
Esas No: 2018/3379
Karar No: 2019/6156
Karar Tarihi: 08.10.2019
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2018/3379 Esas 2019/6156 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, ...,... Köyü çalışma alanında bulunan 114 ada 35, 36, 38, 41, 42, 44 ve 47 parsel sayılı sırasıyla 1.876.53, 125.21, 1.167.88, 121.01, 561.14, 165,87 ve 333,73 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 114 ada 35 parsel tapu kaydı, harici ifraz ve taksim nedeniyle ...; 114 ada 36 parsel aynı nedenle ... adına; 114 ada 38 parsel irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına; 114 ada 41 parsel aynı nedenle ... adına; 114 ada 42 parsel aynı nedenle ... adına; 109 ada 66 parsel aynı nedenle ... ve müşterekleri adına; 114 ada 44 parsel aynı nedenle ... ve ... adına ve 114 ada 47 parsel ise irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı ve hisse devri nedeniyle ...,... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., tapu kaydı, miras yoluyla gelen hakka dayanarak ve ayrıca çekişmeli taşınmazların bazılarının bir bölümünün kadim yol olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda dava konusu 114 ada 35, 36, 38, 41, 42, 44 ve 47 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın ispatlanamadığından; 109 ada 66 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın ise husumet yokluğundan reddine; çekişmeli 114 ada 35, 36, 38, 41, 42, 44 ve 47 parsel ve 109 ada 66 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle dava konusu 109 ada 66 parsel yönünden usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Dava ve temyize konu 114 ada 35, 36, 38, 41, 42, 44 ve 47 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, davacının dava konusu taşınmazlara hiçbir dönem fiilen zilyet olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olup, çekişmeli taşınmazlar üzerinde davalı tarafın zilyetliğinin bulunmadığına ve bu bölümler yol olmadığına göre mahkemenin buna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; davacı taraf yargılama sırasında tapu kaydına da dayanmıştır. Dayanılan bu tapu kaydı, dava konusu taşınmazların sınırında bulunan aynı ada 33 parsel sayılı taşınmaza (davacı tarafın dayandığı 26.12.1953 tarih ve 109 sıra numaralı 5618 metrekare yüzölçümlü olup) kayıt miktarından daha az yüzölçümlü olarak (4.984,88 metrekare) revizyon görmüş olup, mahkemece tapu kaydının kapsamı yöntemince belirlenmemiş; anılan tapu kaydı tescil ilamıyla oluştuğu ve krokisi bulunduğu halde, kadastro paftası ile ölçekleri eşitlenmek suretiyle çakıştırılıp kapsamı tayin edilmediği gibi, dayanak tapu kayıt miktarındaki bu eksikliğin nereden ve hangi sebepten kaynaklandığı ve eksikliğin hangi parsellerde kaldığı hususları da tartışılıp değerlendirilmemiştir. Bu nedenle yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde, sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece, çekişmeli taşınmazların başında, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, davacı taraf 04.06.2014 tarihli keşifte açıkça tanık dinletme isteğinden vazgeçtiğinden davalı taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında davacı tarafça dayanılan tapu kaydının sınırları tek tek okunup, mahalli bilirkişi ve tanıklardan okunan sınırları zeminde göstermeleri istenilmeli, gösterilen bu sınırlar kroki üzerinde işaretlenmeli, anılan tapu kaydının tescil ilamıyla oluştuğu dikkate alınarak tescil krokisi ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek çakıştırılmak suretiyle kapsamı duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmeli; bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaksızın ve davacının dayandığı tapu kaydının kapsamı tayin edilmeksizin hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.