Abaküs Yazılım
5. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/10843
Karar No: 2022/4005
Karar Tarihi: 09.03.2022

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2020/10843 Esas 2022/4005 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davanın konusu, tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın tazminidir. Davalı Hazine, istinaf başvurusu sonucunda esastan reddine karar verilmiştir. Ancak, yüzölçümü hatalı olarak tespit edilen taşınmazın ihale ile satın alınması sırasında davacının diğer katılımcılara yüksek sesle yüzölçümündeki farklılığı belirttiği ve kazanımını koruyamayacağı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacının ağır kusuru ile illiyet bağının kesildiği ve davanın reddedilmesi gerektiği kararına varılmıştır. TMK'nın 1007. maddesi, Devlet sorumluluğunu kapsamaktadır. Ancak, hatalı tutulan tapu sicili yeterli değildir ve öncelikle bir zararın ve bu zararın tapu sicilinden doğması veya kaynaklanması gereklidir. Ayrıca, kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin veya üçüncü bir kişinin ağır kusurunun olması ya da zararın doğmasında öngörülmeyen bir halin etkili olması gerekmektedir. Kararda, TMK'nın 3. maddesi de belirtilerek davacının iyiniyetli olmadığı vurgulanmaktadır. Kararda belirtilen kanun maddeleri: TMK'nın 1007. ve 3. maddeleri.
5. Hukuk Dairesi         2020/10843 E.  ,  2022/4005 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

    Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda; ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesinin yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmünün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekilince istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

    - K A R A R -
    Dava, tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
    İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı; davalı Hazine vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nce HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Aşağıda açıklanan gerekçelerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra, Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/197 Esas - 2020/80 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
    Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; dava konusu İstanbul İli, Silivri İlçesi, Değirmenköy Mahallesi, 4153 parselde kayıtlı taşınmazın 1978 yılında yapılan tapulama ile 2700 m² olarak dava dışı kişiler adına tapuya tescil edildiği, Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006/1242 Esas - 2013/263 Karar sayılı ortaklığın giderilmesi davasının kabulüne dair kararın kesinleşmesi üzerine Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğu’nun 2014/18 sayılı satış dosyası üzerinden yapılan açık artırma sonucu 2700 m² dava konusu taşınmazın davacı tarafından 76.250,00-TL karşılığında 27.04.2015 tarihinde satın alındığı, davacının 08.05.2015 tarihinde LİHKAB’dan aplikasyon talebinde bulunması üzerine taşınmazın gerçek yüzölçümü ile tapudaki yüzölçümü arasında tecviz sınırını aşan miktarda hata tespit edildiği ve LİHKAB talebi ile dava konusu taşınmazın tapu kaydına 29.05.2015 tarihli “Kaba yüzölçümü hatası vardır” şerhinin konulduğu, ihalenin usule aykırı olarak yapıldığı iddiasıyla 22.06.2015 tarihinde davacı tarafından açılan ihalenin feshi davasının Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/492 Esas - 2015/886 Karar sayılı ilamı ile reddedildiği, kararın temyiz yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği; davacının, taşınmazın yüzölçümünün hatalı olması nedeniyle hatanın giderilmesi için gerekli düzeltme işlemine muvafakat ettiğine dair bila tarihli dilekçesine istinaden Kadastro Müdürlüğü’nce 07/06/2016 tarihli teknik hataların düzeltilmesi formu ile taşınmazın 2700 m² olan yüzölçümünün 1.093,49 m² olarak düzeltildiği ve bu alan üzerinden davacı adına tapuya tescil edildiği, eldeki davanın 08.08.2017 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.
    Tapu işlemleri, kadastro tespiti işlemlerinden başlayarak, birbirini takip eden sıralı işlemler olup, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan, bu kayıtlarda yapılan hatalardan TMK'nın 1007. maddesi anlamında Devlet sorumludur. Ancak TMK'nın 1007. maddesi kapsamında Devletin sorumluluğu için salt tapu sicilinin hatalı tutulması yeterli olmayıp, öncelikle bir zararın ve bu zararın tapu sicilinin tutulmasından doğması veya kaynaklanması gereklidir. Bu sorumluluk objektif (kusursuz) sorumluluk halidir. Diğer bir anlatımla, zararın meydana gelmesi sonucu illiyet bağının kesilmemiş olması durumunda Hazinenin sorumlu tutulacağı hüküm altına alınmış bulunmaktadır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması ya da zararın doğmasında öngörülmeyen bir halin etkili olması gerekmektedir.
    Somut olayda, açık arttırma ile 2700 m² olarak satın alınan tazminat isteğine dayanak taşınmazın yüzölçümü hatalı olarak tespit edilmiş ise de tanık olarak dinlenilen aynı gün ihaleye katılan kişiler ile ihalede görevli satış memurunun aynı doğrultudaki beyanlarından , davacı ...’in dava konusu taşınmazı ihale ile satın almadan önce tapudaki yüzölçümü ile gerçek yüzölçümü arasında fark olduğunu bildiği ve bu hususta ihaleye katılacak diğer kişilerin de duyacağı kadar yüksek sesle konuşmak suretiyle ihaleye katılımın azalmasına sebebiyet verdiği ve dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki yüzölçümü ile gerçek yüzölçümü arasında fark olduğunu bildiği halde taşınmazı satın aldığı , yözölçümündeki farklılığı bilen veya bilmesi gereken kişinin kazanımının korunamayacağı, davacının hakların kazanılmasına ilişkin olan TMK'nın 3. maddesi uyarınca iyiniyetli bulunmadığı, davacının ağır kusuru ile illiyet bağının kesildiği anlaşıldığından, davalı aleyhine açılan davanın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi,
    Doğru görülmemiştir.
    Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/197 Esas - 2020/80 Karar sayılı ilamının açıklanan nedenlerle HMK'nun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 09/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi