13. Hukuk Dairesi 2015/13334 E. , 2017/3321 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı işçi ... tarafından... İş Mahkemesinin 2007/847 esas sayılı dosyası ile davalı ve ... aleyhine kıdem tazminatı talepli dava açıldığını, dava sonucunda davanın kabulü ile, davalı ile birlikte mali haklardan yasa gereği üst işveren sıfatı nedeni ile müteselsilen idarenin de sorumluluğuna karar verildiğini, bu karar ile hükmedilen tazminatın tahsili için başlatılan icra takibi üzerine icra dosyasına toplam 4.489,79 TL ödeme yaptıklarını, ... ile davalı şirket arasında hizmet alımına yönelik olarak yapılmış ihale sözleşmesi ve eki olan şartnameler doğrultusunda çalıştırılan işçilerin tüm alacak ve haklarından ihaleyi alan şirketin sorumlu olacağının sözleşme ile kararlaştırıldığını, bu nedenle ödenen bedelden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.489,79 TL"nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, işçilik alacaklarından kaynaklanan rucuen tazminat istemine ilişkin alacak davasıdır. Mahkemece yapılan ilk yargılamada dava dışı işçinin davalının bünyesinde çalıştığı ve taraflar arasındaki 2002 yılı genel temizlik işi idari ve teknik şartnamenin 28.maddesinde davalı firmanın işçi alacaklarının ödenmesinden sorumlu olduğuna yönelik düzenleme bulunduğu gerekçesiyle davanın tümden kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı tarafından yapılan temyizi üzerine, Dairemizin 2014/10006 esas, 2014/30964 karar sayılı ilamı ile “... davacının toplam 4.489,79 TL ödeme yaptığı taraflar arasında çekişmesiz olup bu husus mahkemenin de kabulündedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının ödenen miktarın ne kadarından sorumlu olduğu noktasındadır. Taraflar arasında düzenlenen 2002 yılı hizmet alım sözleşmesinin eki olan Teknik Şartnamenin 28.maddesinde “…Firma işçi ve işveren hakkındaki haklardan dolayı işçi alınması, işçi haklarının ödenmesi işçi çıkartmalarının idarenin bilgisi dahilinde olmak üzere sorumluluk müteahhide ait olup kurum bu konularda hiçbir sorumluluk taşımayacaktır...” hükmü düzenlenmiştir. Anılan hüküm gereğince davacı idarenin yaptığı ödemenin 2002 yılına denk gelen kısmının tamamından davalı sorumludur. Davaya konu kıdem tazminatına ilişkin diğer dönemlerde taraflar arasında akdedilen sözleşme ve teknik şartnamelerde işçi alacaklarından sorumluluk hususunda bir düzenlemenin olmadığı anlaşılmaktadır. Bu dönemlere ilişkin olarakta asıl işveren olarak davacının davaya konu alacağın yarısından sorumlu olacağının kabulü ile; davalının alacağın yarısından sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. “gerekçesi ile bozulmuş,bozma sonrası mahkemece, bozma kararına uyulmuş, ancak 2002 yılına isabet eden işçilik alacağı tutarı hesaplanmaksızın toplam bedelin yarısı esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bozma ilamına uyulması halinde ,bozma doğrultusunda taraflar lehine usuli kazanılmış hak doğar,bu aşamadan sonra bozmanın gereklerinin yerine getirilmesi zorunludur. Hal böyle olunca, bozma ilamına aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.