Abaküs Yazılım
7. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/2715
Karar No: 2015/9587
Karar Tarihi: 21.05.2015

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2015/2715 Esas 2015/9587 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davalı işyeri, çalışanın fazla mesai ve hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerini ödemediği gerekçesiyle mahkemeye verildi. Davacının haftada 14 saat fazla mesai yaptığı kabul edildi ve bordrolarda gösterilen fazla mesai miktarları hesaplanan fazla mesai alacağından mahsup edildi. Ancak, bordroda gösterilip banka aracılığı ile ödenen fazla mesai alacaklarına ilişkin ayların fazla mesai alacağı hesaplamasında tamamen dışlanması gerekirken, sadece ödenen miktarların mahsubu hatalı olup bozmayı gerektirdi. Davacı tarafından ıslah edilen davanın türü hatalı karar verilerek değiştirilmişti, bu nedenle hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları yönünden dava dilekçesindeki miktarlar için dava tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi, ıslahla arttırılan miktarlar için ıslah tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiz oranını aşmamak kaydıyla yasal faize hükmedilmesi gerekiyordu. Kanun maddeleri: İş Kanunu madde 63, 64, 65, 67, 103, 4857 sayılı Kanun'un 40. ve 49. maddeleri, Türk Borçlar Kanunu'nun 106 ve 161. maddeleri.
7. Hukuk Dairesi         2015/2715 E.  ,  2015/9587 K.

    "İçtihat Metni"

    İş Mahkemesi
    Dava Türü : Alacak

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
    1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
    2-Davacı vekili, müvekkilinin 08.00-22.00 saatleri arasında çalıştığını, cumartesi günleri ise 08:00-17:00 saatleri arasında çalıştığını, ay içinde 1-2 kez cumartesi çalışmasının saat 19:00-20:00"ye kadar uzadığını, ayda en az iki pazar çalıştığını, ulusal bayramların tümünde, dini bayramların ise en az iki gününde çalıştığını, ancak bu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini belirterek fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
    Davalı vekili, davacının iddia ettiği hak ve alacaklarının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Taraflar arasında davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusudur.
    Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
    Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
    İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
    Somut olayda davacının haftada 14 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiştir. Ayrıca bazı bordrolarda gösterilen fazla mesai miktarları ise hesaplanan fazla mesai alacağından mahsup edilmiştir. Ancak fazla mesai alacağının bordroda gösterilip, gösterilen miktarın banka aracılığı ile ödenmesi ve bu durumu davacının ihtirazı kayıt koymaksızın kabul etmesi halinde işçi artık o aylar için daha çok, fazla çalışma yaptığını ancak yazılı delille ispatlayabilecektir. Davacı da tahakkuk bulunan aylar yönünden yazılı delillerle daha çok fazla mesai yaptığını dosya içeriği itibariyle ispat edememiştir. Hal böyle olunca bordroda gösterilip banka aracılığı ile ödenen fazla mesai alacaklarına ilişkin ayların fazla mesai alacağı hesaplamasında tamamen dışlanması gerekirken, sadece ödenen miktarların mahsubu hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    3-Davacı tarafça HMK 109. maddesine göre kısmi dava açıldığı, 6.5.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle davanın belirsiz alacak davası olduğu belirtilerek ıslah edildiği ve ıslah dilekçesiyle birlikte dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Öncelikle ıslah dilekçesi ile davanın türü değiştirilemez. Dava kısmi dava olarak açılmıştır. Mahkemece, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları yönünden dava dilekçesindeki miktarlar için dava tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi, ıslahla arttırılan miktarlar için ıslah tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiz oranını aşmamak kaydıyla yasal faize hükmedilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmiş olması da isabetsizdir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 21.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi