23. Hukuk Dairesi 2017/1495 E. , 2018/4295 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl dosyada şikayetçi vekili ve şikayet olunan ... vekili ile birleşen dosyada şikayetçi Vergi Dairesi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Asıl dosyada şikayetçi ... vekili, takip borçlusu müvekkiline ait taşınmazların satışı üzerine düzenlenen sıra cetvelinde, satış bedellerinin satış tarihinden itibaren nemalandırılmadığını, ayrıca ...’ya ve Vergi Dairesine yapılan ödemeler dikkate alınarak son borç durumunun sorulmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini istemiştir.
Birleşen dosyada şikayetçi ... Vergi Dairesi Başkanlığı vekili, müvekkili kuruma garameten pay ayrılan sıra cetvelinde, garameye giren tüm alacaklıların alacak miktarları gösterilmediğinden, hesaplamanın doğru olup olmadığını denetleyemediklerini ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini istemiştir.
İcra Mahkemesince, takip borçlusu tarafından ... ve Vergi Dairesine yapılan ödemeler gözetilerek ilgili kurumlardan son borç durumu sorulmadan düzenlenen sıra cetvelinin usul ve yasaya aykırı olduğu, ancak satış bedelinin nemanlandırılması gerektiğine yönelik şikayetin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen dosyalardaki şikayetlerin kabulü ile 10.06.2015 tarihli sıra cetvelinin iptaline, satış bedelinin nemalandırılmasına ilişkin şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl dosyada şikayetçi vekili ve şikayet olunan ... vekili ile birleşen dosyada şikayetçi Vergi Dairesi vekili temyiz etmiştir.
1) Asıl ve birleşen dosyalarda şikayet sıra cetveline ilişkindir.
HMK"nın 297. maddesinde hükmün kapsamı düzenlenmiştir. Asıl ve birleşen dosyalardaki şikayetlerin tahkikat aşamaları ortak olmakla birlikte, şikayetler bağımsızlıklarını korurlar. Bu itibarla mahkemece asıl ve birleşen dosyaların her biri hakkında anılan yasal düzenlemeye uygun olarak ayrı ayrı ve infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken her iki dosya için ortak tek bir hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Öte yandan, İİK"nın 142. maddesinde; "Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise sıraya dair şikayetlerin İcra Mahkemesine yapılacağı öngörülmüştür. Sıra cetveline karşı şikayette husumet, kural olarak sıra cetveline giren ya da girme hakkı bulunduğu halde sıra cetveline alınmayan alacaklılar tarafından aynı iştirak derecesi ya da üst sırada bulunup kendilerine pay ayrılan diğer alacaklılara karşı yöneltilir. Anılan yasal düzenleme ile sıra cetveline şikayet hakkı takip alacaklılarına tanınmış olup, borçlunun alacaklı sıfatı bulunmadığından ve kendisine pay ayrılmadığından, sıra cetveline karşı şikayet hakkı bulunmadığı gibi borçluya karşı husumet de yöneltilemez. Husumetin, şikayetin kabulü halinde sırası değişecek alacaklılara yöneltilmesi gerekir.
Somut olayda asıl dosyada şikayetçi-birleşen dosyada şikayet olunan ..."nun takip borçlusu olduğu anlaşılmış olup mahkemece bu husus gözetilerek asıl ve birleşen dosyalarda yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2)Bozma nedenine göre, asıl dosyada şikayetçi vekili ve şikayet olunan ... vekili ile birleşen dosyada şikayetçi Vergi Dairesi vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün, re"sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl dosyada şikayetçi vekili ve şikayet olunan ... vekili ile birleşen dosyada şikayetçi Vergi Dairesi vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadelerine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.09.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.