14. Ceza Dairesi 2016/4428 E. , 2019/13131 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : Sanık ..."in cinsel saldırı, nitelikli hırsızlık, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine, sanık ..."ın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı suçundan beraati ile diğer atılı suçlardan mahkumiyetine
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Hükümlerden sonra 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanıklara isnat edilen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin belirlendiği, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezaların nevi ve miktarları itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçların yeniden düzenlenmesi ve mevcut haliyle sanığın olay gecesi mağdurenin göğsünü sıkması şeklindeki eyleminin ani ve kesintili şekilde gerçekleşip, süreklilik arz etmemesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı nazara alınıp, 5237 sayılı TCK"nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi ve 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan hususlar nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Mağdure ...’in aşamalardaki ifadeleri, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında olay gecesi şeker hastası olan mağdurenin yolda yürürken fenalaştığını gören sanık ...’ın, yanında bulunan diğer sanık ...’le birlikte mağdureyi motorsiklete bindirip hastaneye götürmek için olay yerinden ayrılmasının ardından açık araziye götürdüğü ve burada yere yatırılan mağdurenin göğüslerine dokunulduğu anlaşıldığından, mevcut haliyle eylemin sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de gözetilip belirlenecek lehe kanuna göre 5237 sayılı TCK’nın 37. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 102/1,102/3a-3d. maddeleri uyarınca mahkumiyeti yerine oluşa uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık ... müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.