23. Hukuk Dairesi 2015/8467 E. , 2016/1693 K.
"İçtihat Metni".Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : .. .. ... Asliye Hukuk Mahkemesi
.
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili, müvekkillerinin ilama dayalı borçlu şirket nezdinde doğmuş işçilik alacakları için ilamlı icra takibi yapılarak takiplerin kesinleştiğini, Kartal 2. İcra Müdürlüğü"nce 11.01.2012 tarihinde düzenlenen sıra cetvelinde müvekkillerinin alacaklarının işçi alacağı olması sebebiyle ilk sırada yer alması gerektiğini ve ilk sıradaki davalının alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işçi alacaklarının iflas sıra cetvelinde imtiyazlı alacak olduğunu ve haciz sıra cetvelinde bu kuralın uygulanamayacağını, müvekkilinin alacağının gerçek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı alacaklının borçlu şirket aleyhine giriştiği icra takibine konu alacağın gerçek olduğuna dair icra takibinden önce düzenlenmiş herhangi bir belge bulunmaması, ortağı bulunduğu şirket alacağı için şahsen takip yapmasının, şirket alacağının şahsi alacağı olarak kabul edilmesinin mümkün olmamasına göre takibe konu alacağın dayanağının bulunmadığı, davacıların alacaklarının ise işçi alacakları olması ve .. tarihinde açılmış davalar sonunda verilen mahkeme ilamlarına dayalı olması nedenleriyle İİK"nın 100 ve 206. maddeleri uyarınca sıra cetvelinde ilk sırada yer almaları gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Borçluya ait mahcuz satış bedelinin bütün alacaklıların alacağını karşılamaması halinde düzenlenecek sıra cetveline itiraz, alacağın esas ve miktarına ya da hem sıraya hem alacağın esasına yönelikse dava yoluyla genel mahkemede (İİK"nın m. 142/1), itiraz sadece sıraya yönelikse şikayet yoluyla icra mahkemesinde (İİK"nın m. 142/son) ileri sürülmelidir. Hem sıraya ve hem de alacağın esas ve miktarına yönelik itirazların birlikte ileri sürülmesi halinde mahkemece kural olarak, önce sıraya yönelik uyuşmazlığın çözülmesi, bu itirazın yerinde olmadığının anlaşılması halinde ise davalı alacağının varlığına ve miktarına yönelik itirazın incelenmesi gerekir.
Davacı, davalının alacağının hem sırasına hem de esasına itiraz etmiş olup, mahkemece öncelikle sıraya ilişkin itiraz incelenmeli, sonucuna göre esasa ilişkin itirazın incelenmesine geçilmelidir.
.
İİK"nın 206. maddesi, anılan Yasa"nın “İflasın hukuki neticeleri” başlıklı yedinci babında yer almaktadır. Bu madde hükmü, iflas tasfiyesi sırasında düzenlenen sıra cetvelindeki imtiyazları düzenlemekte olup, hacze iştirak hali dışında haciz yolu ile ilgili takiplerde uygulanmaz. Haciz yolu ile takiplerde bedeli paylaşıma konu malın satış tutarı bütün alacaklıların alacaklarını karşılamaya yetmezse, bir sıra cetveli düzenlenir. Haciz yolu ile takiplerde düzenlenen sıra cetvelinde kural, alacaklıların haciz tarihlerine göre sıralanmasıdır.
Bunun için ilk kesin haciz sahibi alacaklı ve buna iştirak edebilecek diğer alacaklılar belirlenerek hacze iştirak dereceleri oluşturulur. İİK"nın 140. maddesinin ikinci fıkrasında 206. maddeye atıf yapılmış ise de, bu maddedeki imtiyazların sadece aynı derecede hacze iştirak eden ve kamu alacağı sahibi olmayan alacaklılara karşı ileri sürülmesi mümkündür. Diğer bir deyişle, İİK"nın 206. maddesindeki imtiyazlar, (hacze iştirak hali hariç, İİK.m.100-101) haciz yolu ile takiplerde düzenlenen sıra cetvellerinde, sonraki tarihli haciz sahibi alacaklıyı önceki tarihli haciz sahibi alacaklının önüne geçiremez. İşçi alacakları iflas halinde birinci sırada imtiyazlı ise de, hacze iştirak halinde İİK"nın 100. madesindeki sayılan koşullara sahip olmaması halinde haciz tarihi daha önce olan alacaklıların önüne geçemez. Somut olayda, davacıların .. tarihinde açılmış davalar sonucu alınan ilamlar ile işçilik alacaklarını talep ettikleri, ilk haciz sahibi davalının .. tarihi itibariyle takip talebinde bulunduğu nazara alındığında hacze iştirak için İİK"nın 100. maddesi şartlarının davacılar açısından oluşmadığı anlaşılmakta olup, mahkemenin aksi yöndeki gerekçesi doğru olmamıştır.
Diğer yandan davacılar, davalının alacağının muvazaalı olduğunu belirterek alacağın esasına da itiraz etmişlerdir. Muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında iddia, kural olarak, borçlu ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisi oluşturarak, diğer alacaklılardan mal kaçırma amacı güttükleri noktasındadır. Bunun için muvazaalı muamelenin borçlandırıcı işleme göre yapıldığı tarih önem taşır. Muvazaadan söz edilebilmesi için, kural olarak, muvazaalı olduğu ileri sürülen alacağın, kendisinden mal kaçırıldığı iddia edilen alacaktan daha sonra veya yakın tarihlerde doğmuş olması, diğer anlatımla kural olarak muvazaalı tasarrufun, diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerekir. Daha önce doğan alacak, daha sonra doğan alacak için muvazaa oluşturamaz. Takip işlemlerinin hızlandırılması, İİK’nın 20. maddesi uyarınca sürelerden feragat ve haczin borçlunun beyanı üzerine konulması, tek başına muvazaayı gösteren vakıalar değildir. Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü, davalı alacaklıdadır. Davalı alacaklı alacağının varlığını ve miktarını, takipten önce düzenlenmiş ve üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek nitelikte olan usulüne uygun, birbirini doğrulayan yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Her zaman düzenlenmesi mümkün olan çek ve bono, alacağın varlığını ispatlamaya tek başına yeterli değildir. Senetler ve çekler ancak tarafları ve onların cüz"i ve külli halefleri yönünden delil niteliğinde olup, temel ilişkinin ve kambiyo ilişkisinin dışında kalan davacı üçüncü kişi bakımından bu nitelikte bir ispat vasıtası olarak kabul edilemez.
Somut olayda, davalı, .. .. İcra Müdürlüğü"nün 2009/8388 esas sayılı icra dosyasından .. tarihinde 30.000,00 TL alacak için icra takibine başlamış olup, alacağın dayanağı olarak borçlu ile dava dışı araç kiralama şirketi arasındaki .. tarihindeki sözleşmeyi ve muhtelif tarihli faturaları göstermiş ise de, icra takibinin dava dışı araç kiralama şirketi tarafından değil bizzat davalının kendi adına yapılması ve davalının .
şahsen borçludan alacağının bulunduğunu ispatlayamaması karşısında mahkemece alacağın esasına ilişkin itirazın yerinde olduğu gözetilip, bu gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, sıra cetveline itiraz davalarında, icra hukuk mahkemesindeki şikayet prosedüründen farklı olarak sıra cetvelinin iptaline değil, davalıya ayrılan payın, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere öncelikle davacıya ödenmesine, artan kısım bulunması halinde, davalıya bırakılmasına karar verilmesi zorunludur.
Açıklanan nedenler karşısında; mahkemece sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi doğru olmamış ise de, mahkeme kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK"nın 438/son maddesi uyarınca gerekçesi yukarıda yazılı olduğu şekilde değiştirilerek ve hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK"nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, HUMK"nın 438/son maddesi uyarınca hükmün gerekçesi değiştirilerek ve HUMK"nın 438/7. maddesi uyarınca HÜKÜM fıkrasının 1. bendindeki, ""sıra cetvelinin iptaline" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine "Sıra cetvelinde davalıya ayrılan paydan bu davadaki yargılama giderleri ile birlikte davacıların alacaklarının ödenmesine, artan kısım bulunması halinde davalıya verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, ... tarihinde oybirliğiyle karar verildi.