Abaküs Yazılım
15. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/2270
Karar No: 2020/11210
Karar Tarihi: 09.11.2020

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2020/2270 Esas 2020/11210 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanık, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkum edilmiştir. Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kararın kanuna aykırı olduğunu belirterek kanun yararına bozma talebinde bulunmuştur. İncelenen dosyaya göre, sanıkların yetkilisi oldukları firmaya, başka bir firmadan satın aldıkları mala karşı verilen çekteki imzaları kabul etmeyerek, icra takibinden kurtulmak amacıyla çeki imza yetkisi bulunmayan bir başka sanığa imzalatıp müştekiye vermişlerdir.
Kararda, resmi belgede sahtecilik suçu için asli zamanaşımı süresinin 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu ve suç tarihinden iddianamenin düzenlendiği 14/02/2017 tarihine kadar dolmuş olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, sanık hakkındaki suçlamaların düşürülmesine karar verilmiştir.
Nitelikli dolandırıcılık suçu için ise, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katı olan 6.000 Türk Lirası gözetilerek, asgari 300 gün adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği ifade edilmiş ancak mahkeme tarafından 150 gün adli para cezası verilmiştir. Bu nedenle, kararın kanuna aykırı olduğu belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Kanunlar:
- 5237 sayılı Türk Ceza
15. Ceza Dairesi         2020/2270 E.  ,  2020/11210 K.

    "İçtihat Metni"



    Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanık ..."nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 204/1, 158/1-f-son ve 52. maddeleri gereğince 2 yıl hapis, 3 yıl hapis ve 3.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/02/2018 tarihli ve 2017/61 esas, 2018/56 sayılı kararı aleyhine, Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25/03/2020 gün ve 94660652-105-34-1217-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/05/2020 gün ve 2020/42325 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
    Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
    Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 10/04/2007 yerine, 25/12/2016 olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi bir hata olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede,
    Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın diğer sanık ... ile birlikte yetkilisi oldukları Onurlu Gıda isimli firmaya, müştekinin yetkilisi olduğu Gülsan isimli firmadan satın almış oldukları mala karşı vermiş oldukları 10/04/2007 tarihli ve 3.000,00 Türk lirası bedelli çekteki imzaların sanıklara ait olmadığı, sanıkların söz konusu çek ile ilgili muhtemel icra takibinden kurtulmak için söz konusu çeki imza yetkisi bulunmayan diğer sanık ..."e imzalatarak müştekiye verilmesini sağladıkları iddia ve kabul edilen somut olayda,
    1- Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede;
    Gerekçeli karar başlığında suç tarihi 25/12/2016 olarak belirtilmiş ise de, suç tarihinin, çekin bankaya ibraz tarihi olan 10/04/2007 tarihi olduğu dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun gerektirdiği cezanın nevi ve miktarı itibariyle, 5237 sayılı Kanun"un 204/1, 66/1-e ve 67/4 maddelerine göre, asli zamanaşımı süresinin 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu ve 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin suç tarihinden iddianamenin düzenlendiği 14/02/2017 tarihine kadar dolmuş olduğu gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde,
    2- Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden yapılan incelemede;
    Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun"un 158/1-f-son maddesi gereğince hükmolunan temel adli para cezasında, suçtan elde edilen haksız menfaatin (3.000,00 Türk lirası) iki katı gözetilerek, asgari 300 gün karşılığı adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, 150 gün adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik adli para cezası tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.
    5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

    GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
    1- Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede;
    Gerekçeli karar başlığında suç tarihi 25/12/2016 olarak belirtilmiş ise de, suç tarihinin, çekin müştekiye verildiği 25/12/2006 tarihi olduğu dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun gerektirdiği cezanın nevi ve miktarı itibariyle, 5237 sayılı Kanun"un 204/1, 66/1-e ve 67/4 maddelerine göre, asli zamanaşımı süresinin 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu ve 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin suç tarihinden iddianamenin düzenlendiği 14/02/2017 tarihine kadar dolmuş olduğu nazara alındığında; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/02/2018 tarihli ve 2017/61 esas, 2018/56 sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, TCK’nın 204/1 maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibarıyla, tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e, 67/4 maddeleri uyarınca, olağan zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu belirlenmiş ve iddianame düzenlenme tarihi olan 14/02/2017 tarihine kadar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 67/2. maddesi gereğince yapılan incelemede zamanaşımını kesen neden bulunmadığı tespit edilmiş olup, bu bilgiler ışığında, 5237 sayılı yasa kapsamında tespit edilen olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından; sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE,
    2- Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden yapılan incelemede;
    Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun"un 158/1-f-son maddesi gereğince hükmolunan temel adli para cezasında, suçtan elde edilen haksız menfaatin (3.000,00 Türk lirası) iki katı gözetilerek, asgari 300 gün karşılığı adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, 150 gün adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik adli para cezası isabetli olmadığından kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki (2) nolu düşünce yerinde görülerek İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/02/2018 tarihli ve 2017/61 esas, 2018/56 sayılı kararının BOZULMASINA, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere ayrıca infazın "3.000 TL adli para cezası şeklinde yapılacağının gözetilmesine, 09/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi