Abaküs Yazılım
6. Ceza Dairesi
Esas No: 2013/31815
Karar No: 2017/663
Karar Tarihi: 15.03.2017

Yağma - Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/31815 Esas 2017/663 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanık, yağma suçu işlediği gerekçesiyle TCK'nın ilgili maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 6.000 TL adli para cezasına çarptırıldı. Hüküm, CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek verildi. Sanığın silahla tehdit suçuyla ilgili olarak ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara itiraz edebileceği belirtilerek dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade edildi. Kararda, sanığın hırsızlık suçu işlediği, ancak suç vasfında yanılgıya düşülerek sanığın cezasının hatalı verildiği ifade edildi. Ayrıca, uzlaşma kapsamında kalan hırsızlık suçunda taraflara uzlaşma önerisinde bulunulmasının zorunlu olduğu ve seçenek yaptırım olarak verilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceği belirtildi. Kararda geçen kanun maddeleri şöyledir: TCK'nın 141/1, 62/1, 53/1-a.b.d.e, 50/1-a, 106/2-a, 53/1-c, 63/1 ve 142/2-f maddeleri; CMK'nın 231/8 ve 231/12. maddeleri; Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi; 5739 sayılı Yasa'nın
6. Ceza Dairesi         2013/31815 E.  ,  2017/663 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Yağma
    HÜKÜM : TCK.nın 141/1, 62/1, 53/1. a.b.d.e maddeleri uyarınca 10 ay hapis.
    TCK.nın 50/1-a maddesi uyarınca 6.000-TL. adli para cezası . TCK.nın 106/2-a, 62/1, 53/1-a.b.d.e, 53/1-c, 63/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis.
    CMK"nun 231/8. maddesine göre; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına

    Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

    1-Sanık hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;

    Sanık hakkında silahla tehdit suçuyla ilgili olarak 5271 sayılı CMK"nın 231. maddesi uyarınca verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı, aynı Yasanın 231/12. maddeleri uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından; sanık yönünden yasa yoluna başvuruda mercide yanılma, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2.fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,

    2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
    Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

    Ancak;

    1- 04.03.1994 doğumlu olup çobanlık yapan ve köyde yaşayan mağdur ..., 2010 yılı yaz aylarında daha önceki yıllarda hırsızlık olayları olması nedeniyle tedbiren dedesine ait av tüfeği ile ... köyü Su istasyonu mevkiinde hayvan otlatırken sanık ... ... yanına gelerek “Ben sivil polisim, silahla dolaşmak yasak bilmiyor musun?" diyerek sanığın elindeki tüfeği çekip aldığı, ardından yakınana sigara içip içmediğini sorduğu, olumsuz yanıt alması üzerine yakınana “Cep telefonu olup olmadığını" sorduğu, mağdurun “cep telefonum var ama hattı kapalı" diyerek yanıt verdiği ve cebinden çıkardığı Samsung marka cep telefonunu sanığın alıp cebine koyduğu ve "Tamam, sen beni tanımıyorsun, birbirimizi görmedik, duymadık" diyerek sanığın olay mahalinden ayrıldığı; yakınanın olayı babasına anlatması üzerine babası tanık ..."nin “Köyde sivil polis olmayacağını “ söylediği, ve sonrasında da babasının sanığın kimliğini çevrede araştırdığı ancak bir sonuca ulaşamadığı;

    Bu olaydan 7-8 ay sonra 03.02.2011 tarihinde mağdurla sanığın tesadüfen karşılaştığı; sanığın mağdurun yanına gelerek mağdura “Senin tüfeğini ben mi aldım?" diye sorduğu, bu esnada da sanığın belindeki kuru sıkı tabancayı mağdura gösterdiği, mağdurun korkarak “Yok ağabey sen almadın, ben benzetmişim" demesi üzerine, sanığın “Tamam, o işi kapatın, uzun sürmesin; başını yakarım senin" şeklinde gelişen olayda; sanığın ikinci eylemdeki söz ve davranışının ayrı bir suç oluşturduğu; ancak 04.03.1994 doğumlu olup köyde yaşayan ve çobanlık yapan yaşı küçük mağdura sanığın "sivil polis" olduğunu söyleyip yaptığı bu işlem ve takındığı tavırlarla mağduru inandırdığı, mağdurun da sanığın “sivil polis” olup resmi bir sıfatı olduğuna inandığı gibi, görev ve yetkisini de kötüye kullanabileceği endişesiyle yapılan işlemlere karşı duruş sergilemeyerek önce elindeki tüfeği, akabinde de sanığın mağdurun cebinden çıkarıp gösterdiği telefonunu aldığı olayda: sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 142/2-f maddesinde yer alan “Yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınmak suretiyle hırsızlık" suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

    2-Kabul ve uygulamaya göre de;

    a) Sanığa yüklenen 5237 sayılı Yasanın 141/1. maddesindeki hırsızlık suçunun, 24.11.2016 tarihinde kabul edilen 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile
    Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 34.maddesi gereğince uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre işlem yapılmasında zorunluluk bulunması,
    b) 26.02.2009 tarihli 5739 sayılı Yasanın 4. maddesi ile 5237 sayılı TCK"nın 50. maddesinin 6. fıkrasında yer alan “yaptırımın” ibaresinin “tedbirin” olarak değiştirilmesi, keza 5739 sayılı Yasanın 5. maddesi ile 5275 sayılı C.G.T.İ.H.K"nun 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının değiştirilmesi ve aynı yasa maddesinin 10. fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olduğu hususları dikkate alındığında, infazı kısıtlar şekilde, kısa süreli hapis cezasından seçenek yaptırım olarak çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu cezanın hapse çevrileceğine hükmolunması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 15.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi