
Esas No: 2017/1989
Karar No: 2017/5156
Karar Tarihi: 28.09.2017
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2017/1989 Esas 2017/5156 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 29/12/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın reddine, davalı ..."a yönelik açılan davanın kabulüne dair verilen 10/06/2006 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davalılar ... ve ... hakkındaki dava reddedilmiş, diğer davalı ... hakkındaki dava kabul edilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davacının işyerinde olmadığı sırada çalışanının yanına davalılardan ... ve ..."un geldiğini, ..."un ... C.Savcısı olarak kendini tanıtarak 5600 EURO satın aldığını, paranın da ... ile gönderileceği söylenerek iş yerinden ayrıldıklarını ancak ..."un ..."ı başka bir yere göndermek sureti ile davacının dolandırıldığını, paranın da verilmediğini ileri sürerek uğramış olduğu maddi zararların tazminini talep etmiştir.Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.Mahkemece, davalılar ... ve ... yönünden reddine, davalı ... yönünden davacıyı zarara uğrattığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece son oturumda kurulan hükümde; "Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukat Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca 5600 EURO"nun karar tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden hesap edilen 18.424,00 TL vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı ..."a verilmesine, " karar verilmişken, daha sonra yazılan gerekçeli kararda; ""davalı ... lehine 2.210,88 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, kısa kararda sehven dava değerinin yazılıp, bu değer üzerinden alınması gerekli 2.210,88 TL vekalet ücretinin belirtilmediği, ancak mahkememizce karardan el çekilmiş olması nedeniyle resen düzeltme yapılamayacağından kısa karara uygun aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir ."" şeklinde karar verilmiş ve böylece hükümle gerekçe arasında açık bir çelişki ortaya çıkmıştır. Böyle bir durumun bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunca 10/04/1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir. O halde, mahkemece yapılacak iş; önceki kısa kararla bağlı olmaksızın; kısa karara uygun olarak gerekçesini yeniden düzenlemek veya gerekçeye uygun nitelikte yeni bir kısa karar oluşturmak ve bu şekilde kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiyi gidermektir.
Mahkemece kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.