrolarına göre davacının fazla çalışma ücretinin ödendiği anlaşıldığından ve tanık beyanlarına göre de, hafta tatili çalışması yapıldığı ispatlanmadığından davacının fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının reddine karar verilmiştir. Ancak, her ne kadar davacının imzalı bordrolardan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekmekte ise de, dosyada yer alan davalı tarafından ibraz edilen ve davacı tarafça itiraz edilmemiş imzalı çalışma föylerinin yazılı delil mahiyetinde olduğu anlaşılmakla, bu kayıtlar ile bordroların mukayese edilmediği görülmektedir. Buna göre imzalı çalışma föylerine göre hesap edilecek fazla çalışma süreleri ile bordrolardaki fazla çalışma süreleri mukayese edilmeli, işveren kayıtlarının birbiri ile örtüşüp örtüşmediği değerlendirilerek, imzalı föylere göre daha fazla süre ile çalışma yapıldığının anlaşılması halinde imzalı bordrolardaki fazla çalışma tahakkuklarının mahsup edilmesi suretiyle fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması gerekmektedir.
Öte yandan, davacının hafta tatilindeki çalışmalarının da bahse konu imzalı föylere göre değerlendirilerek, hafta tatilinde çalışıldığı tespit edilen günlerde hafta tatili ücreti tahakkuklarının zamlı nitelikte olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre davacının hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı tespit edilmelidir.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.