3. Hukuk Dairesi 2019/5557 E. , 2019/10701 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki sözleşmesin iptali ve tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, dava dilekçesinde özetle; Oto Kuaförü olarak kullanmak üzere 01.08.2012 tarihli kira sözleşmesi ile davalıdan dava konusu taşınmazı 5 yıllığına kiraladığını, kaba inşaat halinde kiralanan taşınmaza uzun süreler kiracılık ilişkisinin devam edeceğini düşünerek 90.000,00 TL masraf yaptığını, ruhsat için belediyeye başvurduğunda ise dava konusu yerin sığınak olması nedeniyle ruhsat verilemeyeceğinin bildirildiğini, davalıya durumun bildirilmesine rağmen davalının hiç ilgilenmediğini, bunun üzerine dava konusu yeri kapatmak zorunda kalındığını, bu nedenle dava konusu kira sözleşmesinin B.K. 301 vd. maddeleri gereği 01.08.2012 tarihi itibarıyla haklı nedenle feshine, şimdilik 90.000,00 TL tazminatın ihtarın tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının kendisine hiç kira parası ödemediğini, hakkında icra takibi yapılıp tahliye dava açıldığını, tahliye edileceğini anlayan davacının kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, dava dilekçesine ek olarak sunulan kira sözleşmesinin hususi şartlar bölümünde masraflara ilişkin yazılı kısmın sonradan kendisinin kabul, onay ve parafı olmadan ilave edildiğini, dosyaya sunulan faturaların da asılsız olduğunu bu nedenle akdin feshi talebi ile faydalı ve kalıcı masrafların bedeli dışında kalan maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile, taraflar arasındaki 01/08/2012 tarihli kira sözleşmesinin feshine, 90.000,00 TL tazminatın tahsiline dair verilen hükmün davalı tarafça temyizi üzerine dairemizin 2017/9966 E 2017/6030 K sayılı ilamıyla kararın bozulmasına karar verilmiş bozma ilamına karşı davacının karar düzeltme yoluna başvurması üzerine dairemizin 2017/15392 E 2018/1085 K sayılı karar düzeltme ilamıyla kira sözleşmesinde hususi şartların bulunduğu sayfada “Not; otokuaföre yapmış olduğum 90.000-TL masrafı herhangi bir anlaşmazlık olduğunda veya kira kontratının bitim tarihinde ...’a 90.000-tl ödeyecektir.’’ şeklinde düzenleme bulunduğu, taraflarca kira sözleşmesinin aslı ibraz edilememiş ve davalı kiraya veren, sözleşmede "not" olarak eklenen ve davalının parafı bulunmayan kısmın sözleşmeye sonradan davacı kiracı tarafından eklendiğini belirterek fotokopi belgeye karşı çıkmışsa da, davalı kiraya verenin, 20.12.2012 tarihinde Bursa 16. İcra Müdürlüğü’nün 2012/12068 E sayılı takip dosyasında davacı kiracı aleyhine başlattığı icra takibine dayanak olarak üzerinde "not" kısmı da bulunan aynı sözleşmeyi ibraz ettiği , bu durumda sözleşmede yazılı olan not kısmının geçerli olduğunun kabulü gerektiği, ancak davacı kiracı kira bedellerini ödemeyerek hakkında takip yapılmasına ve tahliye kararı verilmesine kendi kusuruyla sebebiyet vermekle kendi kusurundan kaynaklanan nedene dayanarak hak talep edemeyeceğinden ve sözleşmede "Not" kısmında yazılı olan şartlar gerçekleşmediğinden sözleşmede yazılı olan bu cezai şartta dayanılarak 90.000 TL cezai şartın tahsiline karar verilemeyeceği, ancak kural olarak kiracı tarafından kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu imalat bedellerinin dava tarihi itibarıyla uygulanması gereken vekâletsiz işgörme ( BK.nun m. 414) ve sebepsiz zenginleşme (BK.nun m. 61 vd.) hükümlerine göre kiraya verenden istenmesi mümkün olduğundan somut olayda; taraflar arasında imzalanan 5 yıllık sözleşme süresi dolmadan sözleşmenin 1. yılında kiralananın tahliye edilmesi nedeniyle davacı kiracının yapılan bu imalat bedellerini davalıdan talep edebileceği, bu durumda mahkemece, gerektiğinde yerinde yeniden keşif yapılarak kiracının kiralanan üzerine yaptırdığı imalat ve tesislerin faydalı, zaruri ve kalıcı imalatlar olup olmadıkları, sökülüp götürülüp götürülemeyeceği, davalı kiraya veren tarafından benimsenerek kullanılıp kullanılmadığı araştırılıp faydalı, zaruri ve sökülüp götürülemeyecek olduklarının anlaşılması halinde bu imalatların yapım tarihlerindeki değerlerinin(sözleşmenin başında yapıldığının kabulü ile) tespiti ve kiralananın 5 yıllık kira süresinin 12. ayında tahliye edildiği de dikkate alınarak davacı kiracının kiralananı kullandığı süreye göre yıpranma payı da düşülmesi suretiyle belirlenecek bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle ilk derece mahkemesi hükmü bozulmuştur.
Bozma sonrası mahkemece bozmaya uyularak, bilirkişi raporuna göre zorunlu ve faydalı masrafların yıpranma payı düşüldükten sonra değerinin 33.665,00TL olduğu, bunun dışında götürülebilecek taşınır malların değerinin ise 12.685,00TL olduğu, her ne kadar taşınır eşyaların davacıya iade edilebileceği düşünülse dahi tutanaktır isimli 05/07/2013 tarihli belgeye göre taşınır eşyalar davalı tarafça benimsenip teslim alındığına göre bunların bedellerinden de davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Her ne kadar 46.350,00TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de hükme esas alınan inşaat bilirkişisi raporunda talep edilen imalat kalemleri bakımından faydalı masraf mı olduğu zorunlu masraf mı olduğu lüks masraf mı olduğu ayrımı yapılmamış, bunların sökülüp götürülebilir nitelikte mi sabit nitelikte mi olduğu incelenmemiştir. Bilirkişi raporunda imalat tarihi itibariyle hesaplama yapılması gerekirken dava tarihi itibariyle değerleri belirlenip yıpranma payı düşülmüşür. Makinalar bakımından da bu alanda uzman olmayan inşaat mühendisi bilirkişinin tespiti hükme esas alınamaz. Dolayısıyla hükme dayanak olan bilirkişi raporu hüküm kurulmasına elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece, talep edilen masraf kalemlerine göre alanında uzman bilirkişi heyetinden, makinalar bakımından makine mühendisi bilirkişinin de aralarında bulunduğu bilirkişi heyetinden, rapor alınarak, kiracı tarafından yapılan imalatların hangilerinin zorunlu ve faydalı masraflar, hangilerinin lüks masraflar olduğunun belirlenmesi, imalatların imal tarihleri itibariyle kalem kalem değerleri, yıpranma durumları, sabit nitelikte olup olmadıkları ayrıntılı olarak tespit edilerek kiraya verenin sorumluluğunun zorunlu ve faydalı imalatların imal tarihindeki değerinden yıpranma payı düşülmek suretiyle bulunacak değer kadar olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.