Abaküs Yazılım
5. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/11265
Karar No: 2022/5910
Karar Tarihi: 31.03.2022

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2021/11265 Esas 2022/5910 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, bilirkişi raporuna göre hükme esas alınan yöntemin hatalı olduğu ve taraflara yakın bölgelerden ve benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, mahallinde keşif yapılarak yeni bir bilirkişi raporu istenmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, dava konusu taşınmazın el atılan bölümünün tescilinin Hazine adına değil Milli Eğitim Bakanlığı adına yapılması gerektiği, infazda tereddüt yaratan bir ifadenin kullanıldığı ve kanun maddesi açıklamaları yapılmadan karar verildiği gerekçesiyle davalı idare vekilinin temyiz itirazı kabul edilmiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarına dayanak olan Kanun maddeleri: Kamulaştırma Kanunu'nun 11. Maddesi.
5. Hukuk Dairesi         2021/11265 E.  ,  2022/5910 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:


    - K A R A R -

    Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
    Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
    Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki ... parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğrudur. Ancak;
    1)Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdir esaslarını belirten 11.maddesinin 1.fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması ve dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir.
    Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan dava konusu taşınmaza göre küçük yüzölçümlü taşınmazın emsal alınması doğru olmadığı gibi, emsal alınan satış akit tablosunun incelenmesinden emsal satışın dava tarihinden sonra yapıldığı anlaşıldığından ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığı izlenimini uyandırdığından bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir.
    Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu
    Müdürlüğü'nden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
    2)Dava konusu taşınmazın el atılan bölümündeki davacılar payının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken tescil hükmünün yüzölçümü belirtilerek kurulması ve el atılan bölümün Milli Eğitim Bakanlığı adına tesciline karar verilmesi,
    3)Dava konusu taşınmaz Turunçova Mahallesi, 347 ada, 1 parsel olduğu halde hükümde Çavdır Mahallesi, 247 ada, 1 parsel olarak yazılmak suretiyle infazda tereddüt yaratılması,
    Doğru görülmemiştir.
    Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31/03/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi