Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/25697
Karar No: 2015/3623
Karar Tarihi: 10.02.2015

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2014/25697 Esas 2015/3623 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2014/25697 E.  ,  2015/3623 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

    ... ile Palandöken ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair .. Asliye Hukuk Mahkemesi"nden verilen 03.10.2013 gün ve 620/772 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davalı ... ... (Hazine) vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı vekili, .. İli, Merkez İlçesi, ... Köyü Güvenlik Mevkisindeki 73 nolu parselde kayıtlı tarlanın tapu kaydı tesisinde salt ismi olan davalının başkaca kimliği ve ikametgahı olmayan ...isimli şahsın 264/1536 hisse sahibi olarak sehven tapu kaydına hissedar olarak yazıldığını, bu haliyle kimliği ve ikametgahı belirsiz şahsın müvekkilinin tapusuna hissedar olarak kaydının yapılmasının davacıyı mağdur ettiğini belirterek, 73 nolu parselde kayıtlı taşınmazın ... oğlu ... adına tespiti yapılan 264/1536 payının tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı Tapu Müdürlüğü Hazine vekili, ..."na göre mirasçı bırakmadan ölen kişilerin mirası devlete intikal ettiğinden yapılacak araştırma ve inceleme sonucu alınacak veraset ilamı ile devletin yasal mirasçı olduğunun tespit edilmesi halinde anılan parselin Hazine adına tescili için dava açılacağından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
    Mahkemece, tapu kaydına göre 264/1536 hisse sahibi ... oğlu ... isminde bir kişinin olmadığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde böyle bir kişinin hiç yaşamadığı, taşınmazın tamamının davacı tarafından 20 yılı aşkın bir zamandan beri malik sıfatıyla kullandığı anlaşılmış olup, ..."nun 713 maddesindeki şartlar oluştuğundan davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm ... Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, TMK’nun 713/2. fıkrasında yazılı üç hukuki sebepten biri olan "...maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan..." hukuki sebebine dayalı olarak ve tapu kütüğünün bu nedenle hukuki değerini yitirdiği ve harici satın alma gerekçesiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
    Mahkemece, dava konusu 73 parsel sayılı taşınmazın 264/1536 pay sahibi... oğlu..."ın kim olduğu anlaşılamadığından kazanım koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, söz konusu davada taraf teşkili sağlanmamıştır.
    Davacı vekili, tapu malikinin tapu kütüğünden anlaşılamayan kişi olduğunu açıklayarak ve bu hukuki sebebe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Tapu iptali ve tescil davalarında kural olarak, dava kayıt malikine, kayıt maliki ölmüş ise mirasçılarına yöneltilerek açılır. ... ... davalı gösterilmek suretiyle yargılama sürdürülmüştür. TMK.’nun 713/2.fıkrasında yer alan, birbirinden bağımsız üç ayrı hukuki sebeplerden birine dayanılarak açılan davalar nitelikleri gereği özel nitelikli davalar olup, kayıt malikine karşı açılması kayıt maliki ölmüş ise belirlenecek mirasçılarına karşı açılarak yürütülmesi gereken davalardandır. TMK 501.maddesi gereği hazine son mirasçı olarak davada yer alabilir. Daire ve Yargıtay uygulaması da bu yöndedir.
    Bu bakımdan davada taraf teşkilinin sağlandığı söylenemez. 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca mahkemece kayıt malikinin, kayıt maliki ölmüş ise mirasçıları belirlenerek adlarına usulüne uygun tebligat yapılması, ya da kayıt maliki veya mirasçıların açık adreslerinin tespit edilememesi nedeniyle ilan yoluyla dava dilekçesinin tebliği yoluna gidilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 22.02.2012 tarih ve 2011/8-763 Esas, 2012/85 Karar sayılı ilamları gereğince kayıt malikinin tapu kütüğünde kim olduğu anlaşılamayan hukuki sebebine dayalı olarak açılan davalarda kayıt malikinin açık adresinin tüm araştırmalara rağmen belirlenememesi durumunda 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca yöntemine uygun bir biçimde ilan yoluyla tebligatın yapılması görüşü benimsenmiştir. Daire uygulaması ve HGK kararı gözardı edilerek ilanen tebliğ yoluna gidilmemesi usule aykırıdır.
    Bundan ayrı HMK"nun hukuki dinlenilme hakkı başlığını taşıyan 27. maddesine göre;
    "(1) davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
    (2) Bu hak;
    a-Yargılamayla ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
    b-Açıklama ve ispat hakkını,
    c-Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir." söz konusu madde de yer alan hukuki dinlenilme hakkı aynı zamanda davada taraf teşkilinin sağlanmasını da kapsamaktadır. Kayıt maliki durumunda bulunan ... oğlu ... veya mirasçılarının davaya dahil edilmeden beyanları alınıp dinlenilmeden ve savunma hakkı kısıtlanarak hüküm kurulması Anayasa"nın 36.maddesine aykırı düşer.
    TMK"nun 501.maddesi uyarınca Hazine son mirasçı sıfatıyla TMK"nun 713/2.maddesine dayalı olarak açılan davalarda davalı durumunda olabilir. Kayıt maliki ... oğlu ...ın ölü veya sağ olduğu bilinmediği gibi veraset ilamı da alınmış değildir. Her şeye karşın Hazine"nin davalı olmasında Devletin hukuki yararı bulunmaktadır.
    Kaldı ki, dava konusu 73 parsel sayılı taşınmaz 05.06.1981 tarihli kadastro çalışmaları sırasında, 24.06.1967 tarih 164 ve Şubat 339 tarih 12 sıra nolu tapu kayıtları ile 1272/1536 pay ...oğlu ... ve 264/1536 pay ... (...) oğlu ... adlarına tespit edilmiş, kadastro tutanağının itirazsız kesinleşmesi üzerine 14.10.1981 tarihinde tespit malikleri adına tapu kaydı oluşturulmuştur. Bu halde, tapuda adı yazılı bulunan tapu malikinin, kadastro tutanağı ve tapu kaydındaki bilgilere göre belli olduğu gibi, bilinmeyen kişilerden olmayıp, tanınan ve bilinen kişi olduğu anlaşılmaktadır. Malikin tapu kütüğünden anlaşılamaması hali; taşınmazın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak gerekli bilginin tapu sicilinden çıkarılmasının imkansız olmasıdır. (YHGK"nun 10.04.1991

    tarih 1991/8-51 Esas 194 Karar sayılı ilamı) Kütükteki bilgi, belgelerden gerekli dikkat/ gösteren herkesin tapu malikinin kim olduğunu anlayamayacağı hallerde ve malik sütununun boş bırakılması, malik adının müphem ve yetersiz gösterilmesi, malik adının silinmiş ve yenisinin yazılmamış ya da hayali ismin yazılmış olması gibi hallerde malikin tapu kütüğünden anlaşılamadığı sonucuna varılmalıdır. Diğer yönden, kayıt malikinin veya mirasçılarının ve bunların adreslerinin bilinmemesi, tanınmamaları, kendilerine tebligat yapılamamış olması, o kişinin bilinmeyen kişi olarak nitelendirilmesini gerektirmez.
    Kayıt maliki ...oğlu...ın kim olduğunun açıkça bilindiği, ölü veya sağ olmasının bu aşamada sonuca bir etkisinin bulunmadığı sonuç itibariyle... oğlu ...ın, maliki tapu kütüğünde kim olduğu anlaşılamayan kişi olarak nitelendirilmesinin dosya kapsamına uygun düşmeyeceği, tapulama tutanakları ile bilinen kişi olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmaktadır. Saptanan bu somut ve hukuki olgulardan da anlaşılacağı üzere davada taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında hüküm kurulamaz. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
    Davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK"nun Geçici 3.maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK"nun 388/4. (HMK 297/ç) ve HUMK"nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 10.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi