18. Ceza Dairesi 2016/9553 E. , 2019/7368 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Fuhuş, müstehcenlik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanık ...’ın bilinen en son adresinin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 10/2. maddesine göre MERNİS adresi bilinen en son adres kabul edilerek MERNİS adresine tebliğ yapılması gerektiğinden; gerekçeli kararın öncelikle 7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 21/1. maddesine göre sanığa tebliğinin yapılarak, sanığın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim ederek ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirmesi gerekirken; bu işlemler yapılmadan, sanığın MERNİS adresinde oturup oturmadığı veya MERNİS adresinden sürekli olarak ayrılıp ayrılmadığı tespit edilmeden doğrudan aynı Kanun"un 21/2. maddesine göre işlem yapılarak muhtara teslim edilmesi nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanığın yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanık ...’ya yükletilen fuhuş suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Fuhuş suçunun mağdur sayısınca oluşacağı göz önüne alınarak, sanık hakkında her bir mağdura yönelik eylemlerinden dolayı ayrı ayrı ceza tayin edilmemiş ve aynı mağdura yönelik fuhuş suçunu değişik zamanlarda birden fazla işlemesine karşın, TCK’nın 43. maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
TCK"nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesi"nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesinin, infaz evresinde re"sen gözetilebileceği,
Anlaşıldığından, sanık ... müdafisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanıklar ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., ..., ..., ...’e yükletilen TCK’nın 226/1. maddesinde tanımlanan müstehcenlik suçundan ve sanık ... hakkında 226/4. maddesinde tanımlanan müstehcenlik suçundan kurulan hükümlerin temyizine gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanıklar ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., ..., ..., ...’e yükletilen TCK’nın 226/1-b maddesinde tanımlanan müstehcenlik suçundan kurulan hükümler yönünden;
İncelemeye konu olaya bir kısım sanıkların, şehrin sokak ve caddelerine müstehcen görüntülü kartvizitler atması, bir kısım sanıkların ise matbaada bu kartvizitleri basarak ya da basılmasına aracılık ederek kartvizit atan sanıklara bunları temin etmesi, bir kısım sanıkların da kartvizit atan sanıklara kendi aracını kullandırmak ve aracından kartvizit atılmasına izin vermek suretiyle müstehcenlik suçunu işlediklerinin Yerel Mahkemece kabulü ile sanıkların mahkumiyeti yoluna gidildiği anlaşılmakla, suça konu kartvizitlerin her biri hakkında müstehcen nitelikte olup olmadığı konusunda denetime olanak sağlayacak şekilde bilirkişi raporu alınması sağlanıp, sonucuna göre müstehcenlik suçunun oluşup oluşmadığının, müstehcen nitelikte kabul edilen kartvizitlerin tespiti halinde bunların hangi sanıkların eylemine konu olduğunun karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeyerek, genel ifadeler kullanılmak suretiyle yetersiz gerekçeyle mahkumiyetlerine karar verilmesi,
b) Sanık ... hakkında 226/4. maddesinde tanımlanan müstehcenlik suçundan kurulan hüküm yönünden ise;
TCK’nın 226/4. maddesindeki “doğal olmayan” kavramının bireylerin cinsel yaşamının içerisinde yeri olmayan, aşağılayıcı veya bütün toplum tarafından da doğal olarak kabul edilmeyen ilişkileri tanımlamaktadır. Dairemizin istikrar kazanan içtihatları doğrultusunda TCK’nın 226/4. maddesi kapsamında kabul olunmayan cinsel birleşmelere ait görüntüler bu kavram içerisinde değerlendirilemeyecektir.
Somut olayda; bilirkişi incelemesi sonucu sanığın bilgisayarında yapılan incelemede, lezbiyen ilişkilerini gösteren görüntülerin var olduğunun belirlendiği vurgulanarak, “doğal olmayan yollardan yapılan cinsel ilişkilerin bulunduğu” gerekçesiyle sanığın TCK"nın 226/4. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, bilirkişi raporunun içeriğinin TCK"nın 226/4. maddesinin uygulanması bakımından yeterli olmadığının anlaşılması karşısında, söz konusu raporda görüntü içeriklerinde çocukların kullanılmadığı, hayvanla cinsel ilişki görüntüleri bulunmadığı belirtilmiş ise de, görüntü içeriklerinde şiddet kullanılarak veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin bir ilişki türü olup olmadığının denetime olanak verecek biçimde açıklanmadığı anlaşıldığından, bu hususların tespiti için ek rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesi"nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafileri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...’un ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmekle, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.