12. Ceza Dairesi 2018/7291 E. , 2019/1511 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : CMK"nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasıyla TCK"nın 179/2, 62. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık vasisi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, Türk Ceza Kanununun 179/2, 62/1. maddeleri gereğince 25 gün süreyle hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına dair Denizli (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/12/2013 tarihli ve 2013/211 esas, 2013/691 sayılı kararının 23/12/2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip sanığın denetim süresi içerisinde 16/03/2015 tarihinde TCK’nın 106/1-2. cümlesinde tanımlanan tehdit suçunu işlediği ve Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 17/12/2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/04/2016 tarihli ve 2016/174 esas, 2016/405 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık vasisinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan açıklanması geri bırakılan hükmün CMK"nın 231/11. maddesi uyarınca açıklanmasına esas alınan Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesine ait 2015/238 Esas 2015/632 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin TCK"nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan mahkumiyet kararı verildiği, 17.12.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmeden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK"nın 106/1-2. cümle maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı, belirtilen yasal değişiklikten sonra sanığın üzerine atılı tehdit suçunun uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına tabi olduğunun anlaşılması karşısında; hükmün açıklanmasına esas alınan ihbara konu hükümdeki tehdit suçuna ilişkin uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağına ilişkin değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanunun 308/7 ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. Ayrıca Ceza Muhakemesi Kanununun 230. maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, Ceza Kanununda öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkûmiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesi zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçede hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve yasal olması gerekmektedir. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmakta olup, bu ilkelere uyulmadan yapılan işlemin önceki hükmün açıklanmasından ibaret olduğundan bahisle “delillerin tartışılması yoluna gidilmeden bu yargılamada yalnızca kesinleşmiş karar sonucu yapılan ihbar üzerine sanığın önceki mahkumiyet hükmünü açıklamakla yetinilmiştir” şeklindeki gerekçe ile hükümde delillerin tartışılmasına ve gerekçeye yer verilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık vasisinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince sair yönler incelenmeksizin, BOZULMASINA, 06.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.