16. Hukuk Dairesi 2016/14437 E. , 2019/6138 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 113 ada 1 parsel sayılı 45,00 metrekare, 113 ada 2 parsel sayılı 128,83 metrekare ve 111 ada 67 parsel 276,68 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ,... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne çekişmeli 113 ada 1 ve 2 parsel ile 111 ada 67 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının ayrı ayrı iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, bu tür davaların tapu kayıt maliklerine, bunların ölmüş olması durumunda ise tüm mirasçılarına yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda; davacı ..., çekişmeli taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında murisi olan babası ... adına tespit ve tescil gördüğünü, ancak taşınmazları 12.08.1976 yılında harici satış senediyle ...’den satın aldığını ve satın aldığı tarihten bu yana kendi adına malik sıfatıyla tasarrufta bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile kendi adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların harici satış senetleriyle satın alınırken paranın davacı tarafından verildiğinin dosya kapsamıyla sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davada yöntemince taraf teşkili sağlanmadığı gibi, yapılan araştırma ve incelemesinin de hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki, dosya kapsamındaki nüfus kayıtlarına göre, çekişmeli taşınmazların kayıt maliki ...’ın mirasçısı olduğu anlaşılan ..."a husumet yöneltilmemiş, yine dava konusu taşınmazların kayıt maliki ...’ın ... adında mirasçısı bulunmadığı halde, yargılama safahatında bu isme tebligat yapılmış ve karar başlığında da bu isme yer verilmiş ve ayrıca davacının dayandığı 12.08.1976 tarihli harici satış senedi keşifte uygulanmamış ve zilyetlik hususu yöntemince araştırılmamıştır. Taraf teşkilinin sağlanması dava şartı olup, bu koşul yerine getirilmeden işin esasına girilemeyeceği gibi, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması da hukuken mümkün değildir.
Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle davacıya, dava konusu taşınmazların kayıt maliki olan ...’ın güncel veraset ilamının teminiyle, mirasçısı ..."ın ve bunun dışında davada yeralmayan başkaca mirasçılarının bulunması halinde, bu mirasçıların davaya dahil edilmesi için süre ve imkan tanınarak yöntemince taraf teşkili sağlanmalı, kayıt maliki ...’ın mirasçısı ... ile yargılama safahatında ve gerekçeli karar başlığında yer alan ...’ın aynı kişi olup olmadığı araştırılarak bu konudaki tereddüt giderilmeli, taraf teşkili sağlandıktan sonra, davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, bu kapsamda mahkemece mahallinde, elverdiğince yaşlı, taşınmazları bilen ve tarafsız kişilerden seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarının katılımı ile refakate alınacak fen bilirkişisi eşliğinde yeniden keşif yapılmalı ve bu keşif sırasında yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazların davacıya kim tarafından ve ne şekilde intikal ettiği, taşınmazların senet tarihinden itibaren kim tarafından, ne şekilde kullandıkları hususlarında somut olgu ve olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, davacının dayandığı 12.08.1976 tarihli harici satış senedinin taşınmazları kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, dava konusu taşınmazların kısmen ya da tamamen senet kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde, satış senedinin tanzim tarihinin 1976, murisin ölüm tarihinin ise 1972 olduğu göz önüne alınarak, taşınmazların kimin adına satın alındığı hususunda, dinlenen mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanları arasında çelişki bulunduğundan söz konusu çelişkiler giderilmeli; bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece usulünce taraf teşkili sağlanmadan ve belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaksızın hüküm tesisi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalılara iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.