13. Hukuk Dairesi 2015/29647 E. , 2017/3169 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat Serap Ataman"ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ...Devlet Hastanesi"nde 25.03.2002 tarihinde laborant olarak işçi statüsünde çalışmakta iken 14.11.2003 tarihinde memur kadrosuna geçirildiğini, İş Kanunu"na tabi olarak çalıştığı dönemde Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası"na üye olduğunu ve TİS"e göre hak ettiği alacaklarının ödenmemesi nedeni ile davalıya vekaletname vererek, işçilik döneminde hakettiği alacaklarının (TİS ücret farkı, ikramiye, sosyal yardım, hizmet zammı, konut yardımı, vasıta yardımı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti) alınması için dava açmasını istediğini, davalının ... 4. İş Mahkemesi"nin 2004/826E. Sayılı dosyası ile fazla mesai ve genel tatil ücreti talepli dava açtığını ancak üyelikten doğan diğer hak ve alacaklarının talep edilmediğini, talep edilen alacak kalemleri ile ilgili olarak da yanlış olarak yasal faiz istenildiğini, daha sonra ilk davanın hatalı açıldığı yönündeki uyarılar üzerine davalı tarafından bu defa ... 9. İş Mahkemesi"nin 2008/140E. Sayılı dosyası ile ... ücret farkı, ikramiye, sosyal yardım, hizmet zammı, giyim yardımı, konut yardımı ve bakiye fazla mesai alacağı ile genel tatil ücreti alacağı davasının açıldığını ve kesinleştiğini, bu davada da tüm alacak kalemlerine en yüksek banka mevduat faizi talep edildiğini, oysa talep edilen alacaklardan TİS ücret farkı, ikramiye, sosyal yardım, hizmet zammı, giyim yardımı, konut yardımı alacaklarının TİS"den kaynaklanması nedeniyle talep edilen faizin en yüksek işletme kredisi faizi olması gerektiğini, fazla mesai ve genel tatil alacaklarına ise en yüksek banka mevduat faizi talep edilmesi gerektiğini, hatalı istenen bu faiz türlerinin ıslah dilekçesi ile de düzeltilmediğini, bilahare talep edilen bu faizlere göre hesaplanan ve ayrıca başka hatalar da barındıran bilirkişi raporuna da itiraz edilmediğini, sonuçta hak ettiği paraların davalının kusuru ve ihmali sonucu ödenmediğini ileri sürerek oluşan zararından, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile, 9.000,00TL"sinin temerrüt tarihi olan 05.02.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş; 06.01.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talep miktarını 43.156,57 TL olarak artırmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 11.664,06 TL"nin 06/02/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, vekili olan davalının işçilik alacaklarıyla ilgili olarak açmış olduğu davada gerek faiz türü gerekse faiz başlangıcı yönünden hatalı istemde bulunarak zarara uğradığını ileri sürerek tazminat istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen ilk karar, Dairemizin 18.6.2013 tarih 2012/11879 E. ve 2013/16513 K. sayılı kararı ile davalının savunmasında belirttiği dava dosyalarının da incelenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş olup, bozma ilamı sonrasında mahkemece bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Esasen uyuşmazlık işletme kredisi faizinin hesabında hangi bankaların uygulamalarının esas alınacağı ve bu oranların sürekli olup olmadığı konusunda toplanmaktadır. Bunun için ilk ilamda belirtildiği üzere Toplu İş Sözleşmesinin belirlenen ödeme tarihi başlangıç alınarak birer yıllık devreler belirlenmeli ve bu devrelerde işletme kredisi faizini fiilen uygulamış bankaların uyguladıkları faiz oranları esas alınmalıdır. İlamda hükmedilen ücret alacaklarına uygulanacak en yüksek işletme kredisi faiz oranının tespiti için ise HGK.nun 20.09.2006 tarih, 2012/594-534 Esas ve Karar sayılı kararında ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesi ile 12. Hukuk Dairesi"nin emsal içtihatlarında da vurgulandığı, üzere; mahkemece, tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde işletme kredilerine fiilen uyguladıkları en yüksek faiz oranının sorulması; hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarı ile varsa eksik istenen faiz miktarının bilirkişiye hesaplatılması gerekir.
Somut olayda davalı taraf 01.12.2011 tarihli dilekçesi ile banka isimlerini bildirmiş; mahkemece, davacı tarafa banka isimlerini bildirme imkanı verilmeden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonuca gidilmiştir. Bu durumda mahkemece, yapılacak iş davacı tarafa da işletme kredisi faiz oranlarının sorulmasını istediği banka isimlerini bildirmek üzere süre ve imkan verildikten sonra, bildirilen tüm bankalardan fiilen uyguladıkları işletme kredisi faiz oranları getirtilerek en yüksek işletme kredisi faiz oranı tespit edilerek bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle, faiz hesaplanırken birer yıllık dönemler halinde hesaplanması gerektiği de gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.