23. Hukuk Dairesi 2015/4567 E. , 2016/1695 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kayıt kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, .... .... İcra ve İflas Müdürlüğü"nün ... İflas sayılı dosyasında Müflis .... İflas Masası - dosyasına alacak kaydı olarak yazdırılan ...TL alacağın ... TL"sinin reddedildiğini ileri sürerek, iflas tarihi olan ..."den itibaren ...TL alacağın işleyecek faizinin de dikkate alınarak İİK"nın 235. maddesine göre kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı iflas idare memurları cevap dilekçesinde, ....Asliye Ticaret Mahkemesi"nin ....E. sayılı dosyasının Yargıtay ..ukuk Dairesi"nin ... tarih ve .... E., ...K. sayılı kararı ile bozulduğunu, bu nedenle iflas idaresinin görevinin sona erdiğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre;... Asliye Ticaret Mahkemesi"nin... E. sayılı dosyası üzerinden verilen iflas kararının Yargıtay ...Hukuk Dairesi"nin ...tarih ve ... E., ...K. sayılı kararı ile bozulduğu, iflas masasının dağıldığı ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, iflas sıra cetvelinde alacağın kayıt ve kabulüne karar verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yargılama sırasında Müflis ... hakkındaki iflas halinin ortadan kalktığı ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İİK"nın 235. maddesi uyarınca, sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. Bu davada, iflas idaresi müflis şirketi temsilen hasım konumundadır. Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları davalar olup, genel mahkemelerdeki alacak davalarından farkı, süreye tabi olması, yetkinin kesin yetki olması, ticaret mahkemesinin görevli olması ve İİK"nın 235/3. maddesine göre basit yargılama usulünün uygulanmasıdır. Diğer yandan, genel mahkemelerde görülen alacak davası esnasında davalının iflasının açılması halinde dava, kendiliğinden kayıt kabul davasına dönüşür ve Dairemiz"in istikrar kazanmış uygulamaları da bu yöndedir (Dairemizin .... tarih ve ... E., ... K.).
Öğreti ve uygulamada genel kabul gören tanımıyla dava konusu, davacının belirli bir vakıaya dayanarak hukuki talepte bulunmasıdır. Yargılama esnasında davanın konusunun ortadan kalkması hâlinde artık esas talep hakkında yargılama yapılmasına gerek kalmayacağından mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilir (Kuru, B./Arslan, R./Yılmaz, E; Medeni Usul Hukuku, 14. Baskı, Ankara, 2002, s. 543).
Kayıt kabul davalarındaki esas talep, genel alacak davalarından farklı olmayıp, alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamak amacıyla iflas sıra cetvelinde alacağın kayıt ve kabulüne karar verilmesi isteğidir. Bu açıdan kayıt kabul isteği, alacak davalarının özel bir görünüm şeklidir ve niteliği gereği alacağın tahsiline ilişkin isteği de içeriğinde barındırır. Somut olayda, mahkemece iflas hâlinin ortadan kalktığı ve iflas masasının dağıldığından bahisle davanın konusuz kaldığı sonucuna varılmış ise de, davaya konu alacak istemi hâlen varlığını devam ettirdiğinden davanın konusuz kaldığından söz edilemez. Aksi halde, kayıt kabul istemine dönüşen alacak davalarında da davalının iflas halinin ortadan kalkması durumunda davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilecek olup, bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık varlığını devam ettirmesine rağmen çözüme kavuşmamış olur ve 1982 tarihli Anayasamız"ın 36. ve AİHS"in 6. maddesi anlamında hak arama hürriyetinin ihlali gündeme gelir.
Bu durumda, mahkemece, kayıt kabul isteminin alacağın tahsili istemini de içeriğinde barındırdığı ve uyuşmazlığın devam ettiği göz önünde bulundurulup, müflis şirket hakkındaki iflas kararı ortadan kalktığı için şirket tüzel kişiliği davaya dahil edilerek, yapılacak yargılama sonucu oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, .... tarihinde oybirliğiyle karar verildi.