
Esas No: 2021/12938
Karar No: 2022/5906
Karar Tarihi: 31.03.2022
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2021/12938 Esas 2022/5906 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini davası sonucunda verilen kararın, davalı İdare vekilinin temyizi üzerine kapatılan 20. Hukuk Dairesince bozulması, bozma sonrasında mahkemece ilk kararda direnilmesi ve davalı İdare vekilince temyiz edilmesi üzerine direnme kararının onanması sonucunda, davalı tarafından karar düzeltme istenilmiştir. Yapılan incelemede, tazminat davalarının belirsiz alacak niteliğinde olduğu ve zaman aşımının dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesildiği belirtilmiştir. Emsal karşılaştırması yönteminin uygun kullanılmadığı tespit edilmiştir. Değer belirlemede yapılan yöntem hataları sebebiyle, yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Kanun maddeleri olarak 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi, HMK'nın 107/1 ve 107/2 maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın hükümleri uygulanmıştır.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasının mahkemece ilk kararda direnilmesine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca ONANMASI hakkında (kapatılan) 20. Hukuk Dairesinden çıkan kararı kapsayan 09/06/2021 gün ve 2020/8655 Esas - 2021/8629 Karar sayılı ilama karşı, davalı Hazire vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada, davanın kabulüne dair verilen karar davalı İdare vekilinin temyizi üzerine kapatılan 20. Hukuk Dairesince bozulmuş, bozma sonrasında mahkemece ilk kararda direnilmiş, davalı idare vekilince temyiz edilmesi üzerine direnme kararı onanmış, Dairemizce, bu karara karşı davalı İdare vekilince karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Yapılan incelemede, tapusu iptal edilen dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken yapılan emsal karşılaştırmasının yöntemine uygun olmadığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından;
Davalı İdare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2020/8655 Esas ve 2021/8629 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
TMK'nın 1007. maddesi gereğince açılan tazminat davaları, dava açıldığı tarihte tazminat miktarının davacı tarafça tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığından HMK'nın 107/1 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olup belirsiz alacak davasında zaman aşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK'nın 107/2 maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK'nın 107/2 maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi, bu artırım nedeniyle zamanaşımının gerçekleştiğinden de söz edilemeyeceği bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından, direnme kararı yerindedir.
Arsa niteliğindeki İncesu Mahallesi 6818 ada 9 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Arsaların değeri belirlenirken değerlendirme gönününden önceki özel amacı olmayan, zaruret olmadıkça yakın bölgelerde bulunan ve değerlendirme tarihine yakın emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi 28.10.2005 olmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda değerlendirme tarihinden sonraki 02.06.2008 ve 08.02.2008 tarihli satışlar emsal olarak alındığından rapor inandırıcı görülmemiştir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğü'nden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların re'sen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 31/03/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.