
Esas No: 2021/9248
Karar No: 2022/5071
Karar Tarihi: 22.03.2022
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2021/9248 Esas 2022/5071 Karar Sayılı İlamı
5. Hukuk Dairesi 2021/9248 E. , 2022/5071 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak karar verilmiş olup; hüküm, davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı idare vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Şöyle ki;
1-Bozma öncesi tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden dört ay sonrasından başlayıp, ilk karar tarihine kadar, bozma sonrası oluşan fark bedele ise dava tarihinden dört ay sonrasından başlayıp, bozma sonrası kararının verildiği tarihe kadar yasal faiz yürütülmesi gerektiği halde, tespit edilen bedelin tamamına (karar tarihine kadar yasal) faiz işletilmesine karar verilmek suretiyle faiz bitiş tarihinin hükümde açıkça gösterilmeyerek infazda tereddüde yol açılması,
Doğru olmadığı gibi;
2-Anayasa Mahkemesi’nin 27/11/2020 gün 31317 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 16/07/2020 tarih 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanunla Değişik Kamulaştırma Kanunu’nun 10/8. fıkrasının dördüncü cümlesinin; “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak, bozma sonrası tespit edilen ve karara kesinleştiğinde hak sahibine ödenmesine karar verilen fark bedelin derhal ödenmesi gerektiğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinden (388.915,00-TL olduğunun tespiti) kelimesinden sonra gelen kısmın tümüyle hükümden çıkartılmasına, yerine (Bozma öncesi ilk kararla tespit edilen 298.339,00-TL kamulaştırma bedel dava tarihinden dört ay sonrası olan 07.06.2015 tarihinden ilk karar tarihi olan 11.02.2016 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, bozma sonrası artan 90.576,00-TL fark bedelin birikmiş nemalarıyla birlikte davalılara derhal ödenmesine, bu hususta bankaya müzekkere yazılmasına, fark bedele dava tarihinden dört ay sonrası olan 17.06.2015 tarihinden karar tarihi olan 27.10.2020 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına, fark bedel faizi ile bankaya bloke edildiğinden faize ilişkin mükerrer ödeme yapılmamasına,) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 22/03/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.