Abaküs Yazılım
6. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/651
Karar No: 2017/670
Karar Tarihi: 21.03.2017

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2017/651 Esas 2017/670 Karar Sayılı İlamı

6. Ceza Dairesi         2017/651 E.  ,  2017/670 K.

    "İçtihat Metni"



    Mağdur ...’a yönelik hırsızlık suçundan sanık ... ... hakkında TCK"nın 142/2-f, 143, 62, 53. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve yoksunluğa, ilişkin İZMİR 9. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.02.2011 gün, 2010/288, Esas ve 2011/34 Karar sayılı hükmün Cumhuriyet Savcısı ve sanık savunmanı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 6.Ceza Dairesi 08.03.2016 gün 2015/7773 Esas ve 2016/1599 Karar sayı ile;

    “Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanığın ve kimliği tespit edilemeyen suç arkadaşının, olay günü, gece vakti bardan çıktıktan sonra yolda yürüyen yakınanın yanına geldikleri ve kendilerini polis olarak tanıtıp, "GBT sorgusu yapacağız" diyerek yakınanı kenara çektikleri, sanığın ve suç arkadaşının yakınanın ensesine bastırmak suretiyle hareket etmesini engelledikleri ve cebindeki 100 Dolar para ile cep telefonunu zorla aldıkları, yakınanın sanık ve suç arkadaşının polis olmadığını anlaması üzerine sanığın yüzüne yumruk atıp suç yerinden uzaklaştığı, karakola gidip şikayetçi olduğu ve benzer bir eylem nedeniyle yakalanan sanığı kesin ve net bir şekilde teşhis ettiği olayda; sanığın eyleminin birden fazla kişi tarafından gece vakti işlenen nitelikli yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek sanık hakkında yazılı şekilde uygulama yapılması,” şeklinde bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.

    Bozma sonrası İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 gün 2016/128-2016/139 sayılı kararı ile;

    “Yakınan olaydan hemen sonra olayın sıcağı sıcağına alınan soruşturma ifadesinde ensesine bastırma, hareketinin engellenmesi eyleminden bahsetmemiş, sadece Asliye Ceza Mahkemesinde ensesinden bastırılarak hareketinin engellendiğine yer vermiş, mahkememizce alınan ifadesinde ise bu çelişkiler hatırlatılarak sorulması üzerine Asliye Ceza Mahkemesindeki ifadeyi reddederek Asliye Ceza Mahkemesinde ifade verdiği sırada polis karakolundaki ifadesinin geçerli olduğunu söylediğini bildirerek Asliye Ceza Mahkemesindeki ifadeyi de kabul etmemiştir.

    Yakınanın Asliye Ceza Mahkemesindeki ifadeyi kabul etmeyişi gerek soruşturma ifadesinde, gerekse mahkememizdeki ifadesinde ensesinden bastırılması ve hareketinin engellenmesinden söz etmeyişi karşısında olay sırasında yakınanın ensesinden bastırılıp bastırılmadığı, hareketinin engellenip engellenmediği hususu kuşkulu kalmıştır. Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri kuşkudan sanık yararlanır kuralı uyarınca sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Gerçekleşme şekli, kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksekte olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak ve daha aleyhe bir suçtan hüküm kurmak ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir. O halde ceza yargılamasında mahkumiyet büyük veya küçük bir olasılığa değil, hertürlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Başka türlü hataların önüne geçmek olanaklı değildir.

    Gerçekleşme şekli tamamen kuşkulu bulunan bu olayda sanığın en lehine olan durum ise resmi sıfat takınarak hırsızlık suçu olup kendisini polis olarak tanıtması ve bu sıfattan yararlanarak eylemi gerçekleştirmesi kapsamında sanığın suçu TCK"nın 142/2-f ve eylemin gerçekleştiği zaman nazara alındığında TCK 143. maddesindeki geceleyin nitelikli hırsızlık suçunu oluşturur...” gerekçesi ile ilk hükümde direnilmesine karar verilmiştir.

    Bu hükmün sanık ... ... savunmanı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının "bozulması" istekli 05.09.2016 gün ve 2016/266838 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilen dosya;

    5271 sayılı CMK"nın 307/3. madde ve fıkrasının 2. cümlesini değiştiren ve geçici 10.maddesini düzenleyen, 02/12/2016 gün, 29906 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 36. maddesi uyarınca; "Direnme üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulu"na gelen ve henüz karara bağlanmamış olan dosyaların, öncelikle kararına direnilen Daire tarafından incelenmesinin zorunlu kılınması karşısında;

    Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanlığının 14/12/2016 gün, 2016/1207 Esas ve 2016/1509 sayılı kararı ile Dairemize gönderilen dosya, yeniden incelenerek değerlendirilmiş ve karara bağlanmıştır.


    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Oluş ve dosya kapsamına göre, sanığın katılana yönelik 04.04.2010 tarihli eyleminin birden fazla kişi tarafından gece vakti işlenen nitelikli yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek sanık hakkında verilen kararın, bozulmasına dair,

    Dairemizin 08.03.2016 gün 2015/7773 Esas ve 2016/1599 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, İzmir 9. Ağır Ceza mahkemesinin 12.05.2016 gün 2016/128- 2016/139 sayılı ilamındaki direnme kararı yerinde görülmediğinden,

    CMK"nın 307/3.maddesi gereğince, mahkemenin direnme kararı konusunda karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 21.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi