
Esas No: 2017/25486
Karar No: 2019/22261
Karar Tarihi: 03.12.2019
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/25486 Esas 2019/22261 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı Kuruma ait işyerinde değişen alt işverenler bünyesinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davacı tarafından emeklilik sebebiyle feshedildiğini, davalıların ihtarnameye rağmen talep edilen alacakları ödemediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, davanın yöneltildiği Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun kapatıldığını, Valiliğin tüzel kişiliğinin bulunmadığını, davacının talep ettiği alacaklardan diğer davalı şirketin sorumlu olduğunu savunarak davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece, davacının davayı tüzel kişiliği bulunmayan ... Valililiği... Çocuk Yuvası Müdürlüğü ile kapanan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna yöneltmesi temsilde yanılma olarak değerlendirilerek, davanın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına teşmili ile Bakanlık aleyhine hüküm kurulması yerinde ise de, karar başlığının düzeltilmemesi yerinde değildir.
3-Davacının çocuk yuvasında üçlü vardiya ile çalıştığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Hükme esas alınan raporda, bir vardiyada çalışma saatinin (07:00-15:00 arası) 8 saat olduğu ve haftalık 45 saat çalıştığı belirlenmiştir. Bununla birlikte tanık beyanlarına göre davacının 10, 15 günde bir çift vardiya çalıştığı, hastalanan çocukların başında genelde davacının beklediği anlaşıldığından, ayda (7,5X2) 15 saat vardiyada, 5 saat ise hasta çocukların başında beklemekten kaynaklı fazla çalışma yapmış olabileceği sonucuna varılarak aylık toplam 20 saat fazla mesai ücret alacağı hesaplanmıştır.
Mahkemece rapordaki farazi kabul şekline göre hesaplanan fazla çalışma ücretinin hüküm altına alınması isabetsizdir. Dosyada günlük devam çizelgeleri bulunmakta olup, bu çizelgelere dikkate alınmadan, tanık anlatımlarına göre fazla çalışma ücreti hesaplanması hatalıdır. Hükme esas alınan raporda, salt tanıkların bu yöndeki beyanına göre günlük devam çizelgelerinin düzgün tutulmadığı sonucuna varılmış, tanık beyanlarına itibar edilerek fazla çalışma ücreti hesaplanmıştır. Ancak tanıkların “çizelgelerin düzgün tutulmadığı” yönündeki soyut anlatımı anılan kayıtlara itibar edilmeden sonuca gidilmesi için yeterli olmadığı gibi, çalışılan işyerinin niteliği dikkate alındığında da resmi kurumdaki kayıtlara itibar edilmemesi yerinde görülmemiştir.
Kabule göre ise, her bir davacı tanığının davacı ile birlikte çalıştığı süre, işyerinde yaptığı iş, davacının çalışma düzenini bilip bilmediği yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması, bu sebeple tanıkların her birinin ayrı ayrı bilgisine başvurulması gerektiği açık iken, dinlenen davacı tanıklarının anlatımlarının neredeyse tamamen birbirinin aynı olması bir başka bozma sebebidir.
Hal böyle iken, belirtilen yönler nazara alınmadan ve özellikle devam çizelgesi bulunan dönemler için bu kayıtlara göre değerlendirme yapılması gerektiği dikkate alınmadan yazılı gerekçe ile karar verilmesi hatalı olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
4-Yıllık izin ücretinin hesabında dosyada mevcut puantaj kayıtları ile bordrolar karşılaştırılarak, kayıtların birbirini doğrulamaması sebebiyle puantaj kayıtlarına itibar edilmeden sonuca gidilmiştir. Ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 31. maddesine göre davacı asil çağrılmalı, puantajda mevcut izinler konusunda beyanı alınarak oluşacak sonuca göre, bu kayıtlara itibar edilip edilmeyeceği belirlenmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
5-... 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/J. Maddesi uyarınca Yargılama Harçlarından muaftır. Hal böyle iken, kararın 9. fıkrasında “Davacı tarafça yapılan 525,50TL harcın 523,66TL"sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 1,84TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,” karar verilmesi Harçlar Kanununa açıkça aykırı olup, kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, 03.12.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.